Ey dost! Bil ki sana rabbin tarafından bahşedilen bu hayat boşluk kabul etmez; sen onu güzel ve anlamlı şeylerle doldur ki; o seni anlamsız ve malayani işlerin peşinden koşturup ateşten dolu bir yarın içine sürüklenmesin. Madem hakikat böyledir; öyle ise, çocuklarına gayesiz ve hedefsiz yaşamayı değil anlamlı ve imanlı yaşamayı öğretmen gerekir; fıtrat kanununa uygun terbiye et ki büyüdüğünde çer çöp misali sürüklenip aralarda kaybolmasınlar. Hakeza çocuklarımız ve torunlarımız bize Allah’ın birer emanetidirler. Bu emaneti iyi korunma adına onların hayatlarını Allah'a (CC) iman ile süslemek lazımdır. Kalplerine Allah sevgisi nakşedilmemiş, imansızlık içinde geçen bir hayat gerçek hayat olmaktan çok uzaktır.

Ey dost! İnsanın suya ve havaya ihtiyacı olduğu kadar Allah sevgisine de bir o kadar ihtiyacı vardır. Allah sevgisiyle beslenen kalpler, itminan bulup huzura ermiş, geçmişine sövmeyen, geleceğe ümitle bakan, tarihiyle iftihar eden ve atalarının fazileti ve güzel işleriyle övünen topluluklar meydana getirirler. Allah'a gereği gibi iman eden bir nesil, küfür ve inkârdan arınmış, kin ve hasetten temizlenmiş, suç işlemekten uzak kalmış topluluklar oluşturmaya adaydırlar. Hakeza neslin azgınlık, anarşi ve ahlaksızlıklardan kurtulmasının yolu Allah'a, Resulüne ve ahiret gününe tahkiki bir iman ile iman etmesinden geçmektedir.

Unutmamak lazım ki; şu üç inanç esası olmaksızın bir toplumda ahlakın ayakta durması ve vücut bulması düşünülemez:

1. Allah'ın varlığına iman,

2. Ruhun ebediliği,

3. Ölümden sonraki hesap verme inancı..."

Doğrusu Allah sevgisinden yoksun bir nesil; emanet, emniyet ve faziletli insan olma erdemlerini kaybedeceği gibi, yüce bir hedefi de olamaz. Başıboş bu nesil, hayvanlar gibi yaşamaya özenir; dahası, sırf midesini dolduran, şehvetini tatmin eden ve merada yayılan bir hayvan sürüsüne dönüşür. Hatta o, insani erdemlerini ve değerlerini kaybedip tek derdi madde olanların güruhuna karışır. Allah muhafaza, artık o, Allah’ın Hizbinden uzaklaşıp Hizbuşşeytan zümresinin elinde tutsak, her şeyi mubah sayan sapıkların safına dahil olur.

Aile değerlerimizi korumak için aile, okul ve öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Öğretmenler ve aileler iş birliği yapıp mesailerinin önemli kısmını bu işe ayırmalı, çocuklarının erdemli bireyler olarak yetişmeleri için çaba harcamalıdırlar. Aile reisleri Allah sevgisini işlerken çocukları Allah'la korkutarak değil, Allah'ı sevdirerek işe başlamalıdırlar. Allah Resulü (S. A. V) çocukların durumunu güzelleştirmek ve şanlarını yüceltmek adına, durmadan gayret göstermiş, kalplerinde imansızlık depreminin yol açacağı tahribatları tamir için de iman fidanının kök salması uğruna sürekli koşmuştur.

İbn Abbas(r.a) diyor ki: "Bir gün Resulullah (s.a. v)'ın arkasında bulunuyordum. Bana şöyle dedi: "Çocuk! Sana bazı kelimeler öğreteceğim, onları Allah'ı düşünerek ezberine alıp koru ki Allah da seni korusun. Allah'ı düşünerek koru ki O'nu en büyük, en yüce ve en saygın makam olarak bulasın. İstediğin zaman Allah'tan yardım bekle. Bilmiş ol ki, ümmetin hepsi toplanıp sana bir şey ile yarar sağlamak isteseler, Allah'ın senin için yazıp takdir ettiğinin dışında hiçbir yarar sağlayamazlar. Yine hepsi toplanıp sana bir şey ile zarar vermek isteseler, Allah'ın senin hakkında yazıp takdir ettiğinin dışında hiçbir şey ile zarar veremezler. Kalemler kaldırıldı, sahifelerin mürekkebi kurudu." (Tirmizi)

(… devam edecek.)