Dünya üzerindeki yaşam sona erse bile insanlığa ait tüm bilgileri korumayı amaçlayan "Dünya'nın Kara Kutusu" (Earth's Black Box) projesinin inşasına, Avustralya'nın Tazmanya eyaletindeki kullanılmayan bir havaalanında başlandı.
İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, "Dünya'nın Kara Kutusu", insanlığın ölümcül bir felakete doğru attığı her adımı kaydetmeye devam edecek. Sistem; uzay ajansları, meteoroloji istasyonları ve üniversitelerden gelen verileri depolayarak gelecek nesillere tarafsız bir kayıt bırakmayı amaçlıyor.
Tamamlandığında yapı, 16 metre uzunluğunda ve 4 metre yüksekliğinde bir veri kayıt cihazı olacak.
Projeyi yürüten Rawser Lab şirketi, çelik duvarların kasırgalar, depremler, yangınlar, seller ve hatta saldırılar da dahil olmak üzere her türlü felakete dayanabilecek şekilde tasarlandığını açıkladı.
Yapı, Tazmanya'nın batı kıyısında bulunan ve yaklaşık 500 milyon yıllık granit kayaların üzerine inşa edilecek. Şirket, bu bölgenin siyasi ve jeolojik açıdan dünyanın en istikrarlı yerlerinden biri olduğunu belirtiyor.
36 adet güneş paneli ve termoelektrik enerji üretim sistemiyle donatılacak olan "Dünya'nın Kara Kutusu", kıyamete kadar kaydetmeye devam edecek.
Proje ilk kez 2021 yılında, Glasgow'da düzenlenen COP26 İklim Zirvesi sırasında duyurulmuştu. O dönemde zirveye ait veriler, daha sonra nihai yapıya aktarılmak üzere dijital sabit disklere kaydedilmişti.
Ancak proje son beş yıl boyunca büyük ölçüde durmuş gibi görünüyordu.
Şimdi ise Rawser Lab, inşaat çalışmalarının resmen başladığını doğruladı.
Şirket, tamamlanan yapının bu yılın Aralık ayında Tazmanya'nın Queenstown kenti yakınlarında kurulacağını açıkladı.
"Dünya'nın Kara Kutusu" projesinin teknik direktörü Jonathan Kneebone, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, "Eseri nihayet kurabilmemiz için yaklaşık beş yıl geçmiş olacak" dedi.
Kneebone, "Bu beş yıl boyunca tasarımı, veri depolama sistemlerini, bilgi kaynaklarını ve dijital platformu geliştirdik. Ayrıca projenin gelecekte sürdürülebilirliğini sağlayacak finansman modelleri üzerinde çalıştık" ifadelerini kullandı.
Projenin inşa ve işletme maliyetine ilişkin ise herhangi bir rakam paylaşılmadı.
Tamamlandığında sistem, iklim değişikliğinin ilerleyişine ilişkin devasa miktarda veri toplamaya ve depolamaya başlayacak.
Kaydedilecek veriler arasında sıcaklık ölçümleri, deniz seviyesi değişimleri, atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu ve insanlığın bu sorunlara verdiği tepkiler yer alacak. Enerji tüketimi ve sosyal veriler de sistem tarafından kayıt altına alınacak.
Şirket ayrıca bu verilere bağlam kazandırmak amacıyla iklim değişikliğiyle ilgili siyasi konuşmaları, haberleri, akademik makaleleri ve sosyal medya paylaşımlarını da arşivleyeceğini belirtti.
Bununla birlikte, proje yöneticileri olası küresel bir iklim felaketi sonrasında insanların bu verilere nasıl erişebileceği veya bu verilere erişecek insanların hayatta kalıp kalmayacağı konusunun hala değerlendirme aşamasında olduğunu ifade etti.
Öte yandan, projenin başlangıç aşamasında yer alan University of Tasmania, son yıllarda projeden çekildi ve adının proje internet sitesinden kaldırılmasını talep etti.


