Düşünceleri Kur'an'ın eleğinden geçirmek

Fikir ve düşünce insanları değerli yapan ve bizi özel kılan kavramlardır. Bir konu hakkında hepimizin söyleyecek bir şeyi vardır. Hepimizin ana fikri aynı olsa da sözcük havuzumuzdan, sosyokültürel durumumuzdan, inançlarımızdan ve ruhsal yapımızdan etkilenerek bize özel bir kılıfla sarılmış farklı fikirleri vardır. İnsan düşündükçe değer kazanır. Eğer bizi üstün kılan yegâne şey güç olsaydı o zaman şu anki teknoloji seviyesine gelemezdik. Ama bizi üstün kılan aklımızdır. Çünkü aklını doğru kullanan evrenin yegâne yaratıcısını inkar edemez. Gördüğü, hissettiği her şeyde ve her yerde onun varlığını bulur. Çünkü akıl, bir eşyanın sanatkarı olması gerektiğini düşünür. Akıl Allah'ın varlığını hissettikçe kalple bir olur ve hem kalp hem akıl Allah için atar, Allah için çalışır. O zaman takva sahibi oluruz. Takva sahibi kimse günahtan, ateşten kaçarmışçasına kaçar. Bu özellik ancak akıl sahiplerinde vardır. Ya da aklını doğru şeyler için kullananlarda.

Peki bizim için bu kadar değerli olan aklı, düşünceyi ve fikri nasıl doğru kullanabiliriz? Düşünce yapımız küçüklükten itibaren şekillenmeye başlar, düşünceyi bir hamura benzetirsek ilk başta cıvıktır ona istediğimiz bilgiyi verince kıvamına gelmeye başlar. Kıvamına gelmesinde ailenin ve toplumun büyük bir etkisi vardır. Ancak şunu unutmamalıyız; hamur hiçbir zaman taş gibi olmaz. Tıpkı bunun gibi düşüncemiz de tek kalıpta kalmaz. Hayatımızın sonuna kadar farklı ortamlara girdiğimiz için, farklı insanlarla muhatap olduğumuz için değişir. Ancak düşünce yapısının en çok şekillendiği zaman gençlik zamanıdır. Bu noktada Müslüman genç uyanık olmalıdır. Düşüncelerini faydalı şeylerle beslemelidir. Kendisi için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmelidir. Doğruluk ve yanlışlık kısmen göreceli bir kavramdır. Ancak bizim rehberimiz her zaman Kur'an olmalıdır. Bizim için doğrunun ve yanlışın niteliği Kur'an'da ve hadislerde açıkça beyan edilir. Eğer Müslüman genç doğruyu, yanlışı ayırt etmeden her fikri kaparsa düşünce yapısı altüst olur. Aklı zıtlıklarla dolu olur. Ve hiçbir noktaya erişemez.

Evet, Müslüman genç çok dikkatli olmalıdır. Gençlik çağı zamanın boş geçirileceği bir zaman değildir. Bu dönem eğer iyi değerlendirilirse çok güzel şeylere varılabilir. Öncelikle Müslüman genç aklındaki sorulara açık ve tatmin edici cevaplar bulmak, daha sonradan sorular karşısında imanını şüpheye düşürmemek iken Kur'an-ı Kerim'i iyi okumalıdır. Onlarca defa Kuran'ı hatmetmek tabii ki önemlidir. Bundan da önemlisi ise Kur'an'ı anlayarak okumaktır. Çünkü Kur'an Allah'ın sözüdür. O sözlerin içinde kaybolmak, özüne ulaşmak ve Kur'an'ın tadını almak gerekir. Kur'an akla hitap eder, kalbe nakş olunur. Müslüman genç fikirlerini Kur'an'la kaynaştırmalıdır. Tabii yalnızca okumak yeterli değildir. Öğrendiklerimizle amel etmek çok önemlidir. Müslüman gencin ana kitabı Kur'an olmalıdır. Düşünce yapımızı katkı sağlayacak güzel kitaplar okumak da çok önemlidir. Müslüman genç zamanını boşa harcamamalıdır, zaman bizim için bir nimettir. Hiç şüphesiz akıl da öyle, Allah bizi aklını doğru kullanan, öğrendikleriyle amel eden gençlerden eylesin inşallah.

Görüş ve Önerileriniz için...


Yorumlar Yükleniyor..