HAMAS, yüz yıllardır kapatılmayan Mescid-i Aksa'nın kapatılması ve bunun karşılığında İslam Ümmeti'nin suskunluğu üzerine bir çağrı yaptı:
"Kınamaların ve protestoların artık bir faydası kalmamıştır.
Ümmetimizin evlatlarını mübarek Mescid-i Aksa için harekete geçmeye çağırıyoruz."
Mescid-i Aksa'nın kapatılmasından sonra Müslümanların onurlarına sahip çıkmamasından cesaret alan Terör çetesi israil, bu gidiş ile belki de Mescid-i Aksa'yı süresiz olarak kapatacaktır. Kıyametin kopmadığını ve milyonların sel gibi israile akmadığını görünce; bu sefer de pervasız bir şekilde Mescid-i Aksa'yı yıkmaya yönelebilir. Yani aslında siyonistlerin bir sonraki adımlarını zımni olarak biz şekillendiriyoruz. Bu yasaktan sonra kıyametin kopması ve İslam ordularının ayağa kalkması gerekirken, yeni bir Hayber’in kapısının kırılması gerekirken, Müslümanların çoğu en iyi bildikleri işi yaptılar: Riyakarca, dostlar pazarda görsünler ve günü ve yakayı kurtarma adına sadece kınadılar. Sonra dönüp tekrar kınadılar. Sonra daha şiddetli kınadılar. Onların bu kınamaları terör örgütü israili daha fazla cesaretlendirdi. Biz Müslüman halklar da ellerinde imkân olduğu halde, terör çetesi israil üzerine ordular göndermeyip, bizi kandırmak için kınama ile yetinenleri lanetliyoruz. Aziz, Cebbar ve Kahhar olan Allah'a havale ediyoruz.
Tarihte İslam Ümmetinin bu denli güçlü olup da bu denli aşağılandığı ve zillete düştüğü çok az zaman olmuştur. Kimsenin, koltuk sevdasından, ölüm korkusundan ve dünya sevgisinden dolayı İslâm Ümmetini bu zillete mahkûm etmeye hakkı yoktur. Ya o koltukların hakkını verin ya da o makamları boşaltın. Elbette bu aziz ümmet içerisinde o koltukları İzzet ile temsil edip küfür ve zulme karşı İslam'ın onur ve özgürlük bayrağını yükseltecek bu ümmetin nice evlatları vardır.
Siz köle ruhlusunuz diye bu ümmetin evlatlarına kölelik ruhunu ve zihniyetini dayatamazsınız.
Gerek Mescid-i Aksa'nın kapatılması ve gerekse de Filistinliler için topyekûn bir soykırımı öngören idam yasasına karşı ayağa kalkmak sadece yöneticilerin görevi değildir. Bu sorumluluk hepimizindir, bu imtihan hepimizindir bu savaş hepimizindir.
Eğer dünya sevgisi ve ölüm korkusu yöneticileri esir almış ise ve işbirlikçi liderler koltukları ile tehdit ediliyor ise o halde değer verdikleri o koltuklar altlarından alınmalıdır.
Dünyanın dört bir yanında Müslümanlar ayağa kalkmalıdır. Hem terör çetesi israil hem de işbirlikçi yönetimler protesto edilmelidir. Halklar çok net bir irade ortaya koymalı ve bedel ödemeyi göze almalıdır.
Ayrıca bu onurlu savaşında sadece İslam Ümmetini değil, insanlık cephesini temsil eden İran halkının yiğit evlatları da tüm imkanları ile desteklenmelidir.
İran, bu ağır savaş koşullarında bile Mescid-i Aksa'ya ve Filistinli esirlere sahip çıkmaya çalışırken, halkı Müslüman olan diğer ülke liderlerini bağlayan nedir?
Bugün Mescid-i Aksa ve Filistinli mazlumlara sahip çıkmayan yöneticiler, izzetlerini kaybettikleri gibi bir gün o çok korkup sakındıkları koltukları ile de imtihan olacaktır.
Bugün sessiz kalan yöneticileri ne Allah ne de tarih affetmeyecektir.