CHP artık iki cephe ve herkes kılıcını çekmiş durumda. İktidara karşı yürüttükleri siyasi mücadeleyi bir kenara bırakmışlar, güç savaşlarıyla bütün güçleriyle sahaya dağılmışlar. Hepimiz hangi cephenin diğerini nasıl arındıracağını merak etmeye başladık.
Kimse uzlaşmaya yanaşmıyor, barış masası kimsenin literatüründe yok. Bir taraf diğer tarafı bertaraf etme hesabı içinde. Taraflar arasındaki gerilim öylesine büyümüş ki, herkes kılıcını çekmiş ve karşısındaki grubu etkisiz hale getirmek için pozisyon almış durumda.
Dün birlikte fotoğraf verenler bugün birbirlerine siyasi operasyon çekmekle suçlanıyor. Geçen yıl omuz omuza miting yapanlar, baba-oğullar, bu yıl birbirlerini partiden ihraç etmenin yollarını arıyor.
CHP içerisinde yaşananlar, artık sıradan bir görüş ayrılığının ötesine geçmiş durumda. İki kan davalı aşiret gibiler. Karşılıklı tasfiyeler için herkes kolları sıvamış. Neticede bir taraf diğer tarafı tasfiye edecek gibi. Her iki taraf birbirlerini tehdit olarak görüyor.
Bugün CHP'de dikkat çeken bir diğer mesele, tarafların uzlaşmaya yönelik herhangi bir irade ortaya koymamasıdır. Normal şartlarda büyük siyasi krizlerde tarafların bir araya gelerek ortak bir zemin oluşturması beklenir. Ancak mevcut tabloda barış masası kimsenin gündeminde görünmüyor. Her iki cephe de geri adım atmak yerine daha sert söylemler geliştirmeyi tercih ediyor. Bu durum krizin daha da derinleşmesine yol açıyor. Hal böyle olunca sadece CHP’liler değil herkes oluşan bu iğrenç tablodan rahatsız oluyor.
Özgür Özel cephesi, yeni bir parti kurmanın hesabında. Artık şu net olarak anlaşıldı ki, CHP denilen bu parti hiçbir zaman iflah olmaz. Herkesin “Çok güzel hareket” diyeceği hareket, CHP denilen bu parti yeni yönetim tarafından rızaya dayalı olarak, kökten kapatılması, kapısına kilit vurulması, siyasi partiler mezarlığına gömülüp üzerine kireç dökülmesi, her iki cephenin de kendilerine yeni bir parti kurup siyasete devam etmesi olacaktır. Çünkü CHP denilen bu parti yaşadıkları ve yaşattıkları ile seçmene artık umut vaat etmiyor.
Daha önceki yazılarımızda CHP içinde yaşananları, Brezilya dizilerinde yaşananlara benzetmiştik. Artık içinde entrikanın, ihanetin, koltuk savaşlarının, tasfiye planlarının, küslüğün, restleşmenin, çift başlılığın olduğu CHP’nin, hüzünlü bir latin müziği eşliğinde herkesin birbirine son kez bakması, Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gönüllü olarak, çok katılımlı bir fesih kongresinin düzenlenmesiyle kapatılması, bu siyasi pembe dizinin finali olsun ve “Bu dizide yer alan tüm karakterler gerçek kişileri temsil etmektedir. Hiçbiri hayal ürünü değildir” yazısıyla bitsin ya!
Hepimiz CHP derdinden kurtulalım da kendi işimize bakıp yolumuza devam edebilelim!