• DOLAR 5.85
  • EURO 6.523
  • ALTIN 278.04
  • ...

Her şeyi daha güzel bir gelecek kurmak için konuşmak. Daha müreffeh, daha sağlıklı yarınları birlikte güvenle inşa etmek. Daha yaşanır bir dünyada dünya ve ahiret saadetini oluşturmak için gayret sarfetmek.

Şu an var olan, faaliyet yürütülen her alanda geleceği daha güçlü kılmak için, İslam`ın sesini daha da fazla yükseltmek için adımlar atmak. Proğramlar geliştirmek. Var olanı iyi okumak ve olanı olduğundan daha ilerilere taşımayı hedef edinmek.

İşte bu noktada hepimiz görevli olduğumuzun bilincinde olmalıyız. Her birimiz elimizden ne geliyorsa onu hiç aksatmadan yapma yoluna gitmeliyiz. Bu noktada engin fikirli, geleceğe umutla bakan bireylere olan ihtiyaç aşikar. Statükocu olmak yerine, var olanı kutsamak yerine daha güzele nasıl varılır endişesiyle hareket eden donanımlı bireyler oluşturmak önemli. Aksi halde bir kısır döngü alır başını gider. Zaman kaybedilir, yıllar heder olur. Büyük bir enerji, verim elde edilmeden harcanmış olur.

Takdiri İlahi ne ise zaten gerçekleşecek. Lakin bu arada yarına dair hedefler üretmek, programlar yapmak ve yarının inşasını bugün atılacak sağlıklı temellerle oluşturmak çok önemli.

Yatırımın büyüğünü gençliğe yapmak.

En büyük yatırımı gençliğe yapmak lazım. Onlar bu toplumun geleceği ve yarını. Tarih boyunca kuşaksal çatışmalar olmuştur ve bundan sonra da olacak. Bu insanoğlunun doğasının gereği. Marifet; gençliği istenen noktalara doğru argümanlarla taşıyabilmek. Kimin gücü gençlikte daha fazlaysa, kim gençliği daha fazla kanalize edebiliyorsa onun yarınları daha güçlü olacak.

Öyleyse gençliğin dünyasına hakim olunmalı. “Hayır”larla bir yasaklar dünyası kurmak yerine, “evet”lerle yol gösterilmeli. Gençlik kendi dünyasını kendi kurmak istiyor. Toplumun yarınlarını kendi oluşturmayı talep ediyor. Bu noktada onlara fırsat verilmeli. Onlarla ilişkilerde takınılması gereken tavır mürebbilik değil, ağabeylik, yol tanıtıcılık. Üstlerinde hegemonya kurmak yerine, yarınları onlarla beraber kurmak/kurabilmek işin özü.

Gençliğe hedefler sunmak, açık ve anlaşılır gayeler göstermek gerekli. Yarına dair önlerinde projeler olmalı. Ana hedef ahretin imarı olsa da dünyanın imarı ile ilgili hedefler de sunulmalı. Dünyevileşmek değil, dünyaya egemen olmak. Dünyaya boyun eğmek değil, boyun eğdirmek.

Aklı selimi hakim kılmak.

Büyük hedeflere doğru koşarken aklı selimi hakim kılmak çok önemli. Galeyana gelmemek, dolduruşa getirilmemek. Ana gayeden ayrılmadan, küfrün gündem belirlemesine izin vermeden kendi gündemini, toplumdan soyutlanmadan oluşturabilmek.

Olaylara bir medeniyet inşa projesi olarak bakmak. Yeniden İslam ümmetinin o aydınlık günlerine doğru dört nala at sürmek. Yeniden Endülüs`ün önlerinde durup, Kurtuba`da, Babil`de ilim yuvaları inşa edebilmek. Yeniden tarihinin parlak kandillerini ortaya çıkarabilmek.

Davranışlarda akl-ı selimi hakim kılmak. İ`tidal üzere olmayı, i`tidalli bir yürüyüşü ana davranış temeli yapmak. Öfkelerimize yenilmeden ama gayretten de uzak durmadan adımlar atabilmek.

Büyük yarınlar için daha büyük sabır ve metanet gerekir. Hedef ne kadar büyükse o hedefe varabilmek adına gösterilmesi gereken sabırda o kadar büyük olmalıdır.

Haydé bir adım daha ileri…

Küçük adımlarla büyük hedefler gerçekleştirmek. Toprağa atılan bir tohumda koca çınarları görebilmek. Medreseden mezun olan bir kız çocuğunda, oluşturulan koskocaman bir medeniyeti okuyabilmek, bir kutlu doğumda toplumsal dönüşümü anlayabilmek.

Evet; tüm bunlarla beraber haydé bir adım daha ileri! Bir adım daha öne çıkalım. Toplumu İslam`ın nuruyla aydınlatmak için biraz daha gayret edelim. Edebiyattan-sanata, müzikten-sinemaya kadar her alanda yeniden var olabilme yolunu seçelim. Unutmayalım toplumu her alanda kuşatmadıkça, küfrün alternatifi olamayacağız.

Haydé bir adım daha ileri. Haydé biraz daha geniş ufuklu bir perspektifle yarınları inşa etmeye…