• DOLAR 8.44
  • EURO 10.075
  • ALTIN 492.353
  • ...

Dün öğlene doğru haber ajanslarına; "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Anayasa Mahkemesi, ülkedeki Kur'an kurslarının laiklik ilkesine aykırı olduğu bahanesiyle kapatılmasına karar verdi. Kur'an kurslarının faaliyetleri ülkede resmen durdurulmuş oldu." haberi düştü.
Yine Laiklik yine Kur’an Kurslarının kapatılması...

Kemalizmin klasik İslam düşmanlığının argümanı olarak anayasadaki laiklik ilkesi, yine Kuran Kur’an Kurslarını kapatmak istiyor. Daha bu ne zamana kadar devam edecek hep beraber göreceğiz.
Hz. Osman (r.a) döneminden beri mücadele yeri olan Kıbrıs'ta, Müslümanlar olarak mücadeleyi kaybettiğimizi itiraf ediyoruz. Hem de bizden olup da emperyalizme uşaklık edenlerin eliyle.
Malumunuz Kıbrıs Hz Osman (r. a) döneminde fethedildi. O dönem Bizans idaresinde olan Kıbrıs adası İslam ordusunun donanmasına karşı koyamamış ve savaş etmeden teslim olmuştu. Böylece Kıbrıs artık İslam memleketi oluvermişti.
Ancak Müslümanların bu adaya gerekli önem vermemesi ve Bizans ile türevlerinin çeşitli desise ve oyunları neticesinde ada sık sık el değiştirmiştir. Tarihi süreç içinde bazen müslümanların yurdu bazen de müslümanların korktuğu yer olmuştur.
1900'lü yılların ortalarına gelindiğinde Rumlar artık Kıbrıs'ı tamamen ele geçirip bir bağımsız devlet kurmak istediler. Fakat müslümanlar "Mücahitler Hareketi" diye bir direniş hareketi başlattılar. 1974'te Türkiye'nin de dahliyle Kıbrıs, Kuzey ve Güney olmak üzere bugünkü halini aldı.

Artık Güney Kıbrıs Hristiyan ve Kuzey Kıbrıs ise Müslümanların eline geçmişti.

Evet, Hz Osman (r. a) döneminde fethedilmesinden 1974 dönemine kadar ki tarihi serüveni yukarıda kısaca anlattığımız gibidir. Ancak 1974'ten sonra Kuzey Kıbrıs üzerinden çok ciddi bir dejenerasyon hareketi başladı.
Kemalist ve Ulusalcı tayfanın çeşitli planlarıyla; artık Haçlılar, Rumlar ve diğer bilimum islam düşmanlarının alt edemediği Müslüman halk, kendi gibi görünen ancak ipleri haçlıların elinde olan yerli piyonlar üzerinden alt edilecekti.
Bunun için Kuzey Kıbrıs'ta çok ciddi bir kültür kayması olması gerekirdi. Bunu da Laiklik safsatasıyla başardılar. Öyleki yıllarca Rumların işgalinden kurtulmak için mücadele eden müslüman halkın evlatları, artık Rumları geride bırakacak derecede İslam’a ve İslam’ın değerlerine savaş açtılar.
Dedeler kabirlerinde kalksa torunlarını Hristiyan zanneder duruma geldi.
Tesettüre, ezana, İmam Hatip okullarına, Kuran Kurslarına... hasılı islami değerlere karşı düşmanlık eden ve bu düşmanlığıda aleni olarak ilan eden bu zavallı güruh resmen ecdadının dinine, kültürüne ve medeniyetine savaş açmış duruma geliverdi.

Daha bir kaç yıl önce Kuzey Kıbrıs'ta bir grup ezana savaş açarak yayımladıkları “Ezanlar Sussun!” başlıklı matbu bildiride, aynen şöyle diyorlardı:

"Ülkemizin her yerinde sürekli duyduğumuz, sinir bozucu hâle gelen Arap bağırtıları (ezân) kesinlikle kutsal değildir! Ey Kıbrıs Türkü! Gelin birlik olalım ve susturalım artık şu Arapça bağırtıları, inanmış insanlar, kendilerini kandıranlara tepkilerini göstersinler. Kutsal olduğunu yutturmaya çalışanlara inanmıyoruz ve onların insanımızı, anlamadığı bir dille ‘alıklaştırdığını’ düşünüyoruz. Aylardır süren uyarılarımızın dikkate alınmamasından dolayı kampanya dozajını yükseltiyoruz. Gerekirse uluslararası arenaya taşıyacağız..."
Evet, Laiklik ilkesi yine hortladı ve bu sefer