Dünya kuruldu kurulalı elbette birtakım zalimlerin, firavunların, vicdansız diktatörlerin tasallutuna uğramıştır.

Fakat bu adam birçok yönüyle önceki azgınlardan ayrılmaktadır. Her şeyden önce görülür görülmez bir fosseptik çukurunu veya bidonunu akla getirmektedir. Bir yerinden delik açtığınızda, gövdesine bir bıçak sapladığınızda bir fosseptik deposunun patlak verip etrafı berbat edeceğini düşünüyorsunuz.

Kamerayı yaklaştırdığınızda gözeneklerinden şarap ve sıvı hale gelmiş domuz fışkırdığını zannedersiniz. Gözlerindeki doyma bilmeyen hırsı da aynı anda görebilirsiniz. Bunca yaşına rağmen sapkınlığın, şehvet azgınlığının her türlüsünü gerçekleştirmek için yaşadığını anlamak da zor bir şey değil. Kısacası aklınıza gelebilecek kötülüklerin tamamının şahsında tecessüm ettiği bir yaratık. Zaten şu anda önce Amerika ve daha sonra geniş bir çevresi bunların iğrenç yaşantılarının belgeleriyle çalkalanmaktadır.

Olabilir, dünyada her çeşit insan olduğuna göre böyle birinin bulunması da şaşılacak bir şey değildir elbette.

Fakat burada değişik bir durum var. Bu söylediğimiz özelliklerin kendisinde toplandığı şahıs sıradan bir yerde değil dünyanın en büyük silahlarını elinde bulunduran, dünyanın en büyük sermayesini, dünyanın en büyük bilgi kaynaklarını elinde bulunduran bir şahıs olduğunu düşündüğünüzde meselenin bambaşka olduğunu göreceksiniz.

Daha da kötü olan, bütün kötülüklerin kendisinde merkezleştiği bu fosseptik adam sizin burnunuzun dibine kadar gelmişse, nefesinizi kesecek kadar boğazınıza dayanmışsa, dünyanın en kötü günlerini yaşayanlarız demektir.

Fakat biz hiçbir zaman Rabbimizden ümidimizi kesmedik. Fosseptik bidonuna benzetmemizin bir sebebi de en ufak bir darbeyle patlayıp yok olma ihtimalinden dolayıdır. Çünkü bizim bildiğimiz bu tür iltihap ve cerahat balonlarının bir gün mutlaka patlayıvereceğine olan inancımızdandır.

Rabbim tez zamanda patladığını göstersin, pisliğini de bizlerden uzak tutsun, kendi çevresinde dağılıp gitsin!