Şu eşkıyanın yaptığı eşkıyalığa bir bakar mısınız; on bin kilometre uzaktan geliyor, Akdeniz ve Körfeze dünyanın silahını yığıyor, Gazze’yi yerle bir ediyor, taş üstünde taş bırakmıyor, çocukların ve kadınların çoğunlukta olduğu yüz bine yakın insanı hunharca katlediyor, yüz binlercesini sakat bırakıyor, maşa olarak kullandığı israil çetesine bu iş için trilyonlar veriyor...
Şimdi de viraneye çevirdiği Gazze şeridini eğlence merkezi yapmak için herkesten en az birer milyar dolar istiyor.
Hiç kimse ağzını açıp da; “Sayın Eşkıya başı, sen değil misin buraları viraneye çeviren, tasmasını tuttuğun köpek değil mi? Bütün bu paraların tamamını sizin ödemeniz gerekmez mi? Hatta sadece Gazze’yi imar etmek değil, hunharca hayatına kıydığınız ve sakat bıraktığınız her bir Gazzeli için tazminat ödemeniz gerekmez mi?
Ama söylediğimiz gibi hiç kimse bu şekilde ağzını açmadığı müddetçe bu Eşkıya başı yarın çıkıp diyecek ki, “Bombalarımın, füzelerimin parasını da istiyorum, gemilerimi, uçaklarımı ta Amerika’dan buraya getirmemin maliyetini de istiyorum...” derse hiç şaşırmayın.
Haklı olarak diyeceksiniz ki o paraları baştan peşin olarak almadı mı, saldırıları başlatmadan önce Körfeze gelip bir hamlede dört trilyon doları alıp gitmedi mi? Ama adam eşkıya, bir daha ister bir daha ister, var mı itirazı olan?
Peki, o gün gelmeyecek mi, yani Soykırımcı Siyonist eşkıyanın ve ortağının yaptıklarının bir bir ödetileceği, burunlarından fitil fitil getirileceği günler gelmeyecek mi?
Biz hep bu ümitle ve bu inançla yaşıyoruz, Rabbimiz o günleri en kısa zamanda bize gösterecektir inşaallah!
Ramazan ve ilk cumasının bütün Müslümanlar için bu ümidimizin başlangıcı olması dua ve temennisiyle.