• DOLAR 6.164
  • EURO 6.728
  • ALTIN 326.87
  • ...

Her bir saati, ebedi saadeti kazandıracak kıymette olan dünya ömrünün azaldığını ve kişinin eceline daha da yaklaştığını anlatan “yeni yıl,” şuurlu Müslümanlara tövbe ve istiğfardan, murakabe ve muhasebeden, vazife ve sorumluluktan başka bir şey söylemez.

İbadetlerdeki vakit şartlarını ve kişinin yaptıklarından sorulmaya başlandığı dönemi konumuzdan hariç tutarsak, sabır, şükür, tevekkül, itaat, azim, şevk, havfullah, idrak, fikir, kardeşlik, intisap, hakkaniyet, adalet gibi imanın tabiî cüzleri arasında sayılacak olan ümit/recâ için de herhangi bir start anı, deyim yerindeyse mesaiye başlama saati tayin edilmemiştir.

Ancak bununla birlikte, “Hayırlarda yarışma, acele etme, koşma” (Bakara 148, Âl-i İmran 114,133, Mâide 48,Zariyat 50, Mutaffifin 26) mealindeki ilahi emirler ise, elbette her girilen günde/haftada/ayda ve yılda daha dinamik olarak yeni imkân ve fırsatların peşine düşmeyi zorunlu kılar.

Saatte 1670 kilometre hızla ertesi güne ve aynı anda saatte 108 bin kilometre hızla da gelecek yıla doğru korkunç bir hızla ilerleyen şu yerkürede hayırlı işlerde neden acelemiz olduğu açık değil midir?

Kaldı ki, bütün insanlığın ve yeryüzünün mahvına çalışanların; inkar, ifsad, ilhad, isyan, nifak, tuğyan, sömürü, işgal ve katliamlarının bu kadar yaygın, bu kadar çeşitlendiği bir devranda ıslah, inşa, ihya, itfa ve irşad için adeta isra ve miraç süratine ihtiyacımız yok mudur? Bunca yıkıma şahit olurken, öyle Süleyman(as) gibi mülkün ve hükmün sahibi olmak bile yetmez. Bir de göz açıp kapamada Belkıs’ın tahtını getiren çabukluğa muhtacız.

Dünyanın Müslümanlar için her zamankinden daha aktif haldeki düşmanlarla dolu olduğu gerçeği fantastik bir paranoya olsaydı, belki şu mevzudaki tekrarımız israf sayılırdı.

Ama şu anda mesela evanjelikler boş oturmuyor. Dünyayı 2020 yılında kıyamete biraz daha zorlamak için daha sağlam planlar yapıyorlar.

Filistin’e, Kudüs’e çöreklenen işgalciler kendileri için yeni tehdit listeleri oluştururken, çevrelerini tahkim edip engelleri ortadan kaldırma hesapları yaparken yavaş değiller. İblis’in küresel aveneleri de bu yılın kendilerine uğur getirmesi için müthiş bir efor harcıyorlar. Müslümanların ırkî, mezhebî, meşrebî ve diğer farklı düğümlerine üflüyorlar. Gece gündüz, hiç dinlenmeden, aksatmadan, ertelemeden, mazeret üretmeden, büyük bir kararlılıkla hain tuzaklarını kurmayı sürdürüyorlar.

 Şu arz üzerindeki her insanı kendi ürettiklerinin zaruri müşterisi ve kendi dünya görüşlerinin mecburî kölesi gören bütün gâsıp güçler ve beşerden bozma şer odakları hem Kur’an ve Sünnetle bağımızı hem de birbirimizle olan hüsnü zannımızı, uhuvvet, ülfet ve ünsiyetimizi koparmak için 2020 yılını aşkla, şevkle karşılıyorlar. Bu yıla girerken; kumar müptelası, madde bağımlısı daha fazla, nikahsızı, cinsiyetsizi, ahlaksızı, ilimsizi, marifetsizi alabildiğine artmış ve birtakım çıkarlar uğruna sürekli birbirini ötekileştirmekle meşgul Müslüman coğrafyalar hayal ediyorlar. Bu düşlerine kavuşmak için bizim yavaşlığımızı da büyük bir şans olarak görüyorlar.      

Yirmi üç yıllık risaletinin hiçbir noktasında durgunluk ve yavaşlık bulunmayan Efendimiz(sav) şöyle uyarıyor: “Hayırlarda acele ediniz. Çünkü yakında karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O vakit insan, mü’min olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar; dinini küçük bir dünyalığa satar.” (Müslim, Îmân 186; Tirmizî, Fiten 30, Zühd 3)

Halbuki İslam alemi; diğer bütün dinlerin, ideolojilerin ve medeniyetlerin söyleyecek sözlerinin tükendiği, mânâ, fikir, sanat, lider, filozof, ilham gibi neredeyse bütün sermayelerinin bittiği böyle bir hengâmede kıyamet kopacaksa bunu kafirlerin başında kopartacak bir ruha sahipler. Kaybettikleri değerlerle birlikte dik duracak mecalleri kalmayan ve iyice yapay hale gelen küffarın sevinçlerini kursaklarında bırakıp “hep birlikte Allah’ın ipine sarılıp ayrılmamak” için gerekli olan kaynağa sahipler.

Dermanımız birbirimiziz. İlacımız sensin, biziz. Kolaylaştıranın adıyla, hayırda acele, bir kelimecik selam, bir tebessüm, küçük bir müsamaha, azıcık bir empati, birazcık anlayış ve kabul, ufak bir dokunuş yeterli. 

O zaman 2020 yılı ümmetin şahlanış yılı olacak inşallah.