• DOLAR 5.85
  • EURO 6.521
  • ALTIN 277.98
  • ...

Bu yıl çok zorlu yorucu ve hızlı bir seçim süreci yaşandı ülkemizde. Adeta saatlerle yarışılan bir kovalamacaya dönüştü seçim çalışmaları. Ve tabi bu yoğunluğun arasında on bir ayın Sultanı Ramazan da en kıymetli misafir olarak ağırlandı.

Seçim gibi ülke genelinde önem arzeden bir eylemi bu kadar aceleye getirmek şart mıydı sorusu da cevapsız bir şekilde düştü dillerden. Bu çalışmalar sürdülürken, insan gücünün yanında maddi güç de önemliydi elbet.

Ülkemizde seçim çalışması demek propagandayı en etkili şekilde,  görkemli sahnelerde seçmenine hitap etmek, konuşma sonrası ödüller dağıtmak, hediyelerle seçmenin gönlünde duygusal bir iz bırakmak, şeklinde gerçekleşiyor. Kim bu araçlardan daha fazla kullanabiliyorsa onun sesi daha çok kişiye ulaşır demektir. Tabi günümüzün en etkili ve yetkili aracı olan medya ve reklamları unutmamak lazım. Ha, bir de iyi olduğunu doğru olduğunu kanıtlamak için kendin dışındaki partileri ve liderleri karalama yöntemini de kullanmak gerekiyor. Onları en zayıf açıklarından yakalayıp olmasını istediği iftiraları da ekleyerek tabiri caizse, rezil etmek de, en etkili taktiklerden biri malesef...

Böyle bir siyaset sahnesinde adil ve dürüst bir siyasetle meydanlara çıkmak büyük bir cesaret ister. Düşünsenize, elinizde kendi kıt imkanlarınız dışında propaganda araçlarınız yok. Medya sizin adınızı dahi anmakta zorlanıyor. İnsanlara verebileceğiniz temiz bir gelecek ve huzur dolu nesiller dışında, “söylem olarak büyük eylemde olmayacak vaatler” yok. Seçmeni  kazanmak adına kullanacağın maddi gücünüz yok.  Ve en önemlisi kendin dışındakileri karalayan hakaretlerlerinle ortamı harekete geçiren söylemlerin yok...

Sizi tanımayan insanlar bu denli dürüst ve erdemli bir siyaseti ilk defa duyunca elbette afallayacaklardır. Dinleyecekler. Hoşlarına gidecek. Evet, ülkemde bu değerlerin ilke edinilmesi gerekir diye düşünecekler ancak, ülkelerinde yıllarca alışageldikleri siyasi söylem ve sistemler arasında tercih yapma zorunluluğu hissedeceklerdir.

İşte HÜDA PAR bu seçim döneminde, bu mağduriyetler içerisinde çalışmasını sürdürdü. İnsanlarının sevgi ve muhabbetini kazandı. Güvenlerini elde etti. Bütün program ve siyasi düzenlemelerde savunduğu yöntemin, halkın beklenti ve talepleri ile örtüştüğünü gördü. Ve bu siyasi anlayışta istikrarlı davranması gerektiğinin ve halkımızın beklentilerinin karşılığı olduğunun mesajını aldı.

Az da olsa, azınlık gibi görünse de, doğruluk ve adalette bir ölçü olduğunu kanıtladı HÜDA PAR.

Siyaset ahlakını en mümtaz şekilde sergileyen, yalan iftira ve hileye başvurmadan, halkını aldatmadan, siyaset sergilemenin mümkün olduğunu öğretti HÜDA PAR.

Ve toplumsal değerlerini geri kazanmanın en büyük aracının siyasi güçlere ve siyasi yetkilere bağlı olduğunun altını çizdi HÜDA PAR.

Bütün bu erdem ve faziletleri siyasete tekrardan dahil etmek, Siyaseti, insanı önceleyen Adaleti ölçü alan dünya ve ahiret saadetini dizaynla sorumlu olan bir yönetim şekli olduğunu açıklamak ve yaygın siyasi anlayıştan muzdarip olanlar için, HÜDA PAR çare olmuştur. Allah'ın izni ile eksik ilerleyen siyasetin, çarpık yürüyen adaletin ve gün geçtikçe değersizleşen kültür ve geleneklerimiz HÜDA PAR'ın siyaseti ile iyileştirilecek ve  olması gereken kıvama getirilecektir.

Bütün bu kazanım ve gereklilikler HÜDA PAR'ın, durmadan, etrafındaki söylem ve olumsuzluklara kulak asmadan, doğrularından vazgeçmeyerek, eksik ve yanlışlarını dikkate alarak devam etmesi gerektiğini gösteriyor.

HÜDA PAR siyasi bir hareket olmakla birlikte halka hizmeti Hakk'a hizmet anlayışı ile kendine ölçü alan bir kurumdur. Hakka hizmette yenilgi ve kayıp yoktur. Vesselam...