• DOLAR 5.797
  • EURO 6.495
  • ALTIN 277.84
  • ...

Bizleri eşsiz nimetleriyle şereflendiren, şahit olduğumuz ve daha idrak edemediğimiz birçok güzelliklerle bizleri lutuflandıran Rabbimize sonsuz hamd ve senalar olsun. Peygamberliğin övünç kaynağı, kıyamete kadar yürüyeceğimiz yolda bizlere ışık olan ilim sancağının bayraktarı Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme salât ve selam olsun. Selam olsun onun gittiği yolu kendilerine istikamet olarak addedenlere ve yine selamların en güzeli ilim silahını kuşanmakla cehaletin zulmün ve ahlaksızlığın sonunu getirmeye adanmış Peygamberin varis ve variselerine.

Allah-u Teâlâ`nın yaratmış olduğu bütün güzelliklerin sırrında, ilmin yüceliği yatmaktadır. Allah-u Teâlâ`nın ilme ve âlimlere verdiği değer, O`na iman eden rızasını ve hoşnutluğunu her şeyden üstün tutan kullarının ilme âşık olurcasına bağlanmalarına ve elde etmek için her şeylerinden ödün vermelerine sebep olmuştur. İlim elde etmek için zorluk ve meşakkatinden dahi haz alanlar, defalarca kez ölüp dirilip ilim denizine dalmak isterler. Hani Üstad Risale -i Nur`da diyor ya; “İnsan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.” Gerçekten de, insanı kemale erdiren, Allahu Tealanın ve meleklerinin katındaki konumla beraber, insanlar nezdinde tarif edilmez bir sevgi ve hürmeti gerekli kılan ilmin şanı ve değeridir.

 Geçtiğimiz hafta sonu, Kur`an Nesli Platformu`nun düzenlemiş olduğu bir icazet programına katıldık. Kur`an-i Kerim ilimleri bazında, eğitimlerini tamamlamış tam 144 âlime, hocaları tarafından aldıkları ilimlerin belgesi niteliğinde bir icazet ile ödüllendirildiler. Yaşları on dört on beş ten başlayıp ilim talep etmede sınır tanımayan yaşlara kadar yükseliyordu. O ortamda bulunmak, o manevi atmosferin güzelliğini hissetmek bizler için bir ayrıcalıktı. Bilgisizliğin cehaletin ahlak dışı manzaraların şahidi olduğumuz bu asırda ilme, ahlaka, edep ve vakara bürünmüş o âlime topluluğunu görmek, rabbimize hamd ve senaların tazelenmesine vesile oldu.

 Salonun başından içeri girmeye başladıklarında ağırlık, vakar ve ciddiyeti simgeleyen siyah çarşafları ve üzerinde temizliğin, saflığın ve sevincin ifadesi olan beyaz örtüleriyle gökyüzünden süzülen güvercinleri anımsatıyorlardı. Attıkları o küçük ve ağır adımlar, ilimlerinden olan hoşnutlukları sebebiyle kendilerine kanat geren meleklerin kanadı üzerinde ilerliyordu sanki. Onların azim ve gayretlerinin güzel neticesi herkesi Âlim olanın ilmine davet ediyordu. İlimde ve başarıda bir olsalar da, onların hepsi bütün günlerini medresede geçiren genç kızlar değil, yaşları değişen genç alimelerle birlikte kimi yeni evli, kimi iki-üç hatta dört çocuğuyla birlikte orda bulunan gayretli ablalarımız da o atmosfere dâhildi. Bu ve benzeri birçok manzara ilmi öğrenmenin, dinini öğrenmenin evrensel bir ibadet ve sorumluluk olduğunu gösteriyor. Ki, Efendimizin; “İlim öğrenmek her Müslüman kadın ve erkek üzerine farzdır.” hadisi de bunun delili niteliğindedir. Evet, sıra künyeleriyle beraber isimleri çağırmaya gelince orada bulunan ailelerle birlikte salondakiler mutluluk gözyaşları dökmeye başladılar. Kimisi kendi çocuğunun isminin de o başarıyla anılmadığına hayıflanırken, kimisi daha oradayken çocuğuna, onu da ilme amade bir Meryem, bir Ali ve bir Musap olarak yetiştireceğinin sözünü veriyordu.

 Çektikleri sıkıntılar, zorluklar birer övünç kaynağına dönerken, ilim talebindeki azim ve gayretlerini kırmak için her türlü kılığa giren nefis ve şeytan, çabalarındaki başarısızlıkları nedeniyle bir kez daha eriyip toz olmuşlardı. Kendi yaşıtları dışarıda zevk sefa, heva ve hevesleri peşinden her türlü kötülüğün aşağılanmanın muhatabı iken, onlar rablerine olan teslimiyetlerinin mükâfatı olarak insanların sevgi ve teveccühleriyle, Allah-u Tealanın kendilerini anmasının ayrıcalığını yaşıyorlardı. Nitekim Rabbimiz bir kutsi hadiste; “Kulum beni, nefsinde zikredecek olursa ben de onu nefsimde zikrederim. Kulum beni bir topluluk içerisinde zikredecek olursa ben de onu daha faziletli bir topluluk içerisinde zikrederim” diye buyurmaktadır.

Bizler de, topluma dinini öğretecek, her alanda gençlerimize birer örnek olacak, başarılarıyla ilmin güzelliğini, aşkını, gençlere aşılayacak, gelecek neslin emanetçilerinin bu sevinç ve başarılarına şahidi olduk. Biliyoruz ki, onların asıl başarıları, azim ve gayretleri bundan sonra başlayacak. Rabbimizin kendilerine emanet ettiği bu kutsal görevi insanlara ulaştırmak için gecelerini gündüzlerini verecek ve bu nimetin daimi olması için daha birçok başarılara ulaşacaklar. Hepsinden öte, yüce dinimizi insanlara ulaştıran Allah`ın rızası olacaklar. Her bir kardeşimizi tekrardan tebrik ediyor, gönlümüzde bulun ilim aşkının ve muhabbetinin tazelenmesine vesile oldukları için kendilerine teşekkür ediyoruz…

Rabbim, onları Alime-i Amile-i Halise`lerden eylesin ve ilim yolunda ilerleyen bütün kardeşlerimizi, cennet icazetine layık olanlardan eylesin ve onları, insanlığı hakka ve hakikate ulaştıran birer meşale kılsın diyor ve özellikle genç kardeşlerimiz olmak üzere bütün kardeşlerimizi ilimle şereflenmeye ve zinetlenmeye davet ediyoruz. Vesselam…