Eşi örtülü olanların, namaz kılanların ordudan atıldığı ve gerekçenin de disiplinsizlik olarak lanse edildiği bilinen yine bir şeydir.
Oysa mağdurların ağzından çok başka şeyler duyuyorsunuz. Kimi atılmadan hemen önce ödüller kazanmış, parlak sicili olan memurlardır.
Denetlemelerden başarıyla geçmişlerdir; ama yine de ihraç edilmişlerdir.
Yıllardır irtica gerekçeli ihraçlar konuşulur Askeri Şuralarda. Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt`ın yaygınlık kazanan Kutlu Doğum etkinliklerinden dolayı rahatsızlık duyduğu ve e-muhtırayı bu yüzden verdiği de muhtıranın içeriğinden belli oluyor zaten.
Kız çocuklarının örtülü olarak sahneye çıkıp ilahiler okuması çok dokunmuştu kendilerine.
Akamete uğrama ihtimali olan bir proje vardı.
28 Şubat süreciyle örtüyü gündemden düşürmüş, herkese zorla kabul ettirmişlerdi.
Bu yüzden hazmetmekte zorlanıyorlardı.
e- muhtıraya çok şey yansıyordu; ama yine de asker dine açık açık mesafe koymuyordu.
Buna dikkat ediliyordu.
Ama bir emekli paşanın açıklamaları her şeyi tüm berraklığıyla ortaya seriyor.
Kara Kuvvetleri eski Komutanı Muhittin Fisunoğlu, bir söyleşide bakın neler söylüyor:
'Ben üst düzey bir komutanın vazife esnasında Cuma namazına gitmesini doğal görmüyorum. Çünkü Cuma namazı umumiyetle vazife saatine denk geliyor. Denk gelmese de gidiyorsa kimse bir şey demez. Ama ben şimdiye kadar gideni duymadım. '
'Biz Atatürkçü ve laik düşünceli insanlarız. Eğer bir namaz kılacaksam gider evimde kılarım. Cuma namazımı emekli olunca kılarım. Şimdiye kadar da vazifede giden görmedim ve gideni de iyi karşılamazlar.'
'Ben orucumu hep tutarım ama namaz kılmam. Vazifeyi aksatmam. Vazifeyi aksatacak isem orucumu da tutmam.'
Türkiye`de orduya 'Peygamber ocağı' derler ya…
Kırk yıl orduda görev yapmış biri 'Ben şimdiye kadar Cuma namazına gideni duymadım' diyor. 'Gideni iyi karşılamazlar' diyor.
Dikkatinizi çekerim, namaz değil 'Cuma namazı'. Yani haftada bir kılınan namaz.
Evet, Cuma Namazı da farz; ama Paşa, bundan islam`ın esaslarından olan beş vakit namazı kast etmiyor.
Benzetme biraz ağır olabilir; ama İslam`ı Hıristiyalığa benzetenlerin sadece Cuma Namazı vardır. Hıristiyanlar da haftada bir Pazar günleri kiliseye gider ya… Materyalist bir dünyanın kalp yarasına pansuman tedavisi işte… Haftalık ibadet ihtiyacı…
Batılılaşmayı en büyük hedef olarak belirlemiş bir islam ülkesinde Cuma değil de Pazar günü tatil olunca 'Vazife' diye bir engel çıkıyor Cuma Namazını kılmaya. Vazife ibadete engel oluyor. Vazife varsa ibadet olamaz onların mantığında.
Peygamber ocağı olarak isimlendirilen, askerine peygamberin isminden mülhem 'Mehmetçik' diyen bir kurumdan söz ediyoruz.
Ve bir Orgeneral Cuma Namazı kılabilmek için emekli olmayı bekliyor. Tabii emekli olunca da kılmıyor.
Orgeneral, Atatürkçü ve laik düşüncede olduğunu belirtmeye özen gösteriyor.
Yani Atatürkçülük ve laikçiliğin bir yaşam tarzı olduğunu söylüyor ki, gerçekten de öyledir.
O tiplerin toplumun inancıyla tek bağı cenaze namazı iledir. Cenaze namazında secde olmadığı için topluluğa uymakta bir beis görmüyorlar.
Lutfedip oruç tutuyormuş Orgeneral; ama vazifeyi aksatırsa onu da tutmayacakmış.
Çatışmada, eğitimde, ya da kazaen öldüklerinde onlara 'Şehit' deniyor.
Peygamber ocağı ya…
Şehit, Allah yolunda öldürülene denir, 'Allah yolunda' demek de onun emirlerini yerine getirmektir.
En önemli emir namazdır ve o yüzden 'Dinin direği' denmiştir.
Ama Orgenerale göre Allah`ın emirleri değil, vazife önemlidir. Vazifeyi belirleyenler ise etten kemikten insanlar…
İnsanların emir ve talimatlarını Allah`ın emir ve talimatlarına tercih ediyorlar.
Mükafatlarını da insanlardan alırlar artık.