"Ortadoğu" coğrafyası olarak adlandırılan İslam topraklarını ateş topuna çeviren savaş, terör çetesi israilin savaşıdır. Tüm bölge ülkeleri; hatta tüm insanlık, terör çetesi israilin tutuşturmuş olduğu ateşten etkilenmektedir. Bu savaş, tek kelime ile Siyonistlerin arzı mev'ud savaşıdır. İnsanlık, bir terör örgütünün başlatmış olduğu savaşın bedelini ödemek zorunda değildir. Tüm Müslümanlar hatta tüm insanlık; "yumurtasını pişirmek için, değil komşusunun evini, tüm cihanı ateşe verecek" olan israile namlularını doğrultmalıdır. Tüm insanları köle olarak gören bir zihniyet, tüm insanlığın düşmanıdır demektir. Epstein dosyaları ile Trump'un boynuna tasma geçiren israil, Amerika'nın gücünü arkasına alarak tarihi bir hamle yapmak istemektedir.

Terör örgütü lideri Netanyahu, hedeflerini ve maksadını açıkça ortaya koydu.

Tarihi bir fırsat yakaladıklarını ve bu fırsatı değerlendirmek istediklerini, tarihin bir daha kendilerine bu fırsatı vermeyeceğini söyledi. Yani bu savaş mekanizması sadece israile hizmet etmektedir.

Bu savaşın tüm insanlığa faturası her geçen gün kabarmaktadır. Gelinen aşama itibariyle ağırlaşan faturayı ödemek epey pahalıya mal olacaktır. Ama savaş bu şekilde devam ederse ve savaşta sınırlar ortadan kalkarsa bunun sonuçlarını ortadan kaldırmak belki de yıllar sürer.

Bu savaşın devam etmesi, ABD açısından da büyük sonuçlar doğuracaktır. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Bu savaş Trump açısından da çıkmaza girmiştir. Bu yüzden savaşın yükünü başkaları ile paylaşmak hatta bu yükü onların sırtına yüklemek istemektedir. Hürmüz Boğazı'nı başkaları yardımıyla açmaya çalışmaktadır. Hatta bu meselenin Arapların meselesi olduğunu söyleyip Arapları mızrağın ucu gibi kullanmaya çalışmaktadır. Tüm İslam dünyasında Şii-Sünni savaşını çıkarıp kenarda sigarasını keyifle tüttürmeyi amaçlamaktadır Büyük Şeytan.

Böyle bir savaş felaket olur. Halkı Müslüman olan devletler onlarca yıl geriye gider.

Körfez ülkeleri akıllarını başlarına almak ve tarihi bir tercih yapmak zorundadır. Petrol ve turizme dayanan ekonomi, iflasın eşiğine gelir. Şimdiden ağır bir bedel ödemek durumunda kaldılar. ABD onları koruyamadığı gibi, Arapları kendi savaş ateşlerinin odunu haline getirmek istemektedir.

Özellikle bu savaşın devam etmesi durumumda alt yapısı ve üst yapısı tahrip olan Körfez ülkeleri bir çölden ibaret kalır. Enerji alt yapıları ve su arıtma tesisleri imha edilen Arap ülkeleri yaşanmaz hale gelir. Özellikle Dubai rüyası sona erer. Bu mesele sadece Arapları bitirmez. ABD'nin, Araplar yardımıyla kurmuş olduğu petro-dolar sistemi büyük bir darbe yiyecektir. Bu da ABD'nin dünya hakimiyeti projesinin sonunun başlangıcı olabilir.

İran'ın eğer bu kararlı duruşu devam ederse, karşı cephe büyük bir hezimet yaşayacaktır. Bu savaş herkesi etkilemektedir. Hatta bazı Uzakdoğu ülkeleri bile şimdiden ciddi bir enerji darboğazı yaşamaktadır. Siyaset aklının gereği; tüm ülkeler, israilin tutuşturduğu bu fitne ateşini söndürmelidir.

Amerikalılar bile her düzeyde bu savaşı çok ciddi olarak sorgulamaktadır. Hark Adası ve Hürmüz Boğazı için düzenlenecek bir kara harekâtı, Amerika için de bir milat olur ve verilecek zayiat büyük bir kırılmaya sebebiyet verecektir.

İnsanlığın selameti adına bu savaş bir an önce bitirilmeli ve terör örgütü israilin bu fitnesi boşa çıkarılmalıdır. Ortak Kader Doktrini çerçevesinde hareket etmekten başka çareleri olmayan bölge ülkeleri stratejilerini yeniden gözden geçirmelidir.

Amerika'nın küresel hâkimiyetinin temelini oluşturan petro-dolar konsepti sorgulanmalı ve dünyayı teslim alan bu haydutça dayatmanın son bulması için harekete geçilmelidir.

İnsanlık; bu büyük krizi, daha yaşanabilir bir dünya için fırsata çevirebilir.