Bismihi Teâlâ

Hicri/Kameri 1 Şevval 1447, Cuma.

Miladi 20 Mart 2026.

Baharın eşiğinde,

Ruhun sükûnet bulduğu o mübarek limana

Ramazan Bayramı’na bir kez daha eriştik.

İki milyar Müslüman’ın kalbinin aynı ritimle çarptığı

Rahmet sağanağının yeryüzüne indiği günlerdeyiz.

Ancak bugünkü dünyanın manzarası,

Bayramın o saf berraklığından fersah fersah uzak.

Açık deyişle dünyanın bugünkü fotoğrafı

Oldukça karmakarışık.

Bir yandan asırlardır değişmeyen kadim huzur arayışı,

Diğer yandan avuçlarımızın içine sığdırdığımız

Dijital dünyanın bitmek bilmeyen uğultusu.

Her şeyi maddeye tahvil eden modern zaman müstekbirlerinin karanlık gölgesine rağmen hakikate ram olan tüm gönüllere selâm olsun.

Bayramınız mübarek, gazanız daim ola.

Zira bu fani âlemde her ruh kendi hikâyesini,

Kendi imtihanıyla yazıyor.

Kimi, imtihanını izzetli bir duruşla ve onurlu bir mücadeleyle taçlandırırken;

Kimi zilletin karanlığında, emanetini ihanetle heba ediyor.

Kimi bu geçici gölgelikte ebediyete yatırım yaparken;

Kimi üç beş kuruşluk dünya menfaati uğruna istikbalini ateşe atıyor.

​Peki, bayram bu tablonun neresinde duruyor?

​Bayram, sadece bir kutlama değil;

Dünyanın bir ucundaki acıyı kalbinde duymak,

Sahte güç gösterilerinin hüküm sürdüğü bu çağda safını hakikattan yana belli etmektir.

Bayram, birbirimizin derdiyle hemhâl olma tefekkürüdür.

Ne mutlu, zulmün karşısında bir elif gibi dimdik duranlara!

Ne mutlu, ahiret yurdunu dünyanın geçici lezzetlerine kurban etmeyen,

Derdiyle dertlendiği kardeşinin hüzün kokusuna ortak olanlara...

Bayram günlerini soluduğumuz bu mevsim,

Gazze'nin, Lübnan'ın ve İran’ın zaferine vesile olsun.

Bayramınız Mübarek olsun.

Kalın sağlıcakla.