• DOLAR 8.689
  • EURO 10.388
  • ALTIN 497.027
  • ...

Son dönemlerde ikbal arayışında olan kimi İslami tandanslı şahısların CHP’ye sığınması Türkiye’deki siyaset anlayışının çarpıklığını yansıtması açısından çok manidar. Aslında bu durum iki taraf açısından da bir şahsiyet meselesi olarak da okunabilir.

Çünkü geçmiş, bir kalemde silinip atılacak ya da bir rozet değişimiyle kökten değişecek bir durum değildir. 

CHP’nin kurulduğu günden beri süregelen sabıkalı geçmişiyle, bu geçmiş ile gerek eylem gerekse de söylem bazında mücadele etmiş kişilerin aynı kümede toplanması açık bir siyaset mühendisliğinden başka bir durum değildir.

CHP’deki bu mühendislik olayı Kılıçdaroğlu’nun bir kaset olayı sonrası Deniz Baykal’ın ardılı olarak göreve gelmesiyle başladı. Dikkat edin o günden sonra CHP’deki bütün önemli aşamalar dışarıdan kurgulanıp öyle sahneye sürüldü.

CHP’nin genetikleriyle oynamak suretiyle adeta kopya koyun Dolly misali yeni bir CHP ortaya çıkarıldı. Bu ortaya çıkarılan CHP’de FETÖ’cü, PKK’li, DHKPC’li gibi kontenjanların yanı sıra sağcı, İslamcı(!) ya da AK Parti eskileri kontenjanı da açılmış oldu.

Bu kontenjan doldurulurken de dikkat edin geçmişte CHP’nin tabularına karşı en sert sözleri sarf edenler seçildi. Kimileri kadın kontenjanından, kimileri eski AK Partili kontenjanından kimileri ise fırıldak Kubi kontenjanından partiye monte edildiler.

Bu ahval, iki taraf açısından da trajikomik bir durum olmakla beraber her iki tarafın da karakteristik özellikleriyle de çelişmektedir.

Bu durum insanın aklına Kurtuluş Savaşı yıllarını getiriyor. Nitekim o zaman da CHP zihniyeti tam hakimiyeti sağlayıncaya kadar Alimler, Hocalar ve diğer İslami kurumlarla iyi geçinmişti.   Örneğin ilk meclis bunun güzel bir örneğidir.

Ama ne zaman ki bu zihniyet ipleri tam olarak eline aldı işte o zaman gerçek yüzleri ortaya çıktı. İstiklal Mahkemeleri’nin kurduğu dar ağaçları Alimlerin, Hocaların mazlumca verdikleri son nefeslerine binlerce kez şahitlik etti.

O dönemlerde Meclise çağrılıp yetkilendirilen Müslümanlar, Cumhuriyet’in ilanıyla düşman ilan edilip itibarsızlaştırıldılar.

Düşünün İstiklal Marşı’nın yazarı bile ömrünün bir kısmını sürgünde geçirmek zorunda kaldı…

Bu gün ikbal uğruna CHP’ye sığınanların da geleceği pek aydınlık görünmüyor doğrusu. CHP’nin oy uğruna, bünyesine kattığı eski İslamcıların olası bir CHP iktidarında hiçbir şansları yoktur. CHP şu anda bir köprü aşmaya çalışıyor. Bu yüzden de bu insanlara dayı muamelesi yapması gerekiyor.

Nitekim CHP’ye yakın kanallarda bu konular konuşulmaya başlandı bile. Birçok CHP’linin CHP yayın organlarında bu katılımları hedefe giden yolda mubah kerahetler olarak değerlendirdiklerine şahitlik etmek mümkün.

CHP’lilerin tabuları olan Atatürk ve Anıtkabir’e laf söyleyen insanları sadece birer araç olarak gördüklerini söylemek için de Siyaset bilimci olmaya gerek yok sanırım.

Selam ve Dua ile…

Yazarın Diğer Yazıları