Bir soruyla başlayalım: İnsan mı önemli köpek mi? Mevzuyu biliyorsunuz. Köpek teröründen bahsedilince herkes hayvanları sevdiğini söylemeden duramıyor. Hatta Kastamonu’nun Tosya ilçesi Akbük köyündeki köpek terörü mağdurları yani köy halkı dahi mikrofonlara konuşurken hayvansever olduklarını dile getirme ihtiyacı hissediyorlar. Devlet bakanları, valiler ve yetkililer dahi bundan geri kalmıyor. Sanki gizli bir el var ve adeta herkes işgalci israilden korkar gibi korkup köpek teröründen bahsetmiyor veya yumuşatıp öylece konuşuyor. Salt köpek teröründen bahsetmeye bu zevat korkuyor.
Küçük Hamza’nın parçalanması, çocukların ısırılmaları, kadınların ve yaşlıların köpek saldırılarına maruz kalmaları, köpeklerden kaçarken nicelerinin araçların altında kalmaları veya trafik kazalarında ölmeleri bugüne dek onlar için hiçbir şey ifade etmedi. Köpekler çocukları sevmek için böyle yapmış, saldırmak istememiş, korkutulmuş, canmış, dostmuş vs vs
İç İçleri Bakanının yüzde 80 topladık demesinin çözüm olmadığı ortada. Cumhurbaşkanının toplatılmalarına yönelik söylemlerinin belediyelerde etkisiz kalmasına da şahidiz. Zira Vali, kaymakam, kolluk kuvvetleri/jandarma ve belediye başkanları, köpeklerle ilgili bir şikayet olunca Akbük köyündeki yaşlı kadını dahi sorguya alabiliyorlar. 112’yi üç defadan fazla gereksiz aradığında ceza alabiliyorken, basında yazdığı kadarıyla 190 defa şikayet ve arama yapan köpek sever kadın baş tacı edilebiliyor.
Tüm bunlara şahit olan halk, kimin samimi kimin samimi olmadığını anlamayacak mı? Bir köpek lobisi var ki herkesi korkutuyor. İktidarın iki bayan vekilinin köpek terörünü savunurcasına köpek sevgisini aşılama aşkı, yarın farklı bir yansımaya sebep olabilir. Acaba köpek terörünü yayanların mı yoksa mağdur olanların mı oyları daha çok ve daha değerli, düşündüler mi?
Unutmayalım karşı cenah asla iktidara oy vermez. Faraza verse bile mağdurlar kadar da oy sahibi olmaz. Bu durumda kazanan ve kaybeden kim olur yakında ortaya çıkar.
Köpek terörünü besleyenler, belirli konumları ya satın almış ya da güçlü bir lobi faaliyeti ile etkisizleştirmiştir. Bunu evimin yakınındaki küçük marketin bile köpek mamalarını istiflenmişçesine satmak için bulundurmaya başlamasıyla anladım. Müthiş bir gelir kapısı oluşmuş. Bu işte görünen simalara bir bakın. Eski ve yeni hallerini kıyaslayın. Göreceksiniz ki botokslu yüzler ve gençleşmiş simalar fotoğraflarda yer alıyor. Videolarındaki değişimlere şahit olacaksınız. Hatta işe ilk başladıklarında altlarında aracı olmayanların aracı, üst segmentten olmuş. Olanların da daha üst seğmenle değişmiş. Banka ve cüzdanlarındaki kabarmalar ise sosyal medyaya yansıyor.
Bu durumda yazımızın başına dönecek olursak insan mı önemli köpek mi sorusu en doğru soru olacak galiba. İnsan mı hayvan mı demiyorum, çünkü mevzumuz hayvan sevgisi değil; köpek terörü. Hayvan denince sadece köpek algısı oluşturanlar ne tavuğu, hindiyi ne de kediyi, karınca ve saireyi kast ediyor. Ne demişti HÜDA PAR Başkanı Zekeriya Bey “Bir çocuk öleceğine yüz köpek ölsün.” Öyleyse kutsanan yalnızca köpekse, bu artık güvenlik meselesidir.