Ramazan ayının başlamasıyla birlikte bir rahmet atmosferi başladı da gidiyor. Her tarafta “Allah” sesleri… Maşallah, adeta yer gök inliyor.

Mayasında İslam olan bu milletin aşinalığı nasıl da hemen fark ediliyor. Çocuklar, gençler, yaşlılar adeta hep bir ağızdan fıtrat üzere kalış ahdini haykırıyor.

İslam’a muannit olan zihniyetin üfleyerek söndürmeye çalıştığı nurun ışıltıları parladıkça parlıyor. Bunu hesap edemedikleri için hepsi şaşkın, hepsi sersem adeta.

Devasa örgütçü hezeyanlar, sade bir arbane eşliğindeki tekbirlere yenilmiş vaziyette.

Celal Karatüre’nin başlattığı ilahiler eşliğindeki akım, ülke sınırlarını aşarak dünyanın birçok yanına yayılmış durumda.

Allah “Ol!” deyince hiçbir enstrümana da gerek kalmıyor; oluveriyor. Kadir olan O’dur; Aziz ve Azîm olan O’dur!

Bu güzel atmosfer gerçekten Ramazan ayına yakışan bir atmosferdir. Uzun yıllardır belki böylesi bir hava oluşmamış; Ramazan orucunu böylesi bir sekînet ve sükûnet içerisinde geçirememiştik.

Gazze’de devam eden zulüm ve dün yine başlayan Afganistan-Pakistan gerilimi tabii ki, özellikle ehl-i iman olan herkesi rahatsız ediyor.

Vahşi israil ve Hindistan sıkı dostluk görüntülerini paylaşırken, aynı dinden olan Müslümanların birbirleri üzerine bomba yağdırmalarının izahı olamaz.

Gazze’nin bugün bu durumda olmasının sebebi de işte bu parçalanmışlık ve İslam ülkelerinin kendi aralarındaki tahammülsüzlüktür.

Emperyalistlerin yeniden İslam dünyasına yönelik büyük bir saldırı başlatacakları ihtimali varken, Müslümanların kendi aralarındaki bu pervasızlığı hakikaten bir akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

İlahiler, tekbirler ve tehlillerle devam eden Ramazan orucunun; yeni akıtılan/akıtılacak kanlarla hüzne dönüşmemesini temenni ediyoruz.

Karşılıklı ufak bir iltifat ve hoşgörü, savaşları kesecek kadar güçlü olabilir. Güçlü olan; karşılıklı saygı, sevgi ve merhamettir. Bütün sorunların üstesinden gelecek kadar güçlü değerlerimiz bunlar.

İhlasla ortaya konan her söz ve eylemin etkisi, coğrafi sınırları aşarak büyük tesirler oluşturacaktır. Son gelen ilahili akımlardan bunu yeniden herkes anladı zaten.

Yazıyı sonlandırırken, bugün 28 Şubat… Yani bugünün meşum postmodern darbesinin 29. yıl dönümü olduğunu da hatırlatmış olalım. “Balans ayarı” çekenlerin nasıl bir zillet çukurunda debelendiklerini görmek, ayrı bir Ramazan neşesi olarak değerlendirilebilir. İfade etmiş olalım.

Hayırlı Ramazanlar!