“Barış” kelimesi herkesin ağzına yakışmayacak kadar narin ve kırılgandır. Herkesin anladığı anlamda da olmayabilecek kadar anlam sapmasına sahiptir. Buna rağmen dünyada hemen herkes barış deyince aynı şeyi anlıyor. Peki, neden bu kırılma yaşanıyor öyleyse?

Kullanıcının davranışsal özelliklerine göre bazı kavramlar, anlamlarından saptırılır. Bu saptırma algı oluşturma, egoyu güçlendirme ve karakteristik özelliklerle alakalıdır. Özellikle siyasi yaklaşımlarda bunu daha çok görmemiz normalleştirilse de son dönemde Trump’ın bu yaklaşıma, egosunu ve karakterini de katması, rutin siyasi geleneği yerle yeksan etti. Eskilerin deyimiyle “devlet adamlığı” ötelendi, çıkar önceliği güç zorbalığıyla desteklendi. Bu nedenle barıştan ne anlaşılıyor diye sorulduğunda toplumların huzurundan çok, öncelikli çıkarlar daha bir anlaşılır oldu.

Gazze zulmü ortadan kalksın diye “Gazze Barış Kurulu, Gazze Konseyi, Gazze Teknokrat Kurulu” diye bir heyet teşkil edildi. Baktım, Trumpla beraber 9 kişilik bir heyetmiş: Tony Blair, Jared Kushner, Steve Wittkopf, Marco Rubio, Josh Ghrinbaum, Arbeh Lightstone, Nikolay Miadenov, Mark Rowan. Dikkatimi ilk çeken şey bu kurulda ne iki yıldır Gazze’de direniş gösteren grupların temsilcileri ve tarafı ne de bir taraftarı var. Hani Suudi veya BAE dahi olsaydı göze çarpardı. Öyleyse bu kuruldan ne beklenebilir ki?

Bu kurulun adının “Barış Kurulu” olması, barış kelimesinin sinsice emperyal gayelere nasıl da hizmet ettirildiğinin göstergesidir. Irak’a barış götüren, Afganistan’a barış götüren, Libya’ya barış götüren, Vietnam’a barış götüren, Hiroşima ve Nagazaki’ye Atom bombalarıyla barış götüren ABD ile uşaklarının bu kelimeye ettikleri bunca tecavüzü nasıl anlamalıyız?

Barışı bir güvercin gibi narin ve zayıf, zulmü de bir kartal gibi gösteren anlayış, sonunda güvercini kartala yem etti. Koyun postu giymiş kurt, sürüyü telef ediyor. İnsanlar bunu anlamıyor değil, Avrupa’nın kartala yaptığı uşaklık yani zulmüne verdiği destek, Avrupa’nın da sonunu getirecektir. Çünkü kartal, aşırı şımardı. Artık zulmü kendine de zarar verecek derecede yavrularına kadar ulaştı.

Unutulan şey ise Gazze için bu kurulun bir planı olabilir, Allah’ın da onlar için planlarının olduğudur.