Eskiden saraylarda Kralların soytarıları, dalkavukları ve şakşakçıları vardı. Kral patlıcanı beğenmese patlıcanı yerin dibine geçirir, beğenirse göklere çıkararak krala yaranırlardı. Rivayet o ki aynı durumu yaşayan bir kral, şakşakçısının bu tezatı karşısında “Sana ne oluyor ki biraz önce övdüğün patlıcanı şimdi eleştiriyorsun” der. Şakşakçı ise “Rüzgarım size göre esiyor kralım” der. Aslında haksız da değil hani, kral neyi nasıl görürse bilumum şakşakçı, soytarı ve dalkavuklar da öyle görecekler.
Trump denen kral, Venezuella’yı uyuşturucu ticareti yapmak, ülkesine ihraç etmek gibi yalan isnatlarla suçlayarak karıştırdı. Dün yapılan haberlere göre de Devlet başkanı Maduro’yu ve eşini ülkesinden resmen kaçırdı ve bir tiyatroda yargılayacakmış. Böylesi bir olay, herhalde tarihte bile nadirdir. Dünya ise suskun. Herkes sarı öküz misali sıranın kendine gelmesini bekliyor. Trump denen kral, astığı astık kesiği kestik devam ediyor terör estirmeye.
Uyuşturucu kaçakçısı diye itham ettiği Maduro’yu yani resmi bir devletin Başkanı’nı kaçırma suçunu işlemek, yarın mahkeme olmayı da göze almaktır. Ne Demokrasi’de ne de Oligarşi’de bunun karşılığı yoktur. Trump’ın bir Generali olan Laura Richardson ise gerçeği açıkça şöyle dile getirdi: “ABD'nin Latin Amerika'daki odağı "demokrasi" değil; petrol, lityum, altın ve nadir toprak minerallerini kontrol etmektir. En büyük petrol rezervlerine ve kilit stratejik kaynaklara sahip olan Venezuela, başlıca hedef konumundadır.” Bir kadın kadar dahi açık sözlü olmayan Kral Trump’ı ise dalkavuklarından biri olan Nobel Barış Ödülü sahibi Machado, 11 Aralık 2025'te Oslo'daki Norveç hükümeti temsilcilik binasında yaptığı konuşmada şöyle methiyelere boğdu: "Venezuela'yı Amerika kıtasının enerji, teknoloji ve demokrasi merkezi haline getireceğiz. Hepinizi aydınlık, demokratik ve özgür bir ülkede ağırlayacağız ve bu çok yakında gerçekleşecek" demişti hatırlayalım.
Machado, Nobel Ödülü'nü "Bu ödülü, acı çeken Venezuela halkına ve davamıza verdiği kararlı destek için Trump'a ithaf ediyorum" diyerek almıştı. Sözde Venezuela'nın demokratik haklarını savunmak için verdiği mücadeleden dolayı Venezuela muhalefet lideri, yani dalkavuk Machado'ya verilen bu ödül, şakşakçılığın önde gideni oldu.
Yine de hikâyenin son kısmını da yazmak geldi içimden: Bir gün tıpkı masaldaki gibi çıplak bir şekilde sözde yeni elbisesi ile halkının karşısına çıkan Kral’ı gören çocuğun biri “Kral çıplak,” diye bağırır. O zaman gerçek, tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar. Trump denen Kralın çevresindeki soytarılar, bir gün o çocuğun sesiyle rezil olacaklardır.