Somali`nin ve açlığın gündeme gelmesi/getirilmesi iyi oldu. Yardım faaliyetleri yapanlar kendileri için ahirete azık taşıdılar.

Siyonistler katliamlara devam etti.

Ve bitti Ramazan.

Sevinçle karşılamamız gereken bir bayrama ulaştık; ama içimizde bir burukluk var.

Abdülkadir Turan Hocanın tutuklandığını duyduk.

Üzüldük ve mübarek Ramazan`ın son günlerinde beddualar ettik zalimlere.

Bayramı buruk karşıladık.

Bir bayram yazısı yazmaya niyetlenmiştim; ama olmadı.

Abdülkadir Hocama bir mektup yazayım istedim.

Aslında onun şahsında tüm Yusuf dostlarına yazıyorum.

Hocamın ve okuyucularımın hoşgörüsüne sığınarak mektubu buraya alıyorum.

Kekeme kalemimle nereye kadar gidebilirim bilmiyorum.

Bayramın mübarek olsun hocam!

Evet, muhterem hocam!

Bir bayram arefesinde yeniden adım attın yusufiyeye.

Bu kaç oldu bilmem.

Dosyalarını tamamlamak için yine apansız çalıştı zulmün görevlileri.

Kendilerine mühlet verilmemesi için, indi ilahide aleyhlerinde delillerin tamamlanması için mühlet vermediler.

Ramazan biterken çıktılar önüne.

Sindikleri yerden fark ediyordun aslında.

Umursamadın onları ama.

Sen bilgelikle yürüdün karanlığın üzerine, hikmetle söyledin sözlerini.

Heyhat!

Materyalizm bataklıklarında hesap yapanların elbette attarlardan yayılan kokulara tahammülleri yoktur.

Attar, şifa verir, güzel koku yayar, doğaldır.

Sentetiğe aşık olanlar, tencereye sabırsızca karbonat atanlar, kadim kültürümüzün bize kazandırdıklarından habersizdirler.

'Selahaddin'i satırlara yansıtırken ayrıntılara takılmadığını, insanları vicdan yürüyüşüne davet ettiğini bilmiyorlar.

Maddi şablonlarında ölçüleri bozuk çıkınca şaşırıyorlar.

Öfkeleniyorlar ve helvadan putlarına saldırıyorlar.

Evet, muhterem hocam!

İkibinlerin puslu ortamında suçlanmıştın sen de.

Emir-komuta zinciriyle cezalar verilmişti.

Brifingli yargının verdiği kararlar diyorduk.

Taraflı diyorduk.

İdareler değişti, kanunlar değişti; ama bizim için yargı kararları değişmedi.

Bu kez nereden ve kimlerden brifing aldılar bilmiyoruz; ama hep teyakkuzda idi yargı.

Gelen dosyaların incelendiğini bile sanmıyorum.

Sadece girişine ve suçlamaya bakmışlardır.

Çünkü gerekçelerinin ne hukuki ne de insani hiçbir tarafı yoktu maalesef.

Bunu daha önce defalarca yaptıklarını biliyorduk.

Şaşırmadık.

Muhterem hocam!

Rabbim esirgesin seni ve tüm mazlumları.

Kalemin çalışsın yine güneşe diş bileyen yarasalara inat.

İmam Azam`a, İmam Şafii`ye, İmam İbn-i Teymiyye`ye selam söyle.

Yüreğindekini bilmeyen düşmanların sana bir şey yapamaz.

Zamanı tekellerine aldıklarını sananlar zindanlarla tehdit ediyorlar muvahhidleri.

Yusuf`un dostlarını dar mekanlara mahkum ediyorlar, nefis ve şeytanlarına mahkum olanlar.

'Siz kimsiniz ki?' diyorlar.

'Kaç kişisiniz?'

Gözlerimde zalim Mekke aristokrasisi ve mazlum müslümanlar canlanıyor.

O zamanlar da bu sözler söylenmişti.

Evet, gerçekten,

Kaç kişiydiler ki onlar?

Yusuf dostları!

Rabbim sizleri rahmetiyle kuşatsın!