Allah (cc) mümin kullarına aziz demiş, aziz ismini vermiştir, hem de Kendisine ait olan bu sıfatı Rasûlüyle birlikte müminlere de lütfeylemiştir;
“İzzet Allah’a aittir, Rasûlüne aittir, müminlere aittir. Fakat münafıklar bunu bilemezler.” (Münafikûn 8)
“Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamen Allah’a aittir” (Fatır 10)
Yine biz biliriz ki Allah dilediğini aziz eyler dilediğini zelil eyler.
Ve Allah kâfirleri zelil eylemiş, onlara pislik demiş, murdar demiş, leş demiş hatta necaset demiştir;
“Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir necasettir, bu yıldan sonra Mescid-i Haram’a girmesinler...” (Tevbe 28)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuştur ki; “Eğer dünyanın Allah katında sivrisineğin kanadı kadar değeri olsaydı kafirlere ondan bir yudum su içirmezdi” (Tirmizi)
Ebu Süfyan henüz Müslüman olmazdan önce Hudeybiye anlaşmasını yenilemek için Medine’ye gelmiş, kızının, Peygamber Aleyhisselam’ın eşi Ümmü Habibe’nin hücresine inmiş, orada gördüğü bir minderin üzerine oturmuştu. Kızı Ümmü Habibe annemiz o minderi çekip almıştı. Ebu Süfyan ne olduğunu anlayamamış; “Minderi mi bana uygun görmedin, beni mi mindere layık görmedin?” diye sorduğunda; “O minder Allah’ın Rasûlüne aittir, sen necis bir müşriksin!” demiş, Ebu Süfyan kızının bu davranışına hayret etmiştir.
Evet, müminler azizdir, müşrikler, kâfirler necistirler.
Gelelim şu anda savaşan taraflara. Başta Gazzeliler olmak üzere küfür cephesine karşı savaşan bütün Müslümanlar her yönüyle tarihin en azizleri, bu ümmetin yüz akıdırlar.
Küfrün başını çeken kafirlere gelince. Bizler gelmiş geçmiş zalimleri, tâğutları, firavunları ve nemrutları okuduk. Fakat hiç birisi bu kadar rezil, bu kadar necis, hiç birisi böylesine küstah ve aşağılık, ahlaksızlıkta zirve yapmış değildi. İçinde yüzdükleri rezaletleri anlatmaktan bile haya ederiz.
Biz inanıyoruz ki, kendilerini aziz kıldığı mümin kullarını bu rezil kafirler karşısında bir daha aziz kılacak, ahiretten önce bunu insanlık âlemine gösterecektir.
Rabbimizden bunu niyaz ediyoruz!