Yemin ile ilgili..
İstenmediği..
Kabul edilmediği halde..
Maslahata binaen..
Bir ritüel olarak..
Asgarî düzeyde, "okunması zorunluluğu" bulunan..
Yeminlerle ilgili..
Tarihteki en çarpıcı örnek..
Sanırım, Necaşi'ninkidir..
Dönemin Habeşistan adil hükümdarı..
Necaşi Ashama bin Abcar.
Tahrif edilmiş Hristiyan inancına göre yönetilen memleketin kralı iken..
Mekke'den hicret edip gelen Sahabe-i Kiram ile görüşmeleri akabinde..
İslam'a giren..
Ve lakin..
Rasûlullah Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz'e mektup göndererek:
"Şu halde, Müslüman olduktan sonra..
Habeş yöneticisi olarak benim ne yapmamı emredersiniz?
Gerçekleri haykırarak, ölene dek bir başıma bunlarla savaşa mı gireyim?
Veya hicret edip Medine'ye, size mi geleyim?
Yoksa, gerçeği şimdilik izhar etmeyip yönetimde mi kalayım?"..
Şeklindeki sualine karşılık..
Rasûlullah Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz'den gelen:
"Sen şimdiki durumunu muhafaza et..
Sana karışmadıkları sürece sen de Habeşlilere karışma.."
Nebevî emir mûcibince, İslamî maslahat gereği..
Müşrik ritüellere katılmayı sürdürmeye mecbur kalan Necaşi.
Tarihçilere göre;
Necaşi'nin İslam'a girdiğini anlayan ekabir takımının..
Homurdanıp sağda solda aleyhte konuşmaları..
Yetkilileri ve de cahil tebaayı kışkırtmaları sonrası..
Necaşi, hepsini toplar..
Ve de hiç istemediği halde..
"Hz İsa(as)'nın (haşa) Allah'ın oğlu olduğu.." vb..
Şirk sözlerini ihtiva eden ifadeleri esnasında..
Önceden, göğsüne denk gelen yakasının altına iliştirdiği kağıtta yazmış olduğu..
"Şehadet ederim ki,
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur!
Ve yine şehadet ederim ki,
Muhammed, O'nun kulu ve rasûlüdür .
Ve tekrar şehadet ederim ki,
İsa da O'nun kulu ve rasûlü ve rûhudur.
Ve de Meryem(as)'e ilka ettiği kelimesidir..!"
Şeklindeki cümleleri kastederek..
Elini, altında o kağıdın bulunduğu göğsüne koyup..
"Şehadet ederim ki,
İsa'nın durumu bundan fazlası değildir..!"
Şeklinde yemin eder.
Bugün İslam dini..
Tüm bir Afrika'da en etkili din olarak mevcutsa..
Hatta Ashab-ı Kiram'ı barındırıp kollamasını göz önüne aldığımızda..
Bütün bir Dünya'da yayılmışsa..
Kuşkusuz bunda Necaşi'nin bu büyük fedakarlıklarının..
Hikmet dolu adımlarının da ciddi bir katkısı olmuştur, hiç şüphesiz.
Doğrusu..
Şu 21 senelik iktidara rağmen..
Hele de darbecilerden kalma..
Bu "yemin metni"nin değiştirilmemiş olması..
Yöneticiler adına pek büyük bir ayıptır, kusurdur!
Gönül isterdi ki..
İslamî davanın gönderdiği vekiller bununla muhatap olmak zorunda hiç ama hiç kalmasın!
Lakin, demek ki..
Bunda da bir hayırlar varmış!