Gazze soykırımının finansörü ABD’nin bir soykırım bölgesinde daha rol oynadığı ortaya çıktı.
Reuters tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir uluslararası soruşturma, ABD hükümeti ve ordusuyla uzun yıllardır milyarlarca dolarlık projelerde çalışan bir yükleniciye ait şirketlerin, Sudan'da soykırım yapmakla suçlanan paramiliter bir gücün kontrolündeki bölgelere uzanan kritik ikmal hatlarında çok sayıda uçak işlettiğini ortaya çıkardı.
Söz konusu soruşturmanın ulaştığı askeri belgeler, uçuş kayıtları ve uydu görüntüleri, Amerikan vergi mükelleflerinin fonlarıyla büyüyen devasa bir lojistik ağın, Afrika’nın en kanlı iç savaşlarından birini perde arkasından nasıl beslediğini gözler önüne seriyor.
AMERİKAN ORDUSUNUN GÖLGE ORTAĞI: SUDAN’DAKİ SOYKIRIM SARMALININ ARKASINDAKİ GİZLİ HAVA KÖPRÜSÜ
Reuters tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir uluslararası soruşturma, ABD hükümeti ve ordusuyla uzun yıllardır milyarlarca dolarlık projelerde çalışan bir yükleniciye ait şirketlerin, Sudan'da soykırım yapmakla suçlanan paramiliter bir gücün kontrolündeki bölgelere uzanan kritik ikmal hatlarında çok sayıda uçak işlettiğini ortaya çıkardı.
Söz konusu soruşturmanın ulaştığı askeri belgeler, uçuş kayıtları ve uydu görüntüleri, Amerikan vergi mükelleflerinin fonlarıyla büyüyen devasa bir lojistik ağın, Afrika’nın en kanlı iç savaşlarından birini perde arkasından nasıl beslediğini gözler önüne seriyor.
PENTAGON’UN GÜVENLİ LİSTESİNDEN AFRİKA’NIN SAVAŞ MEYDANLARINA
Steven Shaulis Kimdir?
Skandalın merkezinde, ABD Kara Kuvvetleri bünyesindeki Özel Kuvvetler’de (Yeşil Bereliler) görev yapmış 63 yaşındaki eski bir asker olan Steven Shaulis yer alıyor. Shaulis, merkezi Singapur'da bulunan ve daha önce Central Asia Development Group (CADG) adıyla bilinen küresel bir lojistik ve inşaat şirketinin başında bulunuyor.
Resmi kayıtlara göre, Shaulis'in kontrol ettiği şirketler grubu son 20 yılda ABD hükümeti ve Birleşmiş Milletler (BM) adına çok sayıda kritik proje yürüttü. Bu projeler kapsamında ABD bütçesinden şirketlere aktarılan meblağ dudak uçuklatıyor:
Toplam geliri en az 419 milyon dolar. Afganistan’da ABD askeri birlikleri için kritik altyapı ve üs inşaatları, Irak’ta muharip birliklerin konuşlandığı üslere iklimlendirme ve lojistik destek sistemleri ve Kenya’da ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) adına askeri havalimanı projelerinin inşasını üstlendi.
Şimdi de Sudan’ın Darfur bölgesinde ağır insan hakları ihlalleri, katliamlar ve sistematik yağmayla suçlanan Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) lojistik damarlarını besleyen gizli bir hava filosu bulunuyor.
REFAKATÇİSİZ UÇUŞLAR VE GİZLİ ENTEGRE İKMAL HATTI
2023 yılında Sudan’da iç savaşın patlak vermesinden bu yana paramiliter grup RSF, ülkenin batısında ve güneyinde geniş alanları kontrol altına aldı. Bu devasa kara parçasını ellerinde tutabilmek için komşu ülkeler üzerinden yakıt, ağır silah, mühimmat ve yabancı savaşçı taşıyan gayriresmi bir ikmal ağı kuruldu.
Yapılan fiziki ve dijital incelemeler, Shaulis’in kontrolündeki şirketlerin işlettiği en az üç eski Boeing uçağının bu zincirin en kritik halkasını oluşturduğunu kanıtlıyor.
Askeri analistler ve diplomatik kaynaklar, bu hava köprüsünün RSF'nin 18 ay boyunca El Faşir kentini kuşatması ve nihayetinde ele geçirmesi sürecinde hayati bir işlev gördüğünü belirtiyor. Şubat 2024'te başlayan ikmal operasyonları, Ekim ayında kentin düşmesine kadar aralıksız sürdü. Elde edilen uçuş kayıtları ve uydu takip verilerine göre, Shaulis bağlantılı üç Boeing uçağı, RSF'nin lojistik üsleri olarak Somali'nin Bosaso kenti, Libya'nın Kufra Havalimanı ve Darfur'un kalbi sayılan Nyala şehrine en az 16 kez doğrudan iniş gerçekleştirdi.,
Uçuş ağının en somut kanıtı, 3 Mayıs 2025 tarihinde Sudan hükümetine bağlı ordu güçlerinin Darfur'daki RSF kontrolünde olan Nyala Havalimanı'nda imha ettiği gizemli bir Boeing 737 ile gün yüzüne çıktı.
Sudan ordusu, uçağın RSF'ye doğrudan silah ve askeri mühimmat taşıdığı gerekçesiyle vurulduğunu açıkladı. Saldırıda havalimanı pistinde bulunan uçak tamamen kül oldu.
Olay yerinde ve uçakta bulunan 54 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 51'inin aktif RSF savaşçısı olduğu, ölen üst düzey komutanların yanı sıra en az 57 yaralının bölgedeki Sudan-Türk Hastanesi'ne kaldırıldığı rapor edildi.
Saldırıda ölen mürettebatın kimlikleri, olayın arkasındaki gizemli ağı deşifre etti. Ölen uçuş ekibinin içinde şunlar yer alıyordu; Güney Sudanlı bir pilot, Kenyalı bir pilot ve Perulu bir mühendis.
Sözleşme belgeleri ve şirket içi yazışmalar incelendiğinde, Güney Sudanlı pilot ile Perulu yer mühendisinin, tamamı Steven Shaulis'e ait olan BAE merkezli Occidental Support Services şirketinin personeli olduğu kesinleşti.
Uçuş personelinin ölümünden sadece üç hafta önce imzalanan iş sözleşmelerinde, savaş bölgesine yapılacak zorlu uçuşlar ve başarılı inişler için temel maaşın üzerine günlük 1.000 dolara varan ek primler vadedildiği görüldü.
Nyala'daki Boeing 737'nin vurulmasının ardından, Shaulis bağlantılı ağ operasyonlarına ara vermedi. Kaybedilen uçağın yerini doldurmak amacıyla hızlı bir şekilde yeni uçaklar satın alındı.
Kalitta Charters II firmasından satın alınan uçak, evrak üzerinde Güney Afrika merkezli Contractor Airways şirketine devredildi. Bu şirketin resmi kayıtlarındaki yöneticisi de yine Steven Shaulis'ten başkası değildi. Uçak, satın alındığı gün doğrudan Çad’ın başkenti Encemine’ye uçtu.
Brezilya’daki yerel kargo firmasından yaklaşık 1 milyon dolara satın alınan diğer Boeing 727 ise kağıt üzerinde ufak bir yazım hatasıyla "Occidental Suporting Services" adına tescil edilerek Afrika’ya geçirildi.
Uydu görüntülerine göre, Brezilya'dan getirilen bu uçakta Çad'ın askeri havalimanında kapsamlı bir bakım yapıldı. Sağ motoru tamamen sökülerek farklı renkte yeni bir motor monte edilen uçak, bu ayırt edici özelliği sayesinde uydu fotoğraflarında adım adım takip edildi. Uçağın; 25 Mart 2025, 18 Eylül 2025 ve 4 Ocak 2026 tarihlerinde Libya’nın Kufra Havalimanı'na lojistik seferler düzenlediği saptandı.
Elde edilen bulgular, satın alınan ve işletilen bu uçakların merkez üssü olarak Çad'ın başkenti Encemine'deki uluslararası havalimanını kullandığını gösteriyor.
Uçaklar, havalimanının sivil terminalleri yerine yalnızca Çad Hava Kuvvetleri, askeri İHA'lar ve Cumhurbaşkanlığı uçaklarının park ettiği yüksek güvenlikli askeri bölgede muhafaza edildi. BM uzmanları ve bağımsız insan hakları kuruluşları, bu üssün uzun süredir Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından fonlanan ve RSF'ye giden mühimmat zincirinin ana aktarım noktası olduğunu vurguluyor.
Soruşturma kapsamında incelenen en güncel uydu görüntülerine göre, 9-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında şüpheli bir hareketlilik yaşandı. Encemine Havalimanı'nın askeri bölümünde aylardır yan yana park halinde duran üç Boeing uçağının tamamı aniden askeri bölgeden çıkarılarak havaalanının başka sivil aprondaki bölümlerine taşındı. Uçakların bu ani yer değişikliğinin arkasındaki neden ise gizemini koruyor.
Söz konusu araştırma ABD ordusuna hizmet veren taşeronların, resmi makamların bilgisi dahilinde küresel çatışma bölgelerinde nasıl birer "gölge lojistik devine" dönüşebildiğini bir kez daha kanıtlıyor.
Bu arada ABD'de Biden yönetimi, Sudanlı paramiliter Hızlı Destek Güçlerini (RSF) ülkedeki iç savaşta soykırım yapmakla suçlayarak, liderine yaptırım uygulamıştı.
İKİ YÜZLÜ ABD 5 MADDELİK BARIŞ PLANI SUNDU
Sudan savaşına taşeronlar üzerinden katılan ABD bir de savaşı bitirmek için 5 maddelik bir plan sundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre planın temel maddeleri şunlar:
İnsani ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması.
Ateşkes olsun ya da olmasın sivillerin korunmasının güvence altına alınması.
Müzakereler yoluyla kalıcı ateşkese ulaşılması.
Sivil liderliğinde, bağımsız ve kapsayıcı bir siyasi diyalog yürütülerek sivil yönetime geçişin sağlanması.
Yeniden imar sürecinin başlatılması.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'ın şu anda Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında insani ateşkes ve önerilen barış planı konusunda görüşmeler yürüttüğünü belirtti.
Sözcü, ABD'nin söz konusu planı barışa ulaşılabilecek uygulanabilir bir yol olarak gördüğünü ifade ederek, çatışan taraflara herhangi bir ön koşul ileri sürmeden ateşkesi ve barış planını kabul etmeleri, sivillere yönelik saldırıları durdurmaları ve insani yardımların ülkenin tüm bölgelerine ulaştırılmasına izin vermeleri çağrısında bulundu.
ABD'nin Sudan'daki çatışmayı sona erdirmeye kararlı olduğunu iddia eden sözcü, Washington'ın ortakları ve diğer dış aktörlerle birlikte insani ateşkesin sağlanması ve Sudan'daki taraflara verilen dış askeri desteğin sona erdirilmesi için çalıştığını söyledi.
Sözcü, bu dış desteğin şiddeti körüklediğini belirterek, "Bu çatışmanın askeri bir çözümü yoktur." ifadelerini kullandı.
Sudan'a yönelik ABD yaptırımlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin 22 Mayıs 2025'te, kapsamlı incelemelerin ardından Sudan hükümetinin 2024 yılında kimyasal silah kullandığı sonucuna vardığını söyledi.
Ayrıca Sudan hükümetinin ihlalleri derhal kabul etmesi, kimyasal silahları yeniden kullanmaması ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile tam iş birliği yapması gerektiğini söyledi
Washington geçen ay, Sudan'daki çatışmaların uzamasına katkı sağladıkları, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri'ne silah temin ettikleri ve yabancı savaşçı desteği sağladıkları gerekçesiyle bazı kişi ve kuruluşlara yeni yaptırımlar uyguladığını duyurdu.
ABD ayrıca, Kimyasal ve Biyolojik Silahların Kontrolü Yasası kapsamında Sudan'a yönelik ikinci yaptırım paketini yürürlüğe koyarak uluslararası finans kuruluşlarının ülkeye kredi ve mali yardım sağlamasını da yasakladı.
Avrupa Birliği de Sudan'da devam eden iç savaşın finansmanını engellemek amacıyla ülkeden altın ithalatını yasaklayan yeni yaptırımlar kabul etti.
Açıklamada, "Karar, Sudan menşeli altının satın alınmasını, ithalatını veya transferini yasaklamaktadır. Ayrıca, Sudan'a cıva ve siyanür satışı, tedariki, transferi veya ihracatı da yasaklanmaktadır." ifadesi kullanıldı.





