Heyecanlanmamak mümkün mü bilmiyorum.

Kendisine ulaştığımız bu güzel günlere, kendimize ve sağlığımıza, en önemlisi Rabbimize karşı vefa göstermek bu günlerin getirdiği güzelliklerdir.

Düşünün ki; baskı yok, zorlama yok, gizli gizli yiyebileceğin içebileceğin imkan ve şartlar olduğu halde bedenini aç, susuz ve yorgun tutuyorsun.

Sadece seni Yaratan'ı memnun etmek ve rızasını elde etmek adına.

Kim bilir belki namaz konusunda gevşek olabiliyorsun.

Hacca gitmeyi zaman kaybı olarak görebiliyorsun.

Zekat vermede ise malın kötüsünü yahut hülleyi düşünüyorsun.

Bu yaralı ve derbeder inancına rağmen oruçtan vazgeçememek, fisebilillah değil de nedir?

Kaytarmanın, yemenin ve içmenin ortamı olan bu asırda, iradesine oruçla gem vurmak takdir gerektirir.

Karşılaştığım bir genç vardı.

Üç gün aynı ortamı paylaştık.

Tüm olumlu telkinatlara rağmen namaz için kirli olduğunu ve kılamayacağını söyleyip durdu.

Halbuki su ve duş imkanı da vardı.

Yalnız Ramazan ayı başladığında oruçtan vazgeçmedi.

Namazsız da olsa orucunu aksatmadı.

Eksik bir yaklaşım denilse de orucun hikmeti, farklı bir şekilde tecelli ediyordu.

Buna ilaveten oruç tutmayan bir başkası daha vardı ve biz iftara başlamadan gizli-saklı yemez, saygısını muhafaza ederdi.

Elbette namaz, mefhumu itibarıyla önemli bir ibadettir.

Elbette kabirde ilk sorulacak amel, namazdır.

Lakin insanların oruca karşı yaklaşımı, namazdan daha farklı olabiliyor.

Bu günlerin böylesi bir feyz ve berekete ulaşmanın sevincini kalben hissetmeyen olmasa gerek.

İçinde Kur'an'ın okunduğu, namazların şevkle kılındığı, dua dua göğe yükselen acziyetimizin imdadına yetişen bir iklimde olduğumuzu unutmayalım.

Yılda bir verilen veya kavuşabildiğimiz bu imkanın, bu yıl da bize sunulmasının şükrünü eda içindeyiz.

Şimdiden ikinci günü yaşarken avuçlarımızdan her saniyesinin kaçıp gittiğini görmek daha bir sarılmayı, daha bir sahip çıkmayı hatırlatıyor.

Dedik ya geçen iki ay boyunca; 'Allahım! Recep'i ve Şaban'ı bize hayırlı kıl. Bizi Ramazan'a kavuştur.'

Kavuştuk, şükür kavuşturana.

Vuslatın lezzeti şimdiden hicranın acısıyla elem verse de anın kıymetini değerlendirmeden geçmek olmaz.

Oruç, bu duygularla başlattı bu güzel günleri.

Bitirirken de inşallah bizden hoşnut ve memnun ayrılacaktır.

Tıpkı 'Radiyallahu anhum ve radu anh' Allah'ın onlardan onların da Allah'tan razı olduğu kulları misali.

Tüm okurların Ramazan ayı mübarek ve hayırlı olsun.