Siyonist ve Haçlı Cephesinin ittifakı güçlenip İslam topraklarına yönelik ölümcül tehditleri artıkça ve Hak ile küfür cephesinin arasındaki hesaplaşma zamanı yakınlaştıkça elhamdülillah samimi Müslümanlar arasındaki vahdet ve ittihat süreci de sevindirici gelişmelere sahne oluyor.
Hiç kuşkusuz yaklaşmakta olan savaş Kudüs merkezli bir savaş olacaktır. Kudüs’ü İslam’ın en kutsal kentlerinden biri olarak görüp onu İslam’ın en azgın düşmanlarından kurtarmak isteyenler ile Kudüs’ü büyük Yahudi devletinin başkenti yapmak isteyenlerin savaşı olacak bu… Bir dinler ile medeniyetler savaşı…
Korkunç tehlike İslam ümmetinin kapısına gelip dayanmıştır; bu barbar istilacılar sadece bir ülkeyle, bir bölgeyle yetinmeyeceklerdir. Daha şimdiden Filistin, Lübnan, Yemen, Suriye, Irak ve İran onlar için birer cepheye dönüşmüştür. Yavaştan yavaşa Afganistan ile ilgili emellerini de dillendirmeye başladılar.
Bu büyük tehlike ve tehdit karşısında Müslümanların iç ihtilaf ve sürtüşmelerini bir kenara bırakmaları, mezhebi ve kültürel farklılıklarına hoşgörü ve anlayışla bakmaları, birbirlerinin kutsallarına saygı göstermeleri ve eski düşmanlıkları unutup kardeş olmaları hayati önem taşımaktadır. Çünkü dünyanın en pis en iğrenç en vahşi en barbar güçleri İslam dünyasının üzerine çullanmış bulunmaktadırlar.
Yukarıda da belirttiğim gibi, elhamdülillah samimi Müslümanlar bu gerçeği görmekte, eski sürtüşme ve düşmanlıkları bir kenara bırakıp zamanın Firavun ve Nemrutlarına karşı birleşmektedirler. Bunun son örneği Afganistan İslam Emirliğinin İran İslam Cumhuriyetine olan destek açıklaması ve bu konuda safını netleştirip İran İslam Cumhuriyetinin yanında yer alacağını ilan etmesidir.
Afganistan İslam Emirliğinin Sözcüsü Zabihullah Mücahit, büyük şeytan Amerika ve Siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyetine yönelik olası bir saldırısında İran’ın yanında yer alacaklarını açıkladı. Mücahit, İran Radyosunun Peştuca yayınına verdiği röportajda, olası bir saldırı ve savaş durumunda, Tahran’ın talep etmesi halinde iş birliğine ve yardıma hazır olduklarını ilan etti. Mücahit, ayrıca zaferin Müslümanların olacağını da söyledi.
Hiç kuşkusuz büyük şeytan Amerika’yı en iyi tanıyanlardan biri de Taliban Hareketidir. Müslümanlar Afganistan’da yirmi yıl boyunca büyük şeytan Amerika ile savaştılar ve onu zelil bir şekilde kaçmaya zorladılar.
Gazze örneği, Afganistan örneği, Yemen örneği, Lübnan örneği ve İran İslam Cumhuriyetinin yaklaşık elli yıllık mücadele örneği, hakiki imana sahip insanların kendilerinden çok daha güçlü topluluklarla mücadele edebileceğini ve onları zillete mahkûm edebileceğini göstermiştir. Üstad Bediüzzaman’ın tabiriyle hakiki imanı elde edenin dünyaya meydan okuyacağı gerçeği sayısız defa ispatlanmıştır.
Allah’ın izniyle Müslümanlar arasındaki vahdet, uhuvvet, kardeşlik daha da artacak, genişleyecek, yayılacak ve güçlenecektir. Daha şimdiden dünya halklarının büyük nefretini kazanan, yüzündeki masumiyet maskesi paramparça olan barbar, iğrenç, çirkin Batı uygarlığı, İslam uygarlığı karşısında hezimeti yaşayacak ve Kudüs esaret zincirlerinden azade olacaktır.
Şehit Seyid Kutub’un müjdesi gerçek olacak, inşallah istikbal İslam’ın olacaktır.
Amerika’nın, Siyonist rejimin, Avrupa’nın devasa silah gücü, savaş gemileri, modern savaş uçakları onların yenilgi ve zilletlerine engel olamayacak, dedeleri Moğollar ve Haçlılar gibi geldikleri gibi gideceklerdir. Onlarla birlikte satılık, uşak rejimler de çökecek, uydu örgütleri de berhava olacak, İslam’ın istikbal güneşi sadece İslam dünyasını değil, tüm dünyayı aydınlatacak, ısıtacak, zulüm, sömürü ve ahlaksızlık cenderesinden kurtaracaktır.