Siyonist işgal güçlerinin hava saldırısı sonucu Gazze’deki bina, okul, hastane ve mabetlerin yaklaşık yüzde doksan beşi tamamen ya da kısmen enkaza dönüştü.
Dolaysıyla enkaza dönüşen her yapı gibi yüzlerce cami ve mescit de yerle bir edildi.
Kahraman Gazze halkı enkaza dönüşen sokaklarda iftar ve sahurlarını yapıyor ve yine enkaza dönüşen cami ve mescitlerde teravih namazlarını kılıyorlar.
Teravih namazı kıldıkları camilerden birinin görüntüsü medyaya düştü. Belki siz okurlardan bir kısmı o görüntüleri izlediniz.
Teravih kıldıran imam, ayakta dua ediyor ve arkasındaki genç yaşlı yüzlerce kişiden oluşan cemaat de ağlayarak “âmin” diyor.
Evet, Gazze’de teravih namazında dua eden imam, kendilerini yalnız bırakan ümmeti Allah’a şikâyet ediyor.
İmam’ın yaptığı duanın bir kısmı şöyle;
“Allah’ım! Gücümüzün tükendiğini, çaresizliğimizi ve insanlarca hor görüldüğümüzü ancak sana şikâyet ediyoruz.
Ey Allah’ım! Bizi kime bırakıyorsun?
Bize tuzak kuran uluslararası bir konseye mi?
Yoksa bizi yalnız bırakan bir ümmete mi?
Ya da bizi kuşatan düşmana mı?
Eğer senden bize bir gazap gelmeyecekse biz bu çekilenlere hiç aldırmayız.
Allah’ım! Liderlerimizin acziyetini, fücur ehlinin azgınlığını, düşmanlarımızın kuşatmasını ve ümmetimizin bizi yalnız bırakışını sana şikâyet ediyoruz.
Allah’ım! Ümmetimizin bizi yüzüstü bırakışını,
Ümmetimizin bizi yüzüstü bırakışını,
Ümmetimizin bizi yüzüstü bırakışını sana şikâyet ediyoruz.
Ey Rabbimiz! Gazze halkı senin takdirine razı oldu, sen de onları razı et ve onlardan razı ol!
Ey Âlemlerin Rabbi! Gazze halkı çok korktu ve sarsıldı. Bu korkularına karşılık, onları Kıyamet gününün o büyük dehşetinden ve sarsıntısından emin kıl…”
Evet, ümmet Gazze’deki kahraman mücahitleri ve onurlu Gazze halkını yüzüstü bıraktı.
Büyük şeytan ABD’nin öncülüğünde her karışında şehit kanı olan o kutlu belde üzerine planlar kuruluyor ve bir tatil beldesi yapma hesapları yapılıyor.
Halkı Müslüman ülke liderlerinin ferasetsiz ve cesaretsiz duruşları hem Gazze halkını hem de duyarlı tüm Müslümanları kahrediyor.
Allah’ım! Halkı Müslüman olan ülkelerin liderliklerine ferasetli ve cesaretli kişileri getir.
Artık söz söylemeye utanıyoruz.
Seminerlerde, sohbetlerde ya da bire bir konuşmalarda artık Gazze ile ilgili bir söz söylemeye yüzümüz kalmadı.
Ümmetin acziyeti altında eziliyoruz, bu zillete artık dayanamıyoruz ve ne yapacağımızı da bilemiyoruz.
Allah’ım! Sen şahitsin ki Gazze’deki kardeşlerimiz gibi biz de çaresiziz. İcra makamında olanlara sesimizi duyuramıyoruz, elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama ancak bu kadar yapabiliyoruz.
Allah’ım! Gazze’deki kardeşlerimizin çok sarsıldığını biliyoruz ama en azında izzetli bir duruş ile dünya küfrüne meydan okuyup on binlerin hidayetine vesile oldular. Tıpkı Ashab-ı Uhdud gibi. Biz ise oradaki kardeşlerimize ulaşamadığımız için içten içe kahroluyoruz.
Allah’ım! Siyonist işgalcilere karşı her gün kinimizi biliyor ve onlara ölümcül darbe indirmek için her gün dua ediyoruz. Sen o günleri bize göster ve Gazze ile Kudüs’ün özgürlüğünde bizi pay sahibi kıl. Âmin.