Televizyon dizileri ve sosyal medya, toplumun ahlak veya ahlaksızlık pusulasını belirleyen en güçlü ve etkili araçlar hâline gelmiştir. Modern yaşam etkisiyle bu güç ve etki daha çok ahlaksızlığın bir tarz olarak sunulması ve yayılmasına hizmet etmektedir. Televizyon dizileri, sosyal medya ve sanal mecralarda ensest ilişki imaları, sadakatsizliğin yüceltilmesi, şiddetin normalleşmesi ve mahremiyetin yok edilmesi yaygın bir içerik politikası hâline gelmiştir. Bu ve benzeri olumsuz içerikler, toplumun her kesiminde -özellikle gençlerde- normalleşme yoluyla ahlaki sınırları silmektedir.

İslam’da hayâ, edep ve iffet, imanın bir parçasıdır.

Ahlaksızlığın teşhir edilmesi, sadece günahı değil; günahı sıradanlaştırmayı doğurur. Sosyal medya algoritmaları, ahlaksız içeriği daha çok yayarak ticari kazancı, toplumsal ahlakın önüne koymaktadır.

Aile, bağımlılık, kumar, TV dizileri ve sosyal medya ile ilgili olumsuzluklar, yıkıcı etkiler ve günah bataklığına dönüşen bir hayat sadece durum tespiti, yasal düzenleme ve “… günü, haftası, yılı” ilan etmekle düzelmiyor, toparlanmıyor, meşru ve ahlaki bir zemine oturmuyor.

Toplumun en önemli, sağlam, güvenli ve huzurlu kalesi AİLE’dir.

Aile dağılırsa genç savrulur.

Genç savrulursa bağımlılık artar.

Bağımlılık artarsa toplum çözülür.

Toplum çözülürse ahlaksız yayın ve içerikler normalleşir.

Bu bağlamda “tedbir alma, engelleme ve yasaklama” şart olsa da yeterli değildir.

Birey ve toplumun ahlaklı olması, edeple hareket etmesi, değerler ve inanç yönüyle bir bilinç kazanması, rol modellik ve ortak irade ile mümkündür.

Aşağıda belirtilen ve belirtilemeyen etkili ve gerekli çözüm yollarına ve tedbirler zincirine acilen uyulmalı, pratikler süreci oluşturulmalıdır:

1- Aileyi güçlendiren manevi ve ahlaki eğitimler yaygınlaştırılmalıdır.

2- Evlilik öncesi ve sonrası rehberlik programları zorunlu hâle getirilmelidir.

3- Televizyon, basın ve sosyal medyada aileyi küçümseyen, sadakatsizliği normalleştiren içeriklere karşı etkin ve sürekli denetim yapılmalıdır.

4- Kanaat önderleri, eğitimciler, imamlar, aktivistler, yazarçizerler ve STK’lar aracılığıyla aile bilinci seferberliği başlatılmalıdır

5- Evlilik sevdirilmeli, gereklilik olarak hissettirilmeli, teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalıdır

6- Ailenin temeline dinamit olan, aile birliğini dağıtan flört, zina ve bilumum sapkınlık gibi ahlaksız ilişkiler yasaklanmalıdır.

7- Gençlere amaç, aidiyet ve sorumluluk kazandıran manevi eğitimler yaygınlaştırılmalıdır.

8- Zihni, aklı, duyguları ve bedeni uyuşturan her türlü bitki ve maddeye karşı önleyici tedbirler ve toplumsal bir bilinç oluşturulmalıdır.

9- Manevi destekler artırılmalı, ihtiyaç halinde rehabilitasyon merkezleri açılmalıdır. Bu merkezlerde bağımlı bireyi suçlamayan, küçümsemeyen ve damgalamayan bir tedavi yaklaşımı uygulanmalıdır.

10- Spor, sanat, ilim ve meslek alanlarında alternatif meşguliyet alanları oluşturulmalıdır.

11- Aile birliği, bütünlüğü ve korunması noktasında aşiret liderleri, kanaat önderleri ve aile büyükleri doğru, kararlı, sürdürülebilir, inanç ve meşru örfe uygun bir tutum sergilemelidir.

12- Kumar oynanan tüm mekânlara ve sanal kumar sitelerine karşı teknik ve hukuki erişim engelleri güçlendirilmelidir. Kumarı özendiren, savunan ve reklamını yapan her girişim takip edilmeli ve yasaklanmalıdır.

13- Aileler, dijital okuryazarlık konusunda bilinçlendirilmeli; gençlere helal kazanç yolları, sabır ve emek ahlakı öğretilmelidir.

14- RTÜK ve ilgili kurumlar, TV programlarını ve sosyal medyayı denetlerken önceliği ahlaki ihlallere vermelidir. Ahlaki erozyon ve yozlaşma oluşturan tüm yayın içerikleri engellenmelidir. Örneğin; sigara için bir buzlama yapılırken her türlü ahlaksızlığın sansürsüz yayılmasına göz yumulmamalıdır.

15- Toplumun kültürel değerlerine, inanç çerçevesine, toplumsal yapısına uygun şahsiyet oluşumunu olumlu yönden etkileyen, pedagojik yönden olgunlaştıran ve ahlaki değerlere uygun içerik üreten yapımcılar teşvik edilmelidir.

16- Toplumun izleyici olarak boykot ve bilinçli tüketim refleksi geliştirilmelidir.

Aslında TV Dizileri, Kumar, Bağımlılık ve Aile birbirinden bağımsız birer başlık değildir. Her biri toplumsal dinamikleri birbirine bağlayan, değerler zincirinin önemli birer halkasıdır.