Ülkemizde köpek saldırması, parçalaması sonucu ölümler ve köpek ısırması sonrasında kuduz sebebiyle ölümler meydana gelmeye devam etmektedir. Kuduz açısından ülkemiz riskli bölgeler arasında gösterilmeye başlanmıştır. Avrupa Birliği, İngiltere ve Amerika turistlere Türkiye’nin kuduz açısından riskli bir bölge olduğunu söyleyip dikkatli olmaları konusunda vatandaşlarını uyarmaktadır.
Köpekler her yerde fazla sayıda olunca köpeklerden insana geçen hastalıklarda da artma yaşanmakadır.Bunların başında köpek dışkısındaki parazit yumurtalarının yiyeceklere bulaşmasıyla insana geçer ve karaciğer ile akciğerde kistler oluşturur. Ülkemizde kist hidatik hastalığı 2015 yılına kadar kontrol altına alınmış nadir görülürken son yıllarda hastalığın görülme oranı 8 kat artmıştır. Sağlık bakanlığı kist hidatik tablosunda da vahim durum açıkça görülmektedir.
Kist hidatik çoğunlukla akciğer ve karaciğeri tutsa da nadiren dalak, beyin ve gözü bile tutabilmektedir.
Kist Hidatik nasıl bulaşır? Sağlık bakanlığının sayfasını aynen yazıma bırakıyorum :
‘Halk arasında kist hastalığı olarak bilinen bu hastalığın etkeni, Echinococcus granulosus adı verilen bir parazittir. Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Ancak, sıklıkla KÖPEKLER’dir.Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayılırlar. İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından alırlar. İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar da yumurtaları alarak hastalanırlar. Alınan bu yumurtalar, barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek kist formunda yaşamlarını sürdürürler.’
Türkiye’den Avrupa, Japonya gibi kuduz protokollerinin uygulandığı ülkelere geçişte; mikroçip uygulamaları, kuduz aşısı uygulaması, kuduz titrasyon testi ve sağlık sertifikası uygulamaları zorunlu tutulmaktadır. Amerikan hastalık kontrolü ve önlenmesi merkezleri (CDC) artan vakalar nedeniyle Türkiye’yi yüksek riskli ülkeler kapsamına almıştır ve belirsiz süreyle hayvan girişini yasaklamıştır. Bu ne demek? ‘Türkiye’den bir köpeği Amerika’ya götürmeye çalışırsanız havaalanından kovulusunuz.Amerika’yı hayalinizde bile göremezsiniz.
İngiltere, İrlanda, İsveç, Norveç, İzlanda, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Malezya’nın çoğu bölgesinde uzun yıllardır kuduz vakası görülmemiştir. Ancak örneğin Hindistan’da, 2005 yılında yayınlanan bir çalışmada sokak hayvanları tarafından ısırılma vakaları sonucu yıllık olarak 20.000 insan ölümü görüldüğü saptanmıştır. Türkiye’yi Hindistan’a çevirmeye çalışan köpek lobilerine kim dur diyecek? İnsan hayatını aşağılayıp köpeği yücelten zihniyet ne zaman hesap verecek?
Köpek terörüne kim kanunları uygulayıp terörü kökünden kurutacak?
Köpek terörüne yardım ve yataklık yapıp ülkemizin insanının sağlığını tehlikeye atan köpek terörü finansmanlarına operasyon yapmaktan savcılarımız niye korkuyor?
Bir çocuğun köpeklerin saldırısı sonucu parçalanıp etinin yiyilip ölmesi ne acı bir durumdur. Köpek teröründen yetkililer neden korkuyor? Köpekten korkup dışarı çıkamayan yaşlılar, bahçede parkta oynayamayan çocuklar… Halkın derdiyle kim dertlenecek ?