• DOLAR 7.363
  • EURO 8.717
  • ALTIN 460.112
  • ...

Eğitim Müfredatımız, eğitim olayını ıskalayarak öğrenciye bol bilgi yükleyerek salt öğretimi önceleyen bir anlayış üzerine kurgulanmış bulunmaktadır. Oysa sağlıklı düşünen ve geleceğe güvenle bakan bir neslin yetişmesi için öğretim kadar eğitimin de önemsenmesi gerekir. Malumunuzdur, bir kuşun uçabilmesi için iki kanada ihtiyaç vardır. Maarif Sisteminin iki kanadından biri de eğitim kanadıdır. Her gelen hükümetin iktidarında eğitim kanadı sakat bırakıldığı için bu alanda biraz hareketlenme olsa da uçuşa geçemiyoruz. 

Eğitimde başarılı olmanın yolu nasıl bir öğrenci yetiştirmek istediğimiz ve o öğrenciye neler kazandırmak istediğimizi belirlemekten geçiyor. Bunun yanında çocuğu eğitirken, çocuklarımızın yeteneklerine uygun bir mesleğe sahip olmaları ve mesleğini severek icra etmeleri, yaşadığı toplumda kul hakkına riayet eden, haram yemeyen, ahlak sahibi bir insan olmaları, izzetli olup kula kul ve köle olmayan, kendini ezdirmeyen ve kimseyi ezmeyen, kendisine, aile efradına ve bütün insanlığa faydalı insanlar yetiştirmek birinci önceliğimiz olmalıdır.

Doğrusu bir öğretmen öğrencilerine düzgün bir kişilik ve kimlik kazandırmadıktan sonra o, allame-i cihan da olsa yüklediği bilginin bir işe yaramayacağı ortadadır. Kaldı ki İslam toplumunun değer yargılarına inanmayan, bu değerlere uygun bir yaşantı sergilemeyen bir öğretmenin, öğrencilerine iyi yönde rol model olamayacağı gibi onun elinde dindar nesil değil, olsa olsa kindar bir nesil yetişecektir. Hem güncel hayatta, evde, okulda/sınıfta olsun -daha çok gördüğüne inanan- genç kuşakların, geleceğini inşa ya da berbat etmek de yine öğretmenlerin elinde...

   Okulda düzgün bir öğretimle birlikte öğrenciye aşağıdaki erdemleri kazandırmaya çalışmak da esas olmalıdır:

> Öğrenci kişilikli ve karakter sahibi olmalı.

> Öğrenci kendine güvenmelidir. Öylesine ki öğrenci hem evde hem okulda ve hem de toplumda özgüven problemi yaşamamalı.

> Erdemli bir öğrenci imanlı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalı.

> Üstelik dinini ve dilini iyi öğrenmelidir. Çünkü bu unsurlar, bir milletin karakteristik özelliklerini korumak için önemlidir. 

> Tarihini iyi bilmeli, gerçek tarihle yalan konuşan tarihin söylediklerini sorgulayabilecek yetenekte olmalı. Resmi tarih, çoğu zaman hainleri kahraman, kahramanları hain ve ajan olarak gösterebiliyor.

> Öğrenciye nefret ve kindarlığı değil, sevgiyi, barışı ve insanlara faydalı olmayı aşılamalıyız.

> Öğrenci egoist yetiştirilmemelidir. Allah'ın nimetlerinin herkese yetecek kadar çok olduğu anlatılmalı, bunun için paylaşımcı olmalı. 

> Medeni cesaret sahibi olma, düşüncelerini açıkça ve korkmadan söyleyebilme konusunda öğrenciye yardımcı olunmalıdır.

> İyimser ve yapıcı olmalı. Kırıcı ve kaba olmaktan uzak durmalıdır.

> İlmi ve irfani bir birikime sahip olmalı.

> Nazik, kibar ve insanlara saygılı olmalı.

> Prensip sahibi olmalı, disiplinli çalışabilmeli.

> Başkalarının düşüncesine saygı göstermekle birlikte farklı düşüncedeki insanlarla medenice tartışabilmeli.

> Hoşgörülü ve özgürce düşünen bir anlayışa sahip olmalı. 

> Düşündüğünü yapabilecek cesarete sahip olmalı.

> İnisiyatif sahibi olmalı, sorumluluk bilinci taşımalı.

> Birlikte çalışma ve araştırmaya önem vermeli.

> Cesur olmalı, güçlükler karşısında yılmadan sabırla hedefine yürümeli.

> Tenkide açık olmalı ve muhatabına değer vermeli.

Biliyorum bu erdemlerle donanmış bir nesil yetiştirmek kolay bir iş değil. Ancak hoşgörü ve sevgiye dayalı bir eğitim metodu ve anlayışını benimseyerek bunu bir nebze de olsa başarabiliriz. Hakeza, eğitimle hedeflenen sadece mükemmel insan yetiştirmek değildir, gaye iyi insan yetiştirmek olmalıdır. Zaten, eğitim bilimlerinde mükemmel insan arayışından daha çok iyi insan arayışı yaklaşımı kabul görmektedir. Tam ve mükemmel olan ancak Allah'ın Nebileridir. Kavimlerin kötü seyri ve gidişatını iyi yöne kanalize etmek için gönderilmiş Peygamberler de sıdk ve ismet sıfatına öyle eğitimle falan değil, ancak Allah(cc.)'ın irade ve dilemesiyle sahip olmuşlardır. İslam'da insan-ı kâmil arayışı vardır ama gerçek kemâl vasfıyla muttasıf olan ancak Peygamberlerdir.

Öğrenciye yukarıda sıraladığım erdemleri kazandırmak hedefi olmakla birlikte, toplumun norm, inanç ve değer ilkelerine bağlı kalmak da esas olmalıdır. Ülke nüfusunun ezici çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede eğitim sisteminin İslam'ın ruhuna uygun bir anlayışla dizayn edilmesinden doğal ne olabilir? Normlar, bireylerin içinde yaşadıkları toplumda kendilerinden uyulması beklenen kurallar bütünüdür. Yani normlar, insan davranışlarını şekillendirmekle birlikte, içinde yaşanılan kültür, hatta kültürün değer ve inançları ile yakından ilişkilidir.

İnançlar, sosyal, kültürel ve ahlâki yapı içinde hayatın tüm boyutlarını kapsayan yasalar bütünüdür. Değerler, toplum için önemli kılınmış, kimi zaman erdemleri taşıyan yapılar olarak da tanımlanabilir. Hasılı kelâm, öğrenciler öğretim sürecinde toplumsal erdem, değer ve inançların birazını aileden birazını da okulda rol model olarak gördükleri öğretmenlerinden edinirler. Çocuğun öz benlik ve yeterlilik algıları yeterince gelişmediği dönemde çocuğun aile ve öğretmenlerine önemli görevler düşmektedir.

Erdemli bir neslin yetişmesi umuduyla...