ABD ve israilin İran’a yönelik saldırıları devam ediyor. Trump’ın açıklamalarından kimsenin anladığı bir şey yok. Muhabirler, analistler onun tam olarak ne dediğini anlayamıyor, çünkü saçmalıyor.

Trump, dünyadaki her bireyin cebindeki parayı çalan bir hırsız; her bir insanın çektiği çilenin asıl failidir.

Yahudilerden de siyonist olmayanları ondan çekiyorlardır. Dünya geneli Yahudilere yönelik yükselen antipatinin müsebbibi Trump, katil Netanyahu ve katliamcı şebekesidir.

İran’a yönelik saldırıların onların kendi hegemonyaları açısından bir şeye yaramadığı görülüyor. Acziyet ve hırçınlıklarından yol ve köprüleri bombalamaya başladılar. Sivil halkın kullandığı/kullanacağı köprüleri sebepsiz yere bombalayıp yıkmak, teröristlerin işi olsa gerek.

Bu arada köprü saldırısını değerlendirirken, köprünün askeri nakliyeler için önemli bir köprü olduğu ve bunun İran açısından manevrayı kısıtlamaya sebep olabileceğini ifade edenler, köprünün askeri bir hedef olduğunu ima ederek siyonistçe bir yaklaşım içerisinde oldukları bilinmelidir. Vurulan bir köprü ve bu köprü; yol gibi, su gibi, hastane gibi halkın ihtiyaçlarını gidermek için bir altyapı.

ABD ve israil, terör eylemlerine devam etmektedirler. Ambargo altında on yıllardır adeta yaşam mücadelesi veren İran, onların yaklaşan neredeyse her askeri ekipmanlarını vuruyor. Askeri gemileri gerisin geriye kaçıyor.

Trump, utanmadan her çıktığında İran’ın askeri gücünün bittiğinden söz ediyor, ama İran’dan fırlatılan füzelerin seyrinde bir düşüş görülmüyor.

CNN sunucusu Kaitlyn Collins; “Bu gece size özel bir CNN haberinde son dakika haberlerimiz var; kaynaklarımız, son ABD istihbarat değerlendirmelerinin İran’ın füze fırlatma platformlarının neredeyse yarısının hâlâ sağlam olduğunu ve bu gece itibarıyla İran’ın cephaneliğinde binlerce intihar saldırı dronunun bulunduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.” şeklinde sunum yaptı.

Onlar “yarısı kaldı” diye itiraf ediyor. İran’ın silah gücünü tam olarak bilemedikleri de anlaşılmış oluyor.

ABD-israilin İran’a yönelik saldırıları sürerken, durmadan mezhep farklılığını canlı tutanlar, bari israilin Mescid-i Aksa’yı kapalı tutmasına dair yazıp çizseler. Hatta sadece Mescid-i Aksa da değil, o bölgenin birçok camisine kilit vurulmuş durumda.

Bu savaş, İslam’a yönelik açılmış bir savaştır. Herkes bunu böyle bilmelidir. Camilerimizin kapılarına kilit vurulması, hele ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulması da mı şu fitneye son verilmesi gerektiğini salık vermiyor?!

Bugün Şii-Sünniyi tartışacağınıza, Evanjelikleri, Haçlıları, Siyonistleri ve diğer bilumum saldırgan gavurları tartışsanıza!

Fitne ateşine odun taşıyanların, eninde sonunda bu fitnenin ateşinden nasiplenecekleri muhakkaktır.

Trump’ın, Netanyahu’nun ve onların temsil ettiği barbar haydutların kaybedeceği gün yakındır. Onların işine yarayacak yorum ve değerlendirmelerde bulunanlar, utançlarıyla kalacaklardır.