• DOLAR 16.717
  • EURO 17.456
  • ALTIN 963.54
  • ...

   Şekere üşüşen sinekler misali, herkesin aynı davranışı gerçekleştirmesi, aynı kıyafetleri giymesi, aynı şarkıları dinlemesi, hatta -yetiştiği geleneğe aykırı olmasına, piştiği hamurun her bir zerresine zıt olmasına rağmen- aynı fikirleri savunması çağımızın ve şu ana kadar geçmiş olan çağların en temel sorunlarından biridir her halde. Ama hiçbir çağda bu sorun, yaşadığımız şu çağdaki kadar belirgin ve sinir bozucu olmamıştır zannımca. Bu farkın en büyük sebebi sosyal medyadır hiç şüphesiz. Zira hiçbir çağda insanlar fikirlerini bu denli hızlı yayacak bir araca sahip olmamıştı. Ya da şöyle diyelim, insanlar hiçbir çağda bu denli sürü psikolojisiyle kendini gerçekleştirmemişti. Hiçbir çağda teknolojinin ilerlemesi ve insanların daha özgün ve geniş fikirli olması bu kadar zıt oranlı olmamıştı.

   Popüler olana rağbet, farklı olanı dışlama... Aynı diziler, aynı müzikler, aynı video konseptleri, aynı paylaşımlar... Kısaca aynı basitlik diyelim. Bu basitliğe, muhafazakar görünümlü kimseler de müdahil olunca insan hayrete düşüyor. Herkes her şeyi yapabilir mantığı hakim. Bazı basitliklere düşerken üzerimizde taşıdığımız temsil bayraklarını unutuyoruz zannımca. Halbuki o değerli bayrakların bir ağırlığı olmalı değil miydi? O bayraklar, herkesleşmemizin önüne geçmeli değil miydi? Taşıdığımız bayraklar, temsil ettiğimiz din bizi ayrı bir yere koymalı değil miydi? Bataklıktaki gül misali bir değer biçmeli değil miydi? Herkes bir girdaba kapılırken, hipnoz olmuşken durumun farkına varacak feraseti bize vermeli değil miydi? Olayların üçüncü boyutunu da görecek bir görüş kazandırmalı değil miydi? Basitleşmemizi engellemeli değil miydi?  Dini özümsemekte sıkıntı yaşıyoruz zannımca. Özümsemediklerimiz hayatımızı etkileyemez sonuçta.

  “Birey her zaman sürü tarafından yutulmamak için mücadele etmelidir. Eğer bunu denerseniz, genellikle yalnız kalırsınız ve hatta bazen korkabilirsiniz. Ama hiçbir bedel kendine sahip olma ayrıcalığından değerli değildir.”-Nietzsche-

   Özümseyince o dini, farklı olmaktan korkmayacağız. Farklı olmak kendine sahip olmaktır. Yalnız kalmak pahasına kendimize sahip olmalıyız. Neticede bu din kalabalıkların aksine, atalarının izinden gidenlere karşı çıkarak farkını koyanların omuzlarında yükseldi. Bu din basit kalabalıklarda kendini yalnız hisseden peygamberin dini. Kalabalıklarda yalnız kalmaktan korkmayın. Bu özellik bizde gelenek.

Yazarın Diğer Yazıları