Ak Parti hükümetinin gerek Kürd sorununun çözümündeki, gerekse İslami kesimlerin sorunlarına çözüm üretme noktasındaki performansı birçok gelgite rağmen önemliydi ve hakkettiğinin çok üstünde bir teveccüh gördü halktan.

Kürd sorununu açık açık dillendiren ve çözüm üretme amaçlı gizli ve açık birçok uç görüşmeler ve ilişkiler geliştirdi. Ancak Kürd meselesini PKK meselesine indirgeyip neredeyse günü birlik görüşmeler gerçekleştiriliyor İmralı, Kandil ve HDP ile. Birçok yasa çıkarıldı Kürd meselesini çözmek adına. Demokratik paketler güvenlik paketleri birbirini izledi. Çokça yol haritaları ortaya kondu.

Bütün bunlar yapılırken aynı zamanda birçok danışıklı dövüş yapılıyor birbirlerini büyütmek adına. Çünkü biri diğerinden beslenir hale geldi. Oslo görüşmelerini inkar eden cumhurbaşkanı (zamanın başbakanı) 'müddei sahibi iddiasını ispatlamazsa namussuzdur' dedi. Daha sonra ben değil devlet kurumları görüştü diyerek akla ziyan savunma yaptı. 2005`te meşhur Diyarbakır konuşmasında Kürd sorununu kendisinin çözeceğini beyan etti. 2015`te seçim arifesinde Kürd sorunu yok diyor Sayın Cumhurbaşkanı.

Doğudaki seçim mitinglerinde en Türkçü Arif Nihat Asya şiirlerini okuma ne anlama geliyor?

Lice yolunun örgütçe kapatılmasına ve ağır iş makineleriyle hendekler kazılmasına aylarca göz yumup sonra da gidip bir günde her tarafı dağıtıp yolu açması kimin işine yarıyor.

Lice`de mezarlığa ve içinde inşa edilen heykelin yapımına müsamaha edip sonra yine kalabalıkları ajite ederek heykeli alaşağı etmek hangi reel muhasebe ile izah edilir.

6-8 Ekim katliamında iki gün boyunca ortalıkta görünmeyip, herkes yapacağını yaptıktan sonra caddelere sembolik olarak (sembolik diyorum çünkü Diyarbakır`ın Seyrantepe kavşağında caddenin bir tarafında tank diğer tarafında başı gözü kapalı barbarların olduğu ve gelen-gideni durdurup barbarca muamele ettiklerini, tankların durumu seyrettiğini, tanklara rağmen şehre hükmetme intibaının oluştuğunu, üniversite hastanesine gitmek zorunda kalan ve Seyrantepe seramonisinde! (canını zor kurtaranlardanım) askeri tank koymaya hangi hesaplarla ve anlaşmalarla inandırıcı bir kılıf bulunabilir.

Cizre`de dağdan kameraların karşısında güpegündüz şehre inen yabaniler, mahalledeki adamlarla işbirliği halinde halkı on iki saat boyunca tarumar ettikten sonra valinin nihayet olayı duyup; hendekler üzerinden uzun atlama yapa yapa olay yerine ulaşması, kimin kime ne karşılığında yem olarak verildiğinin aklı başında bir izahını kim yapabilir.

Yine Cizre hendeklerinin bir-iki ay sonra bir tek devlet talimatıyla kapatılması devlet-örgüt arasındaki hangi hiyerarşik anlayışla izah edilebilir.

Dağı, çayırı, bayırı, köyü, kasabayı kurtların meşru beslenme alanı haline getirdikten sonra, kuzuların hain çobanlar tarafından kurtlarla buluşturulma merasimlerini, kuzuları koruma bahanesiyle oraya gidip kurtlarla bir çatışma yaşanması hangi Ak Yalçın`ın yeni doğan bir fikri olabilir.

Ergenekon, balyoz ve benzeri soruşturmaların Fırat`ın ötesine geçememesi ve nihayetinde hepsinin salıverilip Ak Pak edilmesi hangi milli duyguların tezahürü olabilir?

Velhasıl bu çifte standartçı, çelişik, ötekileştirici, ajite edici o kadar çok örnek verilebilir ki arşivler birazcık irdelendiğinde.

Peki neden? Seçime ramak kalmışken hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanı büyük bir siyasi gaf mı yapıyor Kürd sorunu yok diyerek? Hayır, asla! Siyasi çıkarları en iyi hesaplayan bir lider bu gafı asla yapmayacağına göre Selahattin Demirtaş`ın ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramayan 'Kürd meselesi yoktur' da çok başka hesaplar var değerli Kürd kardeşim. Dindar Kürd`lerin kendi 'Kemalist CHP' lilerin kucağına atılmasının çok daha hayırlı! Hesapları var değerli aziz kardeşim. Zira bu görünürdeki iki tarafın çatışma sahnesi aslında her birini kendi seçmeni ve kitlesi nezdinde büyütüyor. Bu çatışma senaryoları AKP`yi batıda, HDP`yi doğuda büyütüyor. Ve bu sonuç AKP`nin umurunda bile değil. Nitekim Ak partinin doğu ve güneydoğudaki bütün kalelerini tek tek HDP` ye terk etmesi bu tespitin açık bir sonucu olsa gerek. Nitekim 'Kürt sorunu' yoktur iddiası son anketlerde MHP`nin oylarının yükseldiğinin sonucu ve Ak Parti`de oluşturduğu endişenin bir tezahürü olsa gerek. Yani Kürd`ün sırtına vurdukça Türk`ün ağzından fışkıran parapuanları toplama gayretindeler. Nasılsa her halükarda tamamen iyi niyetle ve biraz da alternatifsizlikten kendilerine oy veren belli bir Kürd kitlesi vardır. Öyle ise kim önemser Kürd kardeşini. Kim önemser Kürd`ün çocuğunun ve geleceğinin hangi maskeli canavarların eline düşeceğini.

O halde ey Kürd kardeşim; artık bu gerçekleri bir nebze olsun görmeli ve hiç değilse yerli Kürd Kemalistlere karşı gerçek ve doğal muhalefet oluşturan güçlü yerli damarı güçlendirmeli ve bu iradeyi meclise göndermenin yollarını sonuna kadar zorlamalısın.