Küresel Sumud Filosu, işgalci rejimin Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukayı kırmak için yeni bir girişimde bulunmak üzere Marmaris’ten yola çıktı. Filo yola çıkmadan önce Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen basın toplantısına, filo yönetim kurulu üyelerinden Sümeyra Akdeniz Ordu, İman el-Mahlufi, Said Ebu Kişk ve Natalia Maria katıldı.

Toplantıda konuşan Sümeyra Akdeniz Ordu, Marmaris halkına desteklerinden dolayı teşekkür ederek, soykırımcı israilin barışçıl deniz konvoylarına yönelik saldırılarını artırmasına rağmen filonun yoluna devam edeceğini söyledi.

Ordu ayrıca bazı filo katılımcılarının gözaltına alındığını belirterek, 7 aktivistin esir alındığını, bunlardan iki kadının serbest bırakıldığını, 5 kişinin ise halen gözaltında tutulduğunu ifade etti.

İman el-Mahlufi ise tüm maddi ve manevi imkanlarıyla filo yolculuğuna katıldığını belirterek, Gazze’deki hastanelerin yüzde 90’ından fazlasının İsrail saldırılarında ya tamamen yıkıldığını ya da ağır hasar gördüğünü söyledi.

Gazze’de sağlık sisteminin büyük bir çöküş yaşadığını ifade eden Mahlufi, 200 temel sağlık merkezinden yalnızca üçünün tam kapasiteyle çalışabildiğini, Filistinlilerin kısmen hizmet veren sağlık merkezlerine ulaşabilmek için güvenlik risklerine rağmen uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığını anlattı.

Mahlufi, Gazze’de sağlık sektörünün “kasıtlı ve sistematik biçimde yok edildiğini” belirterek, tıbbi ekipman, ilaç ve anestezi malzemelerinde ciddi eksiklik yaşandığını, sağlık personelinin ise öldürülme ve tutuklamalar nedeniyle büyük ölçüde azaldığını söyledi.

Ayrıca soykırımcı israilin onlarca uluslararası sivil toplum kuruluşunun Gazze’de faaliyet yürütmesini engellediğini ifade eden Mahlufi, kanser hastaları, yoğun bakım hastaları ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin ilaç ve tedavi eksikliği nedeniyle çok ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Mahlufi, Gazze’deki insani krizin yalnızca lojistik değil siyasi bir mesele olduğunu vurgulayarak, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 18 bin 500’den fazla hastanın tıbbi tahliye beklediğini, bunların 4 binden fazlasının çocuk olduğunu belirtti.

İşgalci makamlarının Ocak ayında kendi yüksek mahkemelerine, Gazze’deki hastaların tedavi için Batı Şeria hastanelerine gitmesine izin vermeyeceklerini bildirdiğini söyleyen Mahlufi, bunun Gazze halkına yönelik toplu cezalandırma anlamına geldiğini ifade etti.

Said Ebu Kişk ise israilin insan haklarını ve uluslararası hukuku hiçe saydığını belirterek, Sumud Filosu aktivistlerinin Filistin’de son yıllarda yaşananları dikkate alarak Gazze ablukasını kırma girişimlerini sürdürme kararı aldıklarını, Sumud Filosu Koalisyonu'na ait beş gemi de dahil olmak üzere 54 geminin yola çıkacağını ve farklı milletlerden 500'den fazla kişinin katılacağını belirtti.

Ebu Kişk, israilin Gazze’de Filistinlileri bilinçli biçimde aç bırakarak yavaş bir soykırım uyguladığını, ayrıca Batı Şeria’da Filistin halkını yerinden etmeyi hedefleyen sömürgeci bir süreç yürüttüğünü ifade etti.

Brezilyalı avukat Natalia Maria da Global Sumud Filosu’nun hukuk koordinasyonu adına yaptığı açıklamada, filonun mesajının açık olduğunu ve girişimin uluslararası hukukla uyumlu şekilde yürütüldüğünü söyledi.

Maria, israilin Gazze’ye uyguladığı ablukanın yasa dışı olduğunu belirterek, israil tarafından yapılacak herhangi bir saldırı, müdahale, gemilere el koyma, kaçırma, işkence, avukatlara erişimin engellenmesi ya da görevin durdurulmasına yönelik girişimlerin hukuki süreçlerle karşılık bulacağını kaydetti.

Soykırımcı israil ordusu 29 Nisan’da, Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda 39 ülkeden 345 kişinin katıldığı Sumud Filosuna ait gemilere saldırı düzenlemişti.

Saldırıda, yaklaşık 175 aktivistin bulunduğu 21 tekneye el konulurken, diğer tekneler Yunan kara sularına doğru ilerlemeyi sürdürmüştü.

Ekim 2023’te başlayan saldırılarla birlikte Gazze’deki abluka daha ağır bir insani krize dönüşürken, Gazze’de geniş çaplı yıkım yaşandığı ve yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edildiği belirtiliyor.

ABLUKA KARADAN DA KIRILACAK

Küresel Sumud Filosu, Gazze Şeridi’ne yönelik ablukayı yalnızca denizden değil karadan da kırmak için yeni bir girişim başlattı. Açıklamaya göre şu anda Libya’da bulunan kara konvoyunda 35 farklı ülkeden 350’den fazla kişi yer alıyor.

Aktivistlerin, Gazze’ye uygulanan kuşatmayı aşmak ve uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgedeki insani krize çekmek amacıyla yola çıktığı belirtildi.

Sumud Filosu’nun aynı anda hem deniz yoluyla hem de kara hattı üzerinden ablukanın kırılmasını hedeflediği ifade edildi.

TEKNELERE ASKERİ ESKORT SAĞLANSIN

Küresel Sumud Filosu’nun Gazze Şeridi ablukasını kırmak amacıyla başlattığı yeni girişim sürerken, filonun güvenliği uluslararası kamuoyunda yeniden gündem oldu. Aktivistler ve çeşitli dayanışma grupları, işgalci israilin önceki müdahalelerine dikkat çekerek olası yeni saldırılara karşı filonun askeri eskortla korunması gerektiğini belirtiyor.

Özellikle daha önce uluslararası sularda düzenlenen baskınlar ve gemilere yönelik müdahaleler hatırlatılırken, sosyal medyada ve çeşitli kampanyalarda “sivil yardım filosunun güvenli geçişinin garanti altına alınması” çağrıları öne çıkıyor. Bazı aktivistler, uluslararası hukuka göre insani yardım girişimlerinin korunması gerektiğini belirterek, devletlerin bu konuda daha aktif rol üstlenmesini talep ediyor.

Siyonist terör rejiminin filoya yönelik tehditleri sürerken organizasyon yetkilileri ise Gazze’ye ulaşma hedefinden geri adım atmayacaklarını vurguluyor.

Muhabir: Yakup YÜKSEK