İslam coğrafyasının kuşatma altına alındığı ve saldırıların giderek arttığı bir dönemde, Diyarbakır’da düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliği “vahdet” çağrısıyla öne çıktı. Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın öncülüğünde gerçekleştirilen buluşmada, Müslümanların yeniden güç kazanmasının yolunun birlikten geçtiği vurgulanırken, ümmet bilincinin hayati bir zorunluluk olduğuna dikkat çekildi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından bu yıl "Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed" temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliği Diyarbakır’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

Başta Diyarbakır merkez ve ilçeleri olmak üzere çevre şehirlerden gelen Peygamber aşıkları, saatler öncesinden etkinlik alanını yağışlı havaya rağmen hınca hınç doldurdu.

Mevlid-i Nebi buluşmasına HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Irak Kürdistanı Bizutnawa İslami ve Yekgirtu partisi yetkilileri, İTTİHADUL ULEMA Başkanı Mollan Enver Kılıçarslan ile kurum üyeleri, Suriye, Gazze, Mısır, Bangladeş, Sudan, Bulgaristan, Afganistan ülkelerinden İslam alimleri ile çok sayıda davetli de katıldı.

PEYGAMBER SEVDALILARI’NDAN MEVLİD-İ NEBİ 2026 MESAJI: VAHDET ZORUNLUDUR

Peygamber Sevdalıları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Kaya, Mevlid-i Nebi 2026 mesajını kamuoyu ile paylaştı.

Kaya, son yıllarda İslam coğrafyasına yönelik saldırıların arttığına dikkat çekerek, Gazze’den İran’a kadar geniş bir coğrafyada yaşanan gelişmelerin tüm ümmeti hedef aldığını ifade etti. Müslümanlar arasındaki ihtilafların düşmanın hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırdığını belirten Kaya, vahdetin zorunluluğuna işaret etti, ‘’Son iki yıldır Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Yemen, Irak, Suriye ve son olarak İran’a ağır saldırılar düzenlendi. Hedef tüm İslam âlemidir. Müslümanlar arasındaki çekişme, düşmanın hedefine ulaşmasına zemin hazırlamaktadır” uyarısını yaptı.

Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle birlik çağrısı yapan Kaya, Müslümanların çekişmeden uzak durması gerektiğini belirterek, “Birbirinizle çekişmeyin, yoksa çözülürsünüz ve gücünüz gider” uyarısını hatırlattı.

Hazreti Muhammed’in (sav) insanlık için en güzel örnek ve kurtuluş önderi olduğunu vurgulayan Kaya, tüm Müslümanları Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaya ve ümmet bilinciyle hareket etmeye davet etti.

Peygamber Sevdalıları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Kaya’nın kamuoyu ile paylaştığı Mevlid-i Nebi 2026 mesajı şöyle;

"Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam; “Vahdet ve Kurtuluş Önderi Hz. Muhammed’e,” Ehl-i Beyti’ne, Ashabı’na ve kıyamete kadar yolunu sürdürenlere olsun.

'Doğrusu bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.' (Enbiya 92)

Vahdet, Müslümanların kardeşlik esasına dayanan birliğidir.

'Ancak Mü’minler kardeştir.' (Hucurat 10) İslam, insanları başka hususiyetlerinden dolayı değil, ancak inançlarına ve dinlerine göre tasnif eder. İman eden ve İslam dinine mensup olanları kardeş ilan edip bir topluluk kabul eder ve bunlara İslam ümmeti adını verir. İslam ümmetinin bireyleri, birbirlerine din bağıyla bağlıdırlar. Bu durum, İslam ümmetinin vahdetini zaruri kılar. Çünkü İslam ümmeti vahdet ile vücut bulur.

Vahdet, Müslümanlar için bir ihtiyaç ve zarurettir.

Bugün Müslümanların en çok ihtiyaç duyduğu temel hususlardan biri vahdettir. Çünkü bugün Müslümanlar, dağınık halde olduklarından kafirlerin zulmüne uğramakta, toprakları işgal edilmekte, yurtları ve bedenleri bombalarla paramparça edilmektedir. Son iki yıldır Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Yemen, Irak, Suriye ve son olarak İran’a ağır saldırılarda bulundular. İnşaallah muvaffak olmayacaklar ve bu saldırılar, siyonist işgal rejiminin sonunu getirecektir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, onların hedefi tüm İslam âlemidir. 'Allah’a ve Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Yoksa çözülürsünüz ve kuvvetiniz gider. Bir de sabredin, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.' (Enfal 46)

Vahdet, İslam ümmetini güçlü kılan birliktir.

İslam ümmeti; rengi, dili, ırkı ve coğrafyası ne olursa olsun, yeryüzündeki bütün Müslümanların oluşturduğu topluluktur. Bütün Müslümanlar İslam ümmetinin tabii birer üyesidir. İslam ümmeti vahdet ederse Müslümanlar küresel bir güç haline gelecektir.

O halde hem İslam’ın emrini yerine getirmek hem de kuvvet sahibi olup şer güçlere karşı İslam’ı ve Müslümanları savunabilmek için her Müslümanın vahdet için çalışması şarttır. Müslümanlar vahdet etmedikçe daima güçsüz kalacak ve dolayısıyla dinlerini de kendilerini de hakkıyla savunamayacaklardır. Çünkü vahdet, yani Müslümanların birliği, imandan sonraki en büyük maddi güçtür. Birliğin olmadığı yerde güç olmaz. Güç olmadan yeryüzünden fitne ve fesad kaldırılamaz. Tarih boyunca Müslümanlar birlik olunca, sayıları az da olsa daima galip gelmişlerdir. Bu yüzden 'Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın.' (Al-i İmran 103)

En güzel örnek Hazreti Muhammed’dir (sav).

Hazreti Muhammed (sav), alemlerin Rabbi olan Allah’tan aldıklarını insanlara bildirerek onlara hayatın hakikatlerini haber vermiş, Rablerini tanıtmış, dinlerini öğretmiş, dolayısıyla bu dünya imtihanında neye, nasıl inanacaklarını ve neyi, nasıl yapacaklarını öğreterek kurtuluş yolunu göstermiştir. Bu yol, temeli Kur’an ve Sünnet olan İslam’dır. Hz. Muhammed (sav), İslam’ı hayatında en güzel şekilde pratize ederek insanlığa emsalsiz bir önder olmuştur.

'Andolsun ki sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikredenler için Allah’ın Resulünde güzel bir örnek vardır.' (Ahzap 21)

Kurtuluş önderi Hazreti Muhammed’dir (sav).

Allah (cc), Hazreti Muhammed’e (sav) tabi olunmasını istemiştir. Hz. Muhammed’e tabi olan ve sünnetine uyanlar kurtulacaktır. Bu sebeple Müslümanlar için gerçek ve asıl kurtuluş önderi ancak Hz. Muhammed’dir (sav). İslam’dan başka bir dini veya beşeri bir ideolojiyi savunan hiçbir insan, Müslümanlar için kurtarıcı bir önder olamaz. Aynı şekilde İslam’dan başka hiçbir din ve hiçbir beşeri ideoloji insanlar için kurtuluş yolu değildir.

'Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse Allah onu, içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur.' (Nisa 13)

O halde gerçek kurtuluşa ermek için her Müslümanın Hz. Muhammed’e (sav) tabi olması, sünnetine uyması, getirdiği İslam’ı din ve dava edinmesi mutlak bir gerekliliktir. Hz. Muhammed (sav) yegâne kurtuluş önderidir.

'Her nefis ölümü tadacaktır. Yaptıklarınızın ecri, kıyamet günü size tastamam verilecektir. Kim ateşten (cehennemden) uzaklaştırılıp cennete konursa, gerçekten o kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir.' (Al-i İmran 185)"

Muhabir: ENSARİ ŞANA