Gazze'de işgal ve soykırım kaldığı yerden devam ediyor. Gazze'de hiçbir sorun çözülmedi. Ateşkes anlaşmasının birinci aşamasının gerekleri yerine getirilmedi. Saldırılar devam etti, ilaç ve gıda konusunda çok az girişe müsaade edildi. Yakıt konusunda taahhütler yerine getirilmedi. Barınma konusunda hiç bir adım atılmadı ve konteynerler içeriye sokulmadı.

Dünyanın başına bela olmuş ve küresel bir imparatorluk kurmayı bir doktrin haline getiren Trump'ın müdahalesi ile süreç tamamen ABD'nin kontrolü altına girdi. Bütün dünya adeta sorun çözülmüş gibi davranmaktadır. Oysa Gazze'yi teslim alma süreci tüm hızı ile devam ediyor. Silah ile yapılamayan, siyaset ile yapılmaya çalışılıyor. Sömürgeciliğin yeni versiyonu Gazze'de uygulanıyor. Trump'ın başkanlığında, uluslararası kurumlara alternatif olması düşünülerek tesis edilen kurumlar, eğer başarılı olursa bu sistem küresel çapta uygulanacaktır. Zulüm üzerine kurulu ve emperyalistlere hizmet eden mevcut kurumları bile beğenmeyen Trump, bütün insanlığı kendisine biat ettirmek istiyor. Yeni bir Büyük Roma İmparatorluğu kurmak istiyor. Dünya imparatorluğu ve dünya devleti doktrini ile yeni bir dünya düzeni inşa edilmek isteniyor. Bu yönü ile bütün insanlık Trumpizm tehdidi ile karşı karşıyadır. Gazze bir yönü ile bunun laboratuvarıdır. Gazze projesinin başarıya ulaşması demek, küresel bir yıkımın başlaması demektir. Hiçbir uluslararası kural, hukuk ve teamül tanımayan Trump, tek taraflı icraatlarıyla ve orman kanunları ile yeni bir denklem kurmak istiyor. Bu plan Gazze'de kuma gömülmelidir. Bu yönü ile Gazze bir insanlık cephesidir, bu cephe asla düşmemelidir.

Gazze meselesinde Netanyahu'nun söyledikleri son derece düşündürücü ve ibret vericidir:

"Müslüman ülkeler Trump'ın planını kabul etmesi için HAMAS'a baskı yapacak. Buna kim inanırdı?"

12 Müslüman ülkenin de katıldığı Barış Konseyi'ne göre HAMAS artık Gazze yönetiminden tasfiye edilecek.

"HAMAS bizi yalnızlaştıracaktı, biz HAMAS'ı yalnızlaştırdık. Şimdi Müslüman ülkeler de Trump'ın planını kabul etmesi için HAMAS'a baskı yapacak."

Netanyahu, Trump ile görüşmesi sonrası yaptığı açıklamada, plandaki maddelerin aksine Gazze'den çekilmeyeceklerini söyledi.

israil medyasının beyanına göre; israil ve ABD, Refah Kapısı için "kirli planı" netleştirdi. Kapıya Filistinliler değil, ABD'li paralı askerler yerleştirilecek.

Ortadaki tablo budur. İslam ülkeleri Gazzelilerin sorunlarına çare olmadıkları gibi, bu sorundan kurtulmak için, HAMAS'ın teslim olması için baskı yaptı.

Şimdi ise sanki bu sorunu çözmüş gibi davranmaktadır.

Ufukta görünen şudur:

Mümkünse Gazze'yi Gazzelilerden arındırma; değilse, tamamen aslından uzaklaşmış, Amerika ve israilin adeta bir vilayeti olan ve tüm kaynakları talan edilen, biat edenlerin kaldığı, biat etmeyenlerin ise sürüldüğü bir Gazze inşa etmek…

Tarihi günler yaşıyoruz. Bu planı bozma adına süreç sıkı bir kontrole alınmalıdır.

Gazze'nin teslim alınması durumunda, bugün Gazze'yi altın tepside sunanlar da Trump'ın habis planlarına maruz kalmaya hazır olmalıdır. Gazze'de işgal edilen her karış toprak, siyonistlerin her başarısı; insanlık kalesinden düşen bir taş, insanlık surlarında açılan bir gediktir.

İnsanlık direnmez ise insanlık kalesi düşecek ve teslim alınacaktır.

Amerika'nın ve siyonistlerin müttefiklerinin bile tedirgin olduğu bir dünyada, özgür dünya nasıl özgür bir gelecek inşa edebilir?