Küresel haydut Amerika dünyada hukuk, kanun, nizam bırakmadı. Uluslararası hukuk sadece boş bir söylemden ibaret... Amerika zamanın Firavunu… Astığı astık, kestiği kestik, dünyaya orman kanunlarını dayatıyor, istediği ülkeye müdahale ediyor, beğenmediği lideri öldürüyor veya kaçırıyor, ben yaptım oldu diyor. En güçlü bensem haklı olan da benim diyor. Yani gücün, kaba kuvvettin, eşkıyalığın, haydutluğun meşruiyet kaynağı olduğu bir dünya düzeni var ortada. Ve hiç kimse, hiçbir ülke hiçbir lider hiçbir oluşum bu küresel haydutluğa dur diyemiyor, kınama mesajı yayınlamaya bile cesaret edemiyor. İslami direniş güçleri hariç…
Evet, Amerika’da, onun haydut liderinde tüm Firavuni özellikler mevcut… Firavun da aynısını yapıyordu. Halklara ben sizin ilahınızım, istediğimi diriltir, istediğimi öldürürüm, diyordu. Beşikteki çocukları vahşice öldürüyor, erkekleri katledip eşlerini, kızlarını kendine ve taraftarlarına cariye yapıyordu. Tüm dünyayı, halkları, halkların zenginliklerini kendi özel mülkü olarak görüyordu. Ve hiç kimse hiçbir ülke hiçbir güç Firavun’a karşı çıkamıyor, ona dur diyemiyordu. Allah’ın yüce peygamberi Hazreti Musa ortaya çıkıp bu azgın küresel hayduta dur deyinceye kadar…
Allah’a dayanan, Allah’ın adıyla hareket eden, Allah tarafından desteklenen tevhid ve adalet peygamberi Hazreti Musa ortaya çıktı ve asasıyla Firavun’un şirk ve zulüm düzenine öyle bir darbe vurdu ki onu darmadağın etti. Tarihten silip yok etti. Firavun’un ihtişamlı uygarlığından birkaç yıkık harabe ve taş parçaları kaldı.
Günümüzün Firavun’u büyük şeytan, küresel haydut Amerika ile mücadele etmek için zamanın Musalarının zuhuruna ihtiyaç var. Venezüella Devlet Başkanı Maduro’nun haydutça bir şekilde yatak odasından bu kadar rahatça, ciddi bir direnişle karşılaşmadan alınıp kaçırılması olayı bir kez daha göstermiştir ki ancak zamanın Musaları zamanın Firavunlarına karşı direnebilir. Diğer ideolojilerden, diğer ideoloji taraftarlarından bu konuda bir hayır gelmez. Otuz milyonluk bir ülkeye hükmeden, yüz binlerce askeri olan Sosyalist yönetim kendi devlet başkanını koruyamadı. Başkentin göbeğinde, yatak odasından alıp götürdüler onu. Kaçırma sonrası da hiçbir karşılık verilemedi, karşı tarafa bir füze bile atılamadı.
Dünya halkları Gazze’yi gördü, hala süren Gazze destanına şahit oldu. Amerika ve ileri karakolu Siyonist rejim tüm üst düzey liderleri şehit etmesine rağmen bir tek esiri bile geri alamadı. Yine, Ensarullah’ın Amerika’yı nasıl aciz bıraktığına tüm dünya şahit oldu. İran İslam Cumhuriyetinin en üst düzey liderleri şehit edilmesine rağmen tek başına nasıl küresel hayduda karşılık verdiğini ve aynı şiddette karşı saldırıda bulunduğunu, onları ateşkese mecbur ettiğini bütün dünya gördü. Taliban’ın ilkel silahlarla küresel haydudu nasıl kovduğuna tüm dünya şahit oldu.
Dünya halkları, dünya mazlumları, ezilenler, adalet peşinde koşanlar, özgürlüğe susamış milletler, zamanın Firavun’una karşı ancak İslami hareketlerin direnebildiğini, ancak inkılapçı Müslümanların korkusuzca savaş meydanlarına indiğini görüyor ve yegâne kurtuluş ümidinin İslam olduğunu, İslami direniş olduğunu, küresel eşkıyanın, küresel Siyonist çetenin sadece İslami direnişle bellerinin kırılabileceğini anlıyor, hissediyor.
İslam gün geçtikçe dünya halkları için tek ümit, tek umut olmaya doğru gidiyor. Mazlumlarla İslam’ın arasına örülmüş sahte duvarlar bir bir yıkılıyor. Kurtarıcı diye piyasaya sürülen sahte ideolojiler bir bir yıkılıyor, çürük birer elma gibi fırlatılıp atılıyor.
Küresel haydut, zamanın Firavun’u, onun ileri karakolu Siyonist çete, yandaşları, onlardan nemalanan uşaklar, satılık rejimler bunu bildikleri için tüm güçleriyle İslam’ın güneşini söndürmeye, İslami direnişi yenmeye, etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar. Zavallılar, okun yaydan çıktığını ve hedefine varmak üzere olduğunu anlamak istemiyorlar!