Şubat ayında gökyüzü rahmet kapılarını ardına kadar açarken, suya hasret kurak topraklar da bağrını açar; insanlığa âb-ı hayat olmak için ilâhî rahmeti köklerine kadar çeker.

Tabiatın dili vardır… Kışın sertliğinin ardından toprağın rahmete teslim oluşu, aslında insana da bir hakikati fısıldar:

Rahmet inmeden diriliş olmaz.

Hakeza…

Şubat rahmettir.

Şubat berekettir.

Şubat şehadettir.

Bir taraftan Ramazan’ın bereketini taşır yüreğimize, diğer taraftan baharın müjdesini bırakır ufkumuza. Soğuk günlerin arasından sızan o ilk tomurcuk gibi, umut da Şubat’ta filizlenir.

Şubat ve Şehadet Bilinci

Fakat Şubat’ı sadece mevsimsel bir geçiş olarak görmek eksik olur. Zira bu ay, tarih boyunca nice öncüleri, önderleri, âlimleri ve dava erlerini bağrına almıştır.

Şehadet bir son değil; bir diriliş kapısıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Onlara ölüler demeyin” (Bakara 154) müjdesiyle ölümsüzlükle müjdelenen şehitler, ümmet bilincinin diri kalmasının en güçlü nişaneleridir.

Şubat; şehadet aşkımızı yeniden harlayan, ölümü değil ölümsüzlüğü hatırlatan bir aydır. Aziz şehitlerin kanı, sadece toprağa değil, kalplerimize de düşer. O kan, direnişin ve izzetin rengidir.

Aziz İslam’ın rengidir.

Ölü kalplerin dirilişine, mazlum halkların direnişine, hakkı haykıranların cesaretine şahittir Şubat. Ölümü ölümsüzleştiren, faniliği ebedîliğe taşıyan mübarek bir zaman dilimidir.

Şubat ve Ramazan: Çifte Diriliş

Bu kez Şubat daha dolu geldi âlem-i İslam’a…

Çünkü bağrında Ramazan gibi aziz bir misafiri taşıyarak geldi.

Ramazan; sadece aç kalmak değil, arınmak demektir. Nefsi terbiye etmek, kalbi saflaştırmak, ümmet bilincini tazelemek demektir.

Şehadet bize fedakârlığı öğretirken, Ramazan sabrı öğretir.

Şehadet izzeti hatırlatırken, Ramazan takvayı inşa eder.

Şehadet ölümü ölümsüzleştirirken, Ramazan kalpleri diriltir.

İşte bu yüzden Şubat, bu yıl hem fedakârlığın hem arınmanın ayı olarak kapımızı çalıyor.

Baharın Müjdesi: Tabiattan İnsana

Şubat, aynı zamanda baharın habercisidir. Toprak altındaki tohum, henüz görünmese de içten içe hazırlanır. İnsanoğlu da böyledir. Zor zamanlar, baskılar, imtihanlar… Hepsi bir iç hazırlık içindir.

Yani her imtihan, insanı bir üst mertebeye hazırlar. Ta ki, bu imtihanlar insan oğlunun madenini ortaya çıkarana kadar devam eder.

Mazlum coğrafyalarda yükselen feryatlar, aslında yeni bir dirilişin sancısıdır. Tarih göstermiştir ki, her kışın ardından bir bahar vardır.

Şubat bize şunu hatırlatır:

Rahmet gecikmez.

Diriliş ertelenmez.

Hakikat bastırılamaz.

Hoş Geldin Ey Diriliş Ayı

Biz de bu bilinçle sesleniyoruz:

Hoş geldin ey Şehadet ayı!

Hoş geldin ey Rahmet ayı!

Hoş geldin ey Mağfiret ayı!

Hoş geldin ey Baharın müjdesi!

Hoş geldin ey mahzun gönüllerin sevinç kaynağı!

Hoş geldin ey Vuslat ayı!

Hoş geldin ey Mazlumların umut ayı!

Rabb’im, Şubat’ı da Ramazan’ı da tüm âlem-i İslam için bereketli ve gerçek bir dirilişe vesile kılsın.

Çünkü biz biliyoruz ki;

Rahmet indiğinde toprak dirilir,

Şehadet geldiğinde dava dirilir,

Ramazan geldiğinde kalpler dirilir.

Ve dirilen kalpler, dünyayı değiştirir.

Ey Rabbim ölü kalplerimizi Ramazan ile dirilt!

Şubat ile Şehadete kavuştur.

(Amin)