• DOLAR 9.615
  • EURO 11.238
  • ALTIN 554.27
  • ...

Otuz Temmuz Konya için acı bir gündü. Aynı aileden yedi kişi katledilmişti. İnsanlar büyük bir acıyla sarsıldılar. Aynı aileden kadın erkek yedi kişi öldürüldü. Gerçekten ne örfümüzde ne de insaniyetimizde böyle bir katliama sebep olacak bir neden bulunmazdı. Çünkü bizde kadına değil kurşun sıkmak, kavgada el bile kaldırılmazdı.

Ama insanlar bu büyük acıyı yaşarken bir de bakıyoruz ki olayı araştırıp öğrenmeden, sanki bir yerden talimat alınmışçasına, bir kesim aynı kelimeleri arka arkaya sıralamaya başladılar. Olayı hemen manipüle etmeye, siyasi ikballeri için ranta çevirmeye çalıştılar.

Bizim maktullerin ailesi için diyecek sözümüz yok. Büyük bir acı yaşadılar. Üstelik aynı şehirde olmalarına rağmen yardıma koşamadılar. Ailenin tüm fertleri katledildi. Bu acı üstüne ne kadar acı da konuşsalar mazurdurlar.

Ama olayı hiç araştırmayıp hakkında ileri geri konuşmak ya ahmaklık ya da hainliktir. Olay ne kadar acı da olsa, olayın sebeplerini öğrenmeden hemen mal bulmuş mağribi gibi olayı siyasi emellerine alet etmek çok çirkin bir hadisedir. Çünkü olayı kendi emellerine alet etmek isteyenler bilirler ki bu acının karşısında kimse duramaz ve bu havada ne söylerlerse yanlarına kar kacak. Ve ne yazık ki de öyle oldu. Çünkü bu olayı aydınlatacak yargı, polis ve yerel yönetimler sus pus oldular. Yaptıkları kısacık açıklamalarla ve olayı basite indirgemekle halkın daha çok tepkisini çektiler. Ellerinde bazı görüntü ve deliller olmasına rağmen doğru dürüst açıklamadılar. Kötü niyetli açıklamaları çürütecek delilleri ortaya koyamadılar. Meydanı tamamen siyasi bir ranta çevirmek isteyenlere bıraktılar.

Biz taziyede iken bile bazıları taziyede ‘bizim partiden başka kimse size sahip çıkmadı. Herkes sizi terk etti bir biz kaldık diye o acılı ortamda siyaset devşirmek istiyorlardı. Hâlbuki orada başka siyasi partiler ve temsilcileri de vardı.

Ama olayın başından itibaren doğru bilgiye ulaşma adına HÜDA PAR çok çabaladı. Hem ailenin taziyesine büyük bir katılım göstererek acılarına ortak oldu. Hem de hemen bir komisyon kurdu ve araştırmalar yaptı. Meselenin aslını taraflardan ve komşulardan dinleyerek hakikate ulaşmaya çalıştı. Biz bu araştırmaları yaparken çevreden bizi arayanlar bizim de hemen bazı açıklamalarda bulunmamızı istiyorlardır. Ve bu açıklamaları da illa Türk-Kürt çatışması etrafında yapmamız için baskı uyguluyorlardı. Hatta bu açıklamaları yapmadığımız için bize kızıp küsenler, çeşitli ithamlarda bulunanlar oldu. Kardeşim, hakikat elbette ortaya çıkacak. Sen hakikatin hilafına söz söylediğinde hakikat ortaya çıkınca ne yapacaksın? Mesela kamuoyunda olmayan ama araştırmada ortaya çıktı ki; 12 Mayıs’ta Dedeoğlu ailesi ile Keleş ailesi arasında kavga çıkmış, bunun üzerine akrabalarını toplayıp Dedeoğlu ailesini dövdüklerini kimse bilmiyordu. Mesela katilin kız kardeşi ve eniştesinin bu olaydan dolayı hapiste olduğu, kız kardeşinin bırakıldığı ama eniştesinin hala hapiste olduğu, katilin önce konuşmaya geldiği ikna edemeyince gidip silah alıp geldiğini kimse bilmiyordu. Korumanın kimseye verilmediği sadece bir hafta orada nöbet tutulduğunu kimse bilmiyordu. Olayı kışkırtmak için olayda köpeğin dahi öldürüldüğü söyleniyordu ama köpek sağdı. Olay sadece iki aile arasında iken bazı mihrakların özellikle Dedeoğlu ailesini etkileyerek olayı başka mecralara çektiğini de kimse bilmiyordu. Hatta birinci avukatın Dedeoğlu ailesinin avukatlığını niçin bıraktığını da kimse bilmiyordu. Mahallede olan diğer Kürt aileleri kimse dinlememişti.

Velhasılı kelam acı büyük olunca bu acıyı dindirmek ve hak yerini bulsun diye çalışmak yerine bazı kesimler siyasi rant devşirme peşine düştüler. Ailenin acısını kullanarak ailenin gençlerini ve akrabalarını da yönlendirdiler. Olayda olmamış birçok olayı olmuş gibi kamuoyuna sunarak bir iç çatışmayı çıkarmak istediler. Bu kalleşliği ancak bu millete karşı ihanet içinde olanlar yapabilir.

Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Acıyı yaşayan bu ailemiz ne kadar acı söz söylese de haklarıdır. Ama yine de büyük bir sabır ve metanet göstererek olayı adalete havale ettiler. Acıyı paylaşıp azaltmak varken dağıtıp çoğaltmak isteyenler art niyetli olanlardır. Kamuoyuna yanlış bilgi verenler bu millete kötülük isteyenlerdir.

Allah bir daha bu gibi acıları bu millete yaşatmasın. Kötü niyetlilere fırsat vermesin. Bu acıya sebep olanları da dünya ve ahirette hak ettiği cezaya müstahak etsin.