Başta İran İslam Cumhuriyeti olmak üzere İslam dünyası için büyük bir geçmiş olsun diyoruz, Rabbim yaşanan şu felaketi tez zamanda bertaraf eylesin, üzerimizdeki kara bulutları dağıtıversin.
“Tarafları itidale çağırıyoruz…” sözü siyasetin en korkak ve kalleş sözüdür. Özellikle bu ağız son zamanlarda zulme ve haksızlığa isyan ettiğini bildiğimiz Türkiye siyasetine hiç mi hiç yakışmıyor.
Zannedersiniz ki Basra Körfezi Amerikan uçak gemileriyle dolu olduğu gibi Amerikan kıyıları da İran savaş gemileriyle dolu, İran’ı çevreleyen krallıklar Amerikan üsleriyle dolu olduğu gibi Amerika’yı çevreleyen ülkeler de İran üsleriyle dolu. Ve böylece karşılıklı büyük bir savaş ihtimaline karşı tarafları sükûnete çağırıyorsunuz ve bir iş yapmış oluyorsunuz.
Yani Müslümanlar olarak önce dilimize dikkat etmeliyiz, ağzımızdan çıkanın ne anlama geldiğini bilmeliyiz. Yok eğer bunu bile bile yapıyorsak biz ölmüşüz, Siyonizm ve Amerikan emperyalizmi karşısında resmen sinmişiz demektir.
Dikkat ederseniz Amerikan emperyalizminin en büyük gâvurluğu, savaşları hep kendi topraklarının dışına taşımasıdır. Aslında Avrupa emperyalizmi de aynı şeyi yapmaya çalışmaktadır. İki büyük dünya savaşında bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödediği için kendi aralarındaki savaşları bile ülkelerinin dışında yapmaktadır.
İnsanlık âlemi ne edip etmeli ve savaşı Amerika ile olan savaşını Amerikan topraklarına taşımalıdır. Buna Tel Aviv’i de dâhil edin. İnsanlığın kurtuluşunun burada olduğuna inanıyorum. Bunun için savaş uzmanları, bilim adamları kafa yormalıdır. Amerikan insanı ve Siyonistler kesinlikle kendi topraklarında bu savaşın acısını tatmalıdırlar. O zaman göreceksiniz ki bulundukları yerden çil yavrusu gibi dağılacaklar. Çünkü onların yaşadıkları yerler onların vatanı değil tatil köyleridir, refah içinde şımarıp kudurdukları yerlerdir. Sirenler çaldığında önce sığınaklara doluşurlar, biraz uzun sürerse derhal havaalanlarına ve limanlara koşuşurlar. Ama İranlılar ve Gazzeliler her bombardımanın ardından meydanları doldurmaktadırlar, çünkü oralar onların tatil köyleri değil vatanlarıdır ve başka gidecekleri bir yerleri yoktur.
Bu münasebetle Amerika’yı Amerika’da vuran Yiğit’i de rahmetle anıyorum.