Milli Eğitim Bakanlığı 2026-2027 eğitim öğretim yılında okutulacak seçmeli dersler için tercih süresini iki hafta uzattı. Böylece veliler 20 Şubat 2026 Cuma gününe kadar öğrencileri için seçmeli ders tercihini yapabilecekler.

Her şeyden önce bilinmesi gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda asli unsur olan ve en az Türk kardeşleri kadar bedeller ödeyen Kürtlerin dili Türkiye’de yok olmakla karşı karşıyadır.

Yapılan araştırmalara göre 1920’lerde Türkiye’de yaşayan Kürtlerin yüzde yüzü kendi ana dilleri olan Kürtçe’yi konuşurken; Yüz yıl sonra, yani 2020 yılında Kürtlerden sadece yüzde 20’si anadilini konuşabiliyor. Bu süreç aynı şekilde devam ederse 2050’lerde bazı kırsal köylerden başka Türkiye’de Kürtçe dilini konuşacak kimse kalmayacak. Dolayısıyla çok sistemli ve programlı bir asimilasyon politikası güdülmüş ve güdülüyor.

Türkiye’de yaklaşık 20 milyon Kürt nüfusu vardır. Bunların yüzde 99’undan fazlası Kürtçe okuma-yazma bilmiyorlar. Konuşanların sayısı da çok hızlı bir şekilde eri(tili)yor.

Bu kadarlık bir Kürt nüfusa rağmen Kürtçe, sadece seçmeli ders gibi sınırlı uygulamalar ile geçiştirilmemelidir. Adaletin tesisi için Kürtçe, eğitim dili olmalı ve eğitim dili olması yasal güvence altına alınmalıdır.

Ancak Yüz yılı aşkın bir süredir Türkiye’de devlet aklıyla milliyetçi politikalar güdülmüş ve bir türlü sosyal adalet tesis edilmemiştir.

Esas konumuza dönersek; yetersiz olmakla birlikte Kürtçe’nin seçmeli ders olarak verilmesi kıymetlidir ve atılan önemli bir adımdır.

Normal şartlarda bir okulda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda ilgili seçmeli ders için Milli Eğitim öğretmen temini yapacak. Eğer yeterli sayıda öğretmen bulunmazsa, diğer okullarda ek ders veya maaş karşılığında görevlendirme yapılacak. Görevlendirme yapılacak öğretmen bulunmazsa bu sefer ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılarak dersin okutulması sağlanacak.

Teorik olarak çok güzel ancak okullardaki uygulama bu şekilde olmuyor maalesef.

Bazı okul idarecileri öğretmen normlarını, bazıları kitap ve doküman eksikliklerini gerekçe göstererek tercihlere müdahale ediyorlar. Bazı okul idarecileri de ideolojik davranarak özellikle Kürtçe ve diğer dilleri tercih edilecek dersler listesinden çıkarıyorlar. Sahada bunun yüzlerce örneği vardır.

Tabi bununla beraber bu konuda adil davranıp üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getiren okul idarecileri de az değildir.

Hem okul idarecileri hem de veliler bu konuya daha ciddi eğilmelidir. Şayet okul idarecileri herhangi bir sebeple velinin seçeceği derse müdahale ederse ilgili veli mutlaka gerekli mercilere başvurmalıdır.

Tüm okurlarımız iyi bilmeli ki, hepimiz en az okul idarecileri kadar mesulüz. Her birimiz çocuğumuz ya da torunumuzun seçmeli dersleri ile bizzat ilgilenmeliyiz ve bu konuda okul idarecileri ile görüşüp varsa bir aksaklık beraber müdahale edip gidermeliyiz.

Evlatlarımızın, hem dinlerini hem de dillerini daha iyi anlamaları için biz veliler sorumluluk almalı ve bu konuya zaman ayırmalıyız. Özellikle Siyer-i Nebi, Temel Dini bilgiler, Kürtçe ve Zazaca dersleri seçip takipçisi olmalıyız.

Bu konuda HÜDA PAR’ın yaptığı toplumu bilinçlendirme çalışmaları ciddi takdir topluyor ve Allah razı olsun diyorum.