• DOLAR 5.932
  • EURO 6.543
  • ALTIN 284.6
  • ...

Haberleri açtığımız her kanalda, gazetede ve radyoda acı, ızdırap, yenilgi ve mağduriyet haberlerinin mazlum ve mustaz`af ülkelerde yaşandığına neredeyse alıştık. Yıllardır süre gelen bu zulmün böyle devam etmeyeceğini unutur olduk. Bizlerin bu düşünceyi benimsemesini isteyenler ise sonsuz güç ve azametin kendi ellerinde olduğuna inanan, büyüyen, gelişen ve genişleyen bir dünyayı mahzenler, hücreler ve kapalı kapılar ardına gizlemek, temel hak ve hürriyetlerini kısıtlamak suretiyle Müslümanları küçülten dünyanın süper güçleri ve yenilmez diktatörleri…

Bugün ise sinyallerini yıllar öncesinden veren ve artık sarsıntılarını gizleyecek durumları kalmayan zalimlerin yenilgilerinin yaklaştığını seyretme vakti.

Müslümanların her yenilgilerinin ardından bunların yüzü gülüyor, maddelerinden aldıkları güç bunları şımartıyorsa, buna mukabil birçok ayet-i kerimede Allah-u Teâlâ güç ve kudretin Müslümanlara verileceğini müjdeliyorsa, o zaman bunların şımarıklığının sona ermesi ve dolayısıyla dünya üzerindeki otokratik saltanatlarının hüsranla bitmesi, ebedi sandıkları maddi güçlerinin sarsılmasıyla gerçekleşecektir.

Evet, asırlar önce Müslümanları aşağılayan onlar üzerinde maddi güçleriyle övünüp duran ve saltanatlarının eksilmeden kendilerini yücelteceğini zanneden firavunların ve Karunların yerini, bugün Müslümanların kanını emerek büyüyen ve büyüdükçe kendini dünyanın yenilmez gücü olduğunu zanneden emperyalistler ve materyalistler almış durumdalar. Nihayet zalimler istemese de bu güçlerinin sarsıldığı gün gelmiştir. Bunun ciddiyetini anlayabilmek için birkaç bilgiyi sizlerle paylaşmak isterim.

“Avrupa Birliği, Eylül 2008`de başlayan ve 2010 yılında ise Avrupa Birliği`nde bir borç krizi olarak yansımaları görülen ekonomik krizden fazlasıyla etkilenmiştir. AB`ye üye ülkeler arasından İrlanda, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan bu birbiriyle bağlantılı iki krizden özellikle etkilenen ülkeler olmuşlardır. Güney Avrupa hükümetlerine zor günler yaşatan ekonomik kriz, bu dönemi en az sorunla geçiren ülkelerden Hollanda`da bazı tedbirleri gündeme getirmiş. 2014 bütçesi görüşmeleri öncesinde Kral William Alexander da meclisin iki kanadının üyelerine hitap etti:

Finansal kriz sebebiyle ekonomimizde bazı kırılgan noktalar meydana geldi. Bunlar şu anda güçlü bir şekilde su yüzüne çıkıyor. Borçla finanse etiğimiz çok şey bulunuyor. Artık hem halk, hem iş adamları, hem de bankalar için bilanço düzeltme vakti geldi.”

Sonunda, yenilgilerini bütün dünyaya açıklamak zorunda kalacakları gün yakındır inşallah. Yine Amerika Birleşik Devletleri tarihinde, iflas koruma talebinde bulunan en büyük kent Detroit. “Michigan eyaletinde bulunan Detroit, 18 milyar doları aşan borçları nedeniyle bir anda hayalet şehre döndü. Bir zamanlar Amerika`nın otomotiv sektörünün kalbi olan yerde, şimdi kapısına kilit vurulmuş işletmeler var. 20 yıldır ülkenin en tehlikeli şehirlerinden biri olarak bilinen Detroit`te her beş kişiden biri işsiz. Kentin nüfusu 2000 yılından bu yana yüzde 28 oranında azaldı. Kentin 1 milyon 800 bin olan nüfusu bugün sadece 700 bin.”

Buna benzer şehir ve köylerin iflas haberlerini okuyunca Rabbimizin, savaşlar ve kıtlıklarla boşalan İslam ülkelerindeki şehirlerin hakkını dahi o sömürgeci zalimlerin yanında bırakmadığına şahitlik ediyoruz.

“ABD`nin finans devi Lehman Brothers`ın 15 Eylül 2008`de iflasını açıklamasıyla başlayan küresel krizin üzerinden beş yıl geçti. ABD`de ortaya çıkan, sonra sırasıyla Avrupa, Japonya ve çevre ekonomilere yayılan kriz, dünya devi olan ve "batmayacak kadar büyük" gözüyle bakılan Morgan Stanley, Citygroup, Bank of America, Merrill Lynch, AIG, Deutsche Bank gibi finansal kuruluşlara iflasın soğuk nefesini enselerinde hissettirdi.”

Bunlar batının sonunu getirecek sarsıntılardan sadece bir kaçı. Ayrıntılara girip yakından incelendiğinde mazlumların ahlarının onları alaşağı edecek günlerin ne kadar yakın olduğunu hissediyoruz.

“Vay o kişinin haline ki mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır. Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.”(Hümeze: 2-3)

Bizim temennimiz şu dur ki bu kriz ve bunalımın sonunda insanlar hakiki kurtarıcılarını tanıyacak ve ebedi huzurun İslam`ın özünde olduğunu derk edeceklerdir.

Bugün ABD`deki bütçe açığının aşılamaması sonucu, toplam sekiz yüz bin kamu çalışanının zorunlu ücretsiz izne çıkması ve bazı kritik görevlerinde ücretsiz çalıştırılması; müzelerin, hayvanat bahçelerinin, Ulusal parklar ve Özgürlük parkının kapatılmasıyla gündeme oturan bu kara haber, mazlumların feryatlarına bir cevap niteliğindedir. Hile ve düzenleriyle her zumlun ve zorbalığın ardından tapına durdukları ilahları olan ekonomik güçleri, onların o kara yüzlerini daha da karartacak ve mazlumların kanıyla, namusuyla, geleceğiyle kurdukları o koca düzenleri adım adım yerle bir olmaya yaklaşmaktadır Allah`ın izniyle.

Bugün İslam âlemini, Müslümanların birbirilerine besleyeceği kin ve düşmanlık neticesinde pasif hale getirmeyi planlayan ve bu hileli planlarına zamanın Bel`amlarının imanlarını satın almakla güç katan düzenbazlar, bütün bu hile ve tuzaklarının en yakın zamanda kendi başlarına yıkılmayacağının gafletindedirler. “Onlar Allah`ın tuzağından güvende miydiler?”(Araf: 99) “Allah düzen kurucuların en hayırlısıdır.”(Al-i İmran: 54)

Yetimlerin, öksüzlerin, evsiz barksız her mazlum ve mağdurun hali kendisine ayan olan Rabbimizi, kendi yaptıklarından habersiz sanmasın o zalimler.