Şu ana kadar ne Türkiye israile ne de israil Türkiye’ye vurdu, sadece birbirlerine birazcık bağırıp çağırdılar, o kadar.

Fakat buna rağmen bir gün erinde geçinde terör devletinin Türkiye’ye vuracağı gündemden hiç düşmedi. Ekranlarda ve köşe yazılarında hep konuşuluyor, tartışılıyor.

Ben bu tartışmaya girmeyeceğim, onun yerine; “farz edelim ki terör devleti Türkiye’ye vurmadı” diyerek başka şeyler söylemeye çalışacağım.

Anladığımız kadarıyla bu Soykırımcı terör devletinin Türkiye’ye de vurması için Lübnan’ı hatta tamamını olmasa da Suriye’nin bir kısmını işgal etmesi ve özellikle İran İslam Cumhuriyetini tamamen çökertmesi ve kendisi için tehdit olmaktan çıkarması gerekiyor ki ondan sonra sıra Türkiye’ye gelsin öyle değil mi?

Diyelim ki bu eşkıya hedeflerine ulaştı, işini bitirdi ve orada durdu yani Türkiye’ye hiç saldırmadı.

Şimdi bizim bu Müslüman komşularımız ABD’nin de desteğiyle yerle bir edildi, yüz binlerce Müslüman katledildi, bütün alt yapıları imha edildi kısaca büyük bir felakete uğradılar.

Soruyoruz; Siyonist terör devleti bize vurmadığı için sevinelim mi, rahat bir nefes mi alalım?

Ülkemizi savaştan uzak tutup yıkıma uğratmadığımız için hiç durmadan övünelim mi?

Etrafımız ölüme, açlığa mahkûm edildiği halde dimdik ayakta kaldık diye nutuklar mı çekelim?

Peki, böyle bir kötü manzaradan sonra etrafımızdaki bu Müslümanların bize bakışlarının ne olacağını hiç tahmin ediyor muyuz? Bizden ne beklediklerini, buna karşın bizim ne yaptığımızı sorguladıklarında ne cevap vereceğimizi, nasıl bir haleti ruhiye içine gireceğimizi hiç gözünüzün önüne getirdiniz mi?

Hani mazlumlardan yana olmakla, İslam dünyasının ağabeyi olmakla övünüp duruyoruz ya?

Mazlum ümmetin yüzüne bakabilmek bir yana, aynaya bakabilecek miyiz, çocuklarımızın yüzüne bakabilecek miyiz?

Diyorum ki, bu eşkıyanın bize vurmasını hiç beklemeden hatta bize vurma ihtimali sıfır bile olsa kesinlikle elleri ve kolları kopartılmalıdır.

Selam ve dua ile!