Kimi insan suretinde olan varlıklar var ki, aslında onlar yeryüzünün şeytanlarıdır. Esfel-i safilin çukurunun en dibinde debelenirler. Bir insan ne kadar aşağılık bir mertebeye düşer sorusunun ete kemiğe bürünmüş cevabıdır. israil güvenlik bakanı İtamar Ben Gvir’den ya da başka bir deyişle efendisini kesinlikle aratmayan şeytanın tasmalı köpeğinden bahsediyoruz.
Bu varlık, insan hakları ihlalleri, işkence ve cinayetlere imza atmakla yetinmemekte; aynı zamanda bu hukuk cinayetlerini işlerken bizatihi basını çağırmaktadır. Basının hazır olduğu bir ortamda Filistinli esirlerin tutulduğu hücrelere baskın yapılmakta ve dünyanın gözü önünde türlü türlü, akıl almaz işkencelere imza atılmaktadır.
Denetime müsaade edilmeyen zindanlarda kapalı kapılar ardında büyük vahşetlere imza atılmaktadır. Köpekler eşliğinde sürekli Filistinli mazlumlara işkence yapılmaktadır. Basın önünde yapılan vahşet göz önüne alındığında, gizliden yapılan işkencenin boyutlarını tahmin etmek zor değildir.
Müslümanların ve özgür dünyanın bu konuya yeterince eğilmesi neticesinde, bu vahşet furyası dur durak bilmeden devam etmektedir. Bu vahşi işkenceler sonucu nice Filistinli şehit olmuştur.
Bu vahşi işkencelerden, kadınlar ve çocuklar da nasibini almaktadır. Gözaltı bahanesi ile kaçırılan ve bir daha haber alınamayan veya organlarından bazıları alınarak teslim edilen çocuklar ise vahşet ve dramın diğer yüzüdür.
Hem Gazze hem de Batı Şeria'da kaçırılan insanlar işte bu ağır işkencelere maruz kalmaktadır. Bazılarından ise haber alınamamaktadır. İnsanlığın tepkisizliği, siyonistleri ölçüsüz bir vahşete itmektedir. Bir ara, bir Siyonist milletvekili şöyle demişti:
"Biz, Gazze'de her gün en az 100 Filistinli öldürüyoruz. Kimse bize bir şey demiyor. O halde bundan sonra da her gün 100 Filistinliyi rahatlıkla öldürebiliriz."
İşte bu söz, siyonistlerin bakış açısını ortaya koymaktadır. Herhangi bir etik ve ahlaki değer tanımayan bu melun şeytanlar topluluğu, ancak tepki ile durdurulabilir. Ve aslında Filistinlilere karşı işlenen suçlar, insanlığa karşı işlenen birer cinayettir.
Bu yeryüzü şeytanları, sadece Gazze değil Batı Şeria'da da cürüm, katliam ve işgallerine son hız ile devam etmektedir. Batı Şeria'nın ilhaki için var güçleri ile çalışmaktadır. Tarihi günler yaşamaktayız. Refah sınır kapısı bir şantaj unsuru olarak kullanılmakta ve Gazzeliler ajan olmaya zorlanmaktadır.
Tüm Filistinliler için; ama bilhassa terör çetesi israil zindanlarında çok ağır işkencelere maruz kalan Filistinli esirler için insanlık ayağa kalkmalıdır. Tüm özgür dünya, esir olmalarına engel olamadıkları Filistinlilerin hukuklarının korunması konusunda sorumluluk almalıdır. İnsanlığın bu konuda duyarlı davranmayışından dolayı, siyonistler, Filistinli esirlerin idamını rahatlıkla konuşabilmektedir.. Filistinli esirler tecavüze uğramaktadır
Hatta bu aşağılık eylemlerine kendi kanunlarında yer vermeye çalışmaktadır. Filistin zindanlarında akıl almaz vahşetler yaşanmaktadir. Hele özellikle Abdullah Bergusi'nin hücresine sürekli baskın düzenlenip işkence yapılmaktadır.
Bu yeryüzü şeytanlarını durdurma adına, insanlık onuruna sahip çıkılmalıdır. Elleri ve ayakları bağlı insanların haklarını savunmak; insanlığın onur ve namus borcudur.