İşgalci israilin İran İslam Cumhuriyeti’ne başka bir gün değil de özellikle dün saldırmasının bir nedeni varmış. Meğer geçen akşam siyonist rejimde Netenyahu’ya karşı çok geniş katılımlı bir gösteri düzenlenecekmiş. Netenyahu bu gösteriyi bertaraf etmek ve gündemi kendinden uzaklaştırmak için İran’a saldırmayı dün itibarıyla bahane olarak gerçekleştirdi. Böylece protesto düzenleyen gruplar için protestolar başlamadan bitmiş oldu. Buna rağmen direnip protesto yapılsaydı belki Netenyahu ve iktidarının sonu daha çabuk olabilirdi. Lakin Netenyahu’nun sinsiliğinin bedelini, sadece protestocular değil, başta Amerika olmak üzere dünya çekecek gibi görünüyor.
Hatırlayalım ki esir takası öncesi yapılan gösteriler belli bir seviyeye gelince Netenyahu bu taktiği hep uyguluyor, protestocuların tepkisini etkisiz hale getirip gündemden kendini düşürüyordu. Şimdi de bu taktiği uygulayarak aynı sonuca ulaşmayı hedefliyor.
Yine de farklı bir kelime oyununa başvurmaktan vazgeçmiyor. “Önleyici Saldırı” diye bir terminolojik ifadeyi kalkan olarak kullanıyor. “Önleyici Saldırı” ne demektir diye bakıldığında Google’de şu ifadeleri göreceksiniz: “Bir ülkenin başka bir ülkeden gelen tehdide karşılık olarak gerçekleştirdiği askeri eylemdir; amacı, tehdit eden ülkenin tehdidini gerçekleştirmesini engellemektir.”
Bu tanımlamayı dikkate aldığımızda aslında İran İslam Cumhuriyeti dahil siyonist rejimin çevresindeki tüm ülkeler, bu gerekçeye dayanarak saldırırlarsa haklı konumda olacaklar. Lübnan, sürekli bombalanıyor. Suriye hakeza… Hatta topraklarına güneyden işgalci rejim giriyor. Bu durumda kendi sınırlarının güvenliği için elbette “Önleyici Saldırı” saldırılarda bulunma hakkına sahipler.
Buna karşın bunu yani “Önleyici Saldırı” adı altında İran’a saldıran taraf, siyonist saldırgan ve işgal rejimi oldu. Tıpkı Netenyahu ve Trump’ın zeytinyağı gibi üste çıkan söz ve eylemleriyle haklılık iddia etmeleri yanlışlığını sık sık tekrarlamalarıdır. Unutulmamalıdır ki sık sık tekrarlanan yanlışlara karşı sessiz olmak, bir müddet sonra onu doğrulamayı beraberinde getiriyor.
Hatırlayalım ki zamanında Amerikan’ın eski başkanlarından Bush, Irak işgalini “Tanrı böyle istiyor” diye gerekçelendirmişti. Trump ve Netenyahu ikilisi de aynı gerekçeleri dile getirmekten kaçınmıyorlar. Saldırıların Ramazan ayında olması da ayrı bir değerlendirme. Savaş çıkmış olabilir, başlatmak da onların elinde olabilir. Lakin savaşın bitmesi için görünen şu ki bitirmek onların elinde değil.