Belki işin kolayına kaçtığımı, meseleyi hafife aldığımı, hem de bu işi uzmanlarına bırakmam gerektiğini söyleyenler olacak ama ben bu konuda ciddiyim.

Gerek ümmet olarak gerek ülke olarak muhtemel rakiplerimiz hem uçak konusunda hem savaş gemileri konusunda bizden çok ilerideler, onlara ulaşmamız ve onları geçmemiz kolay kolay mümkün değil.

Elbette hem uçak hem savaş gemilerimiz olacaktır ama gücümüzün temelini bunlar oluşturmamalıdır, savunmamız bunlar üzerine bina edilmemelidir. Bunları imha etmek bunlara sahip olmaktan çok daha kolay ve ucuzdur. Ve ne kadar korunaklı olursa olsun mutlaka düşürülme, batırılma veya devre dışı bırakılma yolları vardır.

Hem devasa bir uçak gemisini tamamen sulara gömmeye, savaş uçaklarını tamamen düşürmeye gerek yoktur, görevini yapamaz hale getirmek yeterlidir.

Körfezdeki savaşın bize bunu öğretmiş olması gerekir. Hiç kimse “Keşke İran’ın da uçak gemileri olsaydı” demiyor, onun yerine “ABD gemilerini batıracak veya devre dışı bırakacak, uçaklarını düşürecek daha iyi imkanlara sahip olsaydı” diyor. İyi bir mayınlama gücüne sahip olmayı da buna dahil edebilirsiniz.

“Gemi batırmayı, uçak düşürmeyi öğrenelim” düşünceme tarihten de örnekler verebiliriz; bunun başında filler gelmektedir. Tarihte gördüğümüz gibi savaşta fillere sahip olmak ve kullanabilmek bir ordu için elbette avantajdır. Ama unutmayalım ki fillerin de zaaf noktaları vardır, ordunun önündeki filleri ürküterek geri çevirmenin ve kendi ordusunu tepeletmenin de yolları vardır ve tarihte çokça vuku bulmuştur. Yani senin fillerin senin askerlerini çiğneyerek geri çekilebilir.

Elbette gemi batırmak ve uçak düşürmek için de bilimsel çalışmalara ve birikimlere de ihtiyaç vardır ama onlara sahip olmak kadar maliyetli değildir.

Biliyor musunuz, savaş insanlara çok şey öğretiyor. Dünyadaki en büyük icatlar genellikle savaş esnasında elde edilir.

Selam ve dua ile.