Mutfakların vazgeçilmezi, her sofranın temel katığı olan kuru soğan fiyatları son günlerde kelimenin tam anlamıyla alev aldı. Geçtiğimiz yıl bu dönemlerde kilogramı 5 TL seviyelerinde seyreden soğan, pazar tezgahlarında ve market reyonlarında 10 kat artış göstererek 50 ila 70 TL bandına ulaştı. Vatandaş pazar tezgahlarına yaklaşamaz hale gelirken, tek bir adet büyük boy soğanın fiyatının dahi 18 TL’yi bulması durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Medya organlarından ve saha raporlarından derlenen bilgilere göre, halkı canından bezdiren bu fahiş artışın arkasında tek bir neden değil; zincirleme bir sistemsizlik, ihmalkarlık ve üretim krizi yatıyor.

Çiftçi 2 Yıl Boyunca Zarar Etti, Ekim Alanları Daraldı

Tarım uzmanları ve oda başkanları, krizin ilk tohumlarının geçmiş yıllarda atıldığına dikkat çekiyor. Son iki-üç yıldır yetiştirdiği soğandan kâr elde edemeyen, aksine sürekli zarar eden ve mahsulü tarlada kalan üretici, bu yıl üretime küstü ya da temkinli yaklaştı. “Zarar ediyoruz, ürünümüz para etmiyor” feryadı karşılık bulmayan çiftçi ekim alanlarını daraltınca, piyasada doğal bir arz sıkıntısı baş gösterdi.

İklim Şartları ve Hasat Gecikmesi Vurdu

Planlama yetersizliğine bir de olumsuz hava koşulları eklenince kriz katmerlendi. Türkiye’nin erkenci soğan ihtiyacını karşılayan Adana ve Hatay bölgelerinde yaşanan yoğun yağışlar ve sel felaketleri, hem tarladaki ürünlerin çürümesine yol açtı hem de verimi ciddi oranda düşürdü. İç Anadolu ve Amasya bölgesinde de bahar yağışlarının uzun sürmesi sebebiyle hasat sezonu haftalarca gecikti. Eski mahsulün depolarda tükenmesi ve yeni hasadın piyasaya zamanında girememesi yüzünden tezgahlarda "geçiş dönemi" kıtlığı yaşanıyor.

Üretim Maliyetleri Bel Büküyor

Tarladan pazara uzanan zincirde en büyük darbeyi ise fahiş girdi maliyetleri vuruyor. Çiftçinin ve nakliyecinin belini büken;

  • Mazot ve nakliye giderleri,

  • Gübre ve ilaç fiyatlarındaki durdurulamayan artışlar,

  • Sulama, enerji ve işçilik maliyetleri soğan fiyatlarının tarladan çıkış fiyatını doğrudan etkiliyor. Tarlada 15-25 TL arasında satılan soğan, aracıların ve lojistik maliyetlerinin bindiği uzun zincirin sonunda tüketiciye ulaşana kadar el yakıyor.

Gümrük Vergisi İndirildi Ama İthalat Çözüm mü?

Piyasadaki bu yangının ardından Cumhurbaşkanlığı kararıyla kuru soğan ithalatında uygulanan yüzde 49,5'lik gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5'e düşürüldü. 31 Ağustos 2026 tarihine kadar geçerli olacak bu hamleyle piyasaya dışarıdan ürün sokularak fiyat baskısının hafifletilmesi amaçlanıyor.

Ancak tarım sektörü temsilcileri ve kanaat önderleri hükümetin bu "pansuman" tedbirine tepkili. Uzmanlar, "Asıl sorun ithalat yapmak değil, bizi dışa mahkum eden plansızlıktır. Üreticiyi yerinde desteklemek, girdi maliyetlerini sübvanse etmek yerine kapıları ithalata açmak, yerli üreticiye vurulan son darbe olur. Bilimsel bir üretim planlaması yapılmadığı müddetçe halk bu fahiş fiyatlara, çiftçi de iflasa mahkum kalacaktır" uyarısında bulunuyor.

Ağustos ayı ortasında Polatlı ve Konya ovalarında başlayacak olan geniş çaplı hasat dönemiyle birlikte fiyatların bir miktar gevşemesi beklense de, yüksek üretim maliyetleri sebebiyle mutfaktaki soğan yangınının tamamen sönmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. Halk, yetkililerden günübirlik ithalat çözümleri yerine, yerli üretimi ayağa kaldıracak kalıcı ve adil politikalar bekliyor.

Muhabir: FATİH SİVİ