Esas konumuz bu değil tabii.

Birkaç yerden aldığım bilgilere göre geçen hafta Cuma hutbelerinde deprem ve insani yardım konusu işlenmiş. Bu da insani felaketin yaralarının sarılması, kardeşlik ve yardımlaşma çağrılarının yapılması için iyi bir yol tabii.

Ama bazı yerlerde 29 Ekim Cumhuriyet bayramının arefesi olduğu için görevli imamlar tarafından cami cemaatinin ve Müslüman halkın bayramı da kutlanmış!

Laik Devletin tek yerden hazırlanan resmi hutbeleri tüm camilere göndererek kendi modern dininin ritüellerini kutsamasının artık normal karşılandığı bir süreci yaşadık yıllardır. O yüzden bunun da normal bir şey olduğunu söyleyebilirsiniz.

Devlet memuru olan hoca, resmi görevini ifa ediyor neticede.

Bir yere kadar bunu anlayabiliriz. Ama eline böyle bir metin tutuşturulmamışken işgüzarlık yapıp Cumhuriyet Bayramını kutladığını söyleyerek bir yerlere yaranma çabasının adını ben söylemeyeyim artık.

Gelelim esas meseleye…

Cumhuriyet ne getirdi de camilerde bile kutlanıyor.

'Çağdaşlaştık, ilerledik, medenileştik' diyenlerin sözlerine siz siz olun fazla itibar etmeyin. Medeni, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti, halen yıkılış sürecindeki Osmanlı Devletinin seviyesine ulaşamamıştır.

Dönemin şartları deyip çıkamazsınız işin içinden. O dönemde hem teknoloji, hem eğitim hem de yaşam standardı olarak dünya sıralamasında şimdiye göre oldukça ileri seviyedeydi Osmanlı Devleti.

Bunu da İsmail Cem İpekçi`nin 'Türkiye'de geri kalmışlığın tarihi' adlı eserine dayanarak söylüyorum.

Hatırlarsanız İsmail Cem, DSP hükümetinde Dış İşleri Bakanlığı yapmış olan laik bir kişiydi.

Gelelim cumhuriyetin ne getirdiğine…

Cumhuriyet, hilafeti kaldırdı. Bu, Ümmetten ulusa geçişti.

Cumhuriyet, şer`i mahkemeleri kaldırdı, yerine İsviçre ve İtalyan yasalarını getirdi.

Cumhuriyet, tekke ve zaviyeleri kaldırdı. Cumhuriyet, İslami eğitimi yasaklayıp yerine batıyı model alan bir eğitim sistemi getirdi. Cumhuriyet, alfabeyi değiştirerek halkı İslam dünyasından koparıp Batıya entegre etmek istedi.

Cumhuriyet, İstiklal mahkemeleri kurup şeriat isteyen ve şapka giymek istemeyen yüzlerce alimi idam ettirdi.

Cumhuriyet, halka zorla Türkçe ezanı, Türkçe Kur`an`ı dayattı.

Şimdi gelelim başa.

Camilerde 'Cumhuriyet Bayramını' kutlayan devlet memurları bu sözünü ettiğimiz şeyleri bilmiyorlar mı?

Camilerde İslami sembollerin, İslami yaşamın, İslami eğitimin yasaklanmasını kutlamanın hükmü nedir acaba?

Allah`ın haram kıldıklarının serbest olduğu, Allah`ın yapılmasını emrettiği şeylerin de yasaklandığı bir sistemden söz ediyoruz.

Bu ülkede siyaseti takip edenler zinanın suç sayılması ile ilgili düzenlemede zinacıların seslerinin ne kadar yüksek çıktığını; ama zinaya karşı çıkanların buna İslami değil toplumsal gerekçeler sunmak zorunda kaldığını hatırlayacaklardır.

Yani bu ülkede toplumsal yaşamı düzenlemede dini olan, dine ait olan hiçbir düzenlemeye geçit verilmediğini herkes biliyor. O zaman nasıl oluyor da Allah`ın evinde Allah`ın dininin yaşama dair hükümlerinin reddedildiği bir sistem kutlanıyor?

Caddeler, meydanlar, stadyumlar yetmiyor da laik devlet camilere mi ihtiyaç duyuyor?

Yoksa bazılarının din algısı mı değişti?

İnsanlar inandıkları gibi yaşamayınca yaşadıkları gibi mi inanmaya başladılar?