• DOLAR 17.947
  • EURO 18.406
  • ALTIN 1038.32
  • ...

Pandemi döneminde eve tıkılmanın verdiği bir refleksle tabiata çıkma hesapları yaptık. Bu zorunlu sokağa çıkma yasağından, evin darlığından ve sokağa çıkamamanın kasvetinden kurtulmak için çareler aradık.

Baktık ki çevrede tabiat ile iç içe aylık taksitlerle hobi bahçeleri satılmakta.. Hem temiz hava hem de toprakla hemhal olma durumu pandemiyle içeri hapsolan insanların hoşuna gitti. Kimileri bütçelerine uygun taksitlerle hobi bahçesi yaşam alanı yerler edindiler.

Alınan yerler kanunlara uygun olarak kurulmuş kooperatiflere ait. Çevre ve şehircilik bakanlığında kayıtları var. Tapulu alan. Tapu kooperatife ait. Herkes hisse sahibi.

Gel zaman git zaman içine türlü türlü meyve ağaçları ekildi. Sular çekildi. Sebze ekildi. Aynı zamanda buraları ekilip dikilen yerler haline geldi. Yani tarım arazisi de değildi ama şimdi oldu. Daha sonra insanlar kendilerini güneşin sıcaklığından ve kışın soğuğundan korumak için de kulübe yaptılar.

Ama tam da burada ne mi oldu? Ta buraya kadar kimsenin ses çıkarmadığı bu alanların karşısına belediye dikildi. Şehirden uzakta, dağ başında bir yerde olan bu alanları belediye kaçak yapı diye hemen mahkemeye verdi. Hobi bahçeleri sahipleri de karşı mahkeme açtılar. Sonra belediye meclisi toplandı ve buraları yıkma kararı aldı. Hem de daha mahkeme devam ederken. Biz yıkarız siz de mahkemeye devam edersiniz dediler. Ne zaman mahkemeyi kazandınız biz de size tazminat veririz diyorlar. Çözüm bu!

Bu mesele sadece bir kişinin meselesi değil. Artık tüm ülkede bir sorun haline gelmiş. Milletin dişinden, tırnağından biriktirip yaptığı bu yaşam alanları artık bir kabusa dönmüş. Bu zamanda, milletin zamlarla boğuşup yaşam savaşı verdiği bir anda, üstüne bir de yıkım haberleri ile bir daha yıkılıyorlar. Hem de bu karda kışta yıkıyorlar.

Artık el insaf diyoruz. Her işin bir yolu ve yordamı vardır. Bir kere bu iş bu ekonomik darboğazda yapılmaz. Ayrıca karda kışta da bu iş yapılmaz. Yine hukuki bir süreç sürerken de hiç yapılmaz.

Bu iş yıkımla değil uzlaşmayla yapılmalı. Ayrıca bu alanların tarıma engel olup olmadığı da tarım bakanlığından raporla belirlenmeli. Tarıma engel oluyorsa mahkemeden sonra yıkın. Ama tarım yapılıp katkı sağlanıyorsa, tarıma elverişsiz alanlar tarıma kazandırılıyorsa o zaman da bu işe köstek değil destek olmanız lazım.

Bu iş sadece belediyenin iki dudağı arasına terk edilecek bir mesele değil tüm taraflarca konuşulup hal edilmesi gereken bir meseledir. Halkı canından bezdirecek uygulamalardan artık uzak durun.