• DOLAR 8.668
  • EURO 10.182
  • ALTIN 491.938
  • ...

Yine bir 15 Temmuz Destanı'nın yıl dönümündeyiz. Eski hatıralar ve anılar canlandı gözlerimde. Bir tarihin akışında bulunmak ve akışını değiştirmek gerçekten de heyecan verici bir durum.

Halkımızın o gece gösterdiği destansı duruş bu ülkenin kaderini değiştirdi. İstanbul'dan başlayıp şehir şehir yayılan bu destan elbette hafızalardan kolay kolay silinmeyecektir. Ne kadar hizmet etsek de, bu halkın hakkını ödeyemeyiz. Dolayısıyla yapacağımız hizmetlerle bu halka olan borcumuzun ancak bir kısmını ödeyebiliriz. Yani bu halk üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmiştir. Özellikle iktidar sahipleri bu halka ne kadar hizmet yapsa ve ne denli iyiliklerde bulunsa da hakkını ödeyemezler. Çünkü hepimiz biliyoruz ki şayet FETÖ başa gelseydi iktidar sahiplerini tutuklamalarla kalmaz, mütedeyyin birçok kesime yönelik infaz ve toplu katliamlara varacak cinayetlere imza atabilirdi.

Dolayısıyla şimdi yapılması gereken şudur ki bir daha bu darbelerin yaşanmaması için tedbir alınmalıdır. Bu tedbir de önce cunta anayasasını değiştirmek, sonra da yetişecek yeni nesillere iyi bir bilinç vermektir. Ayrıca askerî okul müfredatlarını sıkı bir şekilde inceleyerek halka efendi değil hizmet edecek neferleri yetiştirmektir. Çünkü ne yazık ki ülkemizde başa gelen bir kısım silahlı veya silahsız bürokratlar, göreve geldikleri gibi kendilerini bu ülkenin sahibi ve efendisi olarak görüyor. Ve sistemi halktan korumanın derdine düşüyorlar. Aslında korudukları sistem değil kendi saltanatlarıdır.

Devletin sistemi, halkın dinine, kültürüne uygun olacak şekilde çıkarılacak yeni bir anayasa ile yürütülmeli. Sonrasında kim gelirse gelsin ülkeyi şer güçlerin müdahalesi ve kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda değil, fıtrata uygun çıkarılmış evrensel anayasaya göre ülkeyi yönetmeli.

Gelen yöneticinin sistemsel bir problemi olmamalı. Tüm faaliyeti halka ve hakka hizmet olmalı. Dünya değiştiği ölçüde, oluşturulmuş sistem de aynı şekilde insani şartlar gözetilerek yenilenmeli.

Kimse kafasındakini halka dayatmamalı. Gelecek nesiller, başa geçen yönecilerin kendi fikirlerinin esiri edilmemeli. Her başa gelen de kendi zamanının gerektirdiği şekilde ülkeyi halkın değerlerine ters düşmeyecek şekilde özgür bir şekilde yönetebilmeli.

Bunlar yapılırsa yönetim halkın memnuniyeti doğrultusunda yürümeye devam eder ve bir daha hiç kimse dış güçlerin dayatmaları veya kendi egolarını dayatma cüretinde bulunamaz.

15 Temmuzda halk yönetimi ele aldı ve devleti hükümete teslim etti. Hükümet de devleti Müslüman halkın dinine, kültürüne ve geleneğine bağlı bir şekle koyarak vefa borcunu yerine getirmeli. Yapılacak Yeni Anayasa ile bu halka olan borç ödenmeli.